Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

SİLİVRİ HUKUKU
 

Sevgili okurlarım, bazen bir eylem, bir konuşma, bir demeç, bir olgunun özelliklerini "fâş eder".

A harfi uzun okunan "fâş etmek" sözünü gençler bilmezler...

Farsça kökenli olan bu söz, "açıklama", "medyana çıkarma", "dillendirme" anlamında kullanılır.

* * *

Silivri'de 22 aydır tutuklu olan eski Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Mustafa Özbek tahliye edildi.

"Üç saat önce terör örgütü üyesiydim, teröristtim. Şimdi, sizin gibi hür bir vatandaşım.

38 yıl sendikacılık yaptım. Devletime, bayrağıma, ülkemin bölünmez bütünlüğüne hizmet ettim.

İşçi hareketinden anarşinin kalkmasında büyük rol oynadık.

Bizi bölge bölge etnik olarak ayırmak hepimize felakettir. Bunu işledik.

Devleti sevmenin, laik, demokratik, Atatürk ilke ve inkılaplarını saymanın, sevmenin, yaşatmanın verdiği mücadelenin sonucu, bedeli 22 ay hapiste yatmakmış.

Bu vatan için canımız feda olsun"

dedi.

* * *

Bu demece karşılık, lafını esirgememesiyle ünlü Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, yine her zamanki açık sözlülüğüyle şu yanıtı verdi:

"Bir insan hemen yargılanmalı ve hemen neticeyi almalıyız.

Şimdi Mustafa Özbek savunma yaptı mı yapmadı mı...

Ama sorgusu yapılmıştır.

Sorgusundan sonra zaten susma hakkı diye bir şey var, konuşmayacağım dediğinde zorla konuşturacak halleri yok.

Bu işin keyfini yaşasın, içerideki arkadaşları için de dua etsin onlar da özgürlüklerine kavuşsunlar ama kabadayılık olmasın.

Çünkü öyle kabadayılar vardı.

Tahliye edilip çıktığında 1.5 saat kadar televizyon önünde konuşan sonra tekrar içeri buyurun dendiğinde sesi çıkmayanlar var.

Tahliye edilenler sevinsin. İnşallah beraat edenler olacaktır. Onlar da mutlu olsunlar."

* * *

Bu konuşmanın Silivri hukukuna ilişkin izlenimleri şunlar:

  1. Yargılanmalar uzundur, hak ihlalleri vardır.
     
  2. Sorgusu yapılan bir kişi savunma yapmadan, 22 ay hapiste kalabilir.
     
  3. Tahliye edilen kişi içerdeki arkadaşları için dua etsin de onlar da özgürlüklerine kavuşsunlar, tutukluların işi Allah'a kalmıştır.
     
  4. Tahliye edilen kişi konuşmasın, televizyonlarda konuşanlar tekrar içeri alınarak sesleri kısılır.
     
  5. Yargılananlar arasında beraat edenler de olacaktır; yani şu anda haksız olarak hapis yatanlar var.

* * *

Silivri, kendi hukukunu yarattı:

"Masumiyet karinesini" yani herkesin aksi ispat edilene kadar suçsuz olduğu, suçun iddia makamınca ispatlanması gerektiği ve cezanın ondan sonra verilebileceği ilkesini tersine çevirdi...

"Herkes üzerine atılı olan suçu işlemiştir ve önceden cezalandırılmalıdır" haline soktu.

Türkiye'deki barolar, hukukçular, öğretim üyeleri ayağa kalktı...

Protestolar yapıldı, bildiriler yayınlandı...

Politikacılar demeçler verdi.

Bu nedenle Arınç, aslında herkesin gördüğü, bildiği, eleştirdiği gerçekleri dile getirmekten başka bir şey yapmadı.

Ama ilk kez, bir Başbakan Yardımcısı, hem de hukukçu olan bir iktidar mensubu, açık yüreklilikle bu hukukun temel özelliklerini "fâş etmiş" oldu.

Ayrıca konuşanların içeri atılacağını da anımsattı...

Hayırlı Pazarlar!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 19 Ağustos 2019

Valid HTML 4.01 Transitional