Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

BEKİR COŞKUN'U MAÇLARA, PARKLARA VE SANAT GALERİLERİNE DE SOKMAYALIM!
 

Muhalif fikirleriyle insanları zehirleyen Bekir Coşkun'u sadece medyadan uzaklaştırmak yetmez!

Demokratikleşen(!) Türkiye'de halkı korumak için, maç seyretmesi, sanat galerilerine gitmesi ve parklarda gezmesi de engellenmelidir!

Zaten referandum sonrası demokratikleşen(!) Türkiye'de iktidar bu konuda gerekli önlemleri alıyor.

Şimdi olaylara kısaca bakalım.

* * *

1) Ünlü ve muhalif yazar Bekir Coşkun'un köşe yazarlığı yaptığı gazetedeki işine son verildi:

Bekir Coşkun, Emin Çölaşan'ın ilişkisinin kesilmesinden sonra, Hürriyet'ten ayrılarak Habertürk'e geçmişti.

Habertürk'teki işine son verildiği haberleri üzerine Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı, "Bu söylentiler komedi, deli saçması. Bekir Abi benim canım, ciğerim. Bizi yıpratmak için böyle söylentiler çıkarıyorlar....

Ben Bekir Coşkun'un bu gazetede yazmasından mutlu oluyorum. Türkiye'nin bana göre en iyi yazarı. Dili çok iyi, kalemi kıvrak. O yüzden bütün bunlar deli saçması. Ayrılması söz konusu değil" demişti.

Bir-iki gün sonra Coşkun'a telefon edip, işine son verildiğini bildirdi.

Bekir Coşkun bu telefon hakkında ANKA haber ajansına şöyle konuştu:

"Altaylı beni arayarak işime son verildiğini tebliğ etti. Altaylı, editörler ve Habertürk'ün sahibinin işime son verilmemesi konusunda son derece çaba sarfettiğini biliyorum. Ancak, baskı çok yoğundu yapılacak birşey yok. İlk bertaraf olan ben oldum. Bir ormanda yangın çıkarsa, o ormanda hiçbir canlı kalmaz, bütün canlılar yanar."

Öyle anlaşılıyor ki, Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı, Coşkun'un işine son verilmesine karşı.

Coşkun'un sözlerinden, gazetedeki editörlerin ve Habertürk'ün sahibi Turgay Ciner'in de ilişiğin kesilmesine karşı oldukları ve bu yönde bir hayli çaba sarfettikleri anlaşılıyor.

Ama sonuç değişmiyor...

Bekir Coşkun'un işine son veriliyor...

Referandumdan hemen sonra "medyanın daha demokratikleşmesi" süreci böylece Bekir Coşkun üzerinden başladı.

* * *

2) Artık stadyumlarda da protesto yapılamayacak!

Milliyet'te Erdal Kılınç imzalı haberde, basketbol ve futbol maçlarında Başbakan'ı protesto edenlerin, yüz tarama yöntemi ile ve oturdukları koltuk numaralarının saptanarak internetteki kredi kartı bilgilerinden, kimliklerine ulaşılmaya çalışıldığı ve bu kişiler hakkında örgüt üyesi olup olmadıklarına ilişkin soruşturma açılacağı bildirildi.

Zaten daha önce de Bakan Faruk Nafiz Özak, Dünya Basketbol Şampiyonası'nda Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan'ı protesto edenleri "seviyesiz ve terbiyesiz" olarak nitelendirmiş ve "Halkı küçük görenler cezasını çekecek" demişti.

Böylece referandumdan sonra stadyumlarımız ve spor salonlarımız da daha demokratikleşmeye(!) başladı!

Öyleyse "demokratikleşen medyadan" uzaklaştırılan Bekir Coşkun, "demokratikleşen stadyumlarımıza ve spor salonlarımıza" da sokulmamalı!

* * *

3) Parklardaki çiftlere GBT araştırması ve polis tutanağı!

Gazete Habertürk'te 22 Eylül 2010'da Can Eren Eryılmaz imzası ile yayınlanan haber şöyle;

"Ankara'nın kent merkezindeki en büyük parklarından biri olan Kurtuluş Parkı'nda önceki gün ilgi çekici bir uygulama gerçekleşti. Çankaya İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı ekipler, parkın içerisinde dolaştıkları minibüsle bazı çiftlere GBT uygulaması yaptı. Parkın içerisinde el ele yürüyen, banklarda oturan ve çimlerde uzanan çiftlere yaklaşan polisler, 'Uygunsuz oturuyorsunuz' diyerek uyarıda bulundu. Polisler, görev yaptıkları araç içinden genç çiftlere seslenerek, 'Kimlik kontrolü yapacağız. Buraya (aracın yanına) gelin' dedi...

Görüldüğü gibi referandum sonrasında parklarımız da "demokratikleşiyor!"

Madem ki Bekir Coşkun, bir tehlike olarak görüldüğü için demokratik medyadan uzaklaştırıldı, demokratikleştirilen stadyum ve spor salonlarıyla birlikte demokratikleştirilen parklara da girmesi engellenmelidir.

Tutarlı bir demokratikleştirme süreci ancak böyle gerçekleştirilebilir!

* * *

4) Bir sergi açılışında Tophanedeki sanat galerileri biber gazlı, sopalı saldırıya uğradı!

Sanat etkinliklerindeki "demokratikleştirme(!)" için devletin herhangi bir önlem almasına gerek yok...

Sanatsever halkımız sanat galerilerini ve sergileri doğrudan "demokratikleştiriyor!"

Ülkemizin daha demokratik bir yapıya kavuşabilmesi için Bekir Coşkun'a medya ile birlikte spor etkinlikleri, sanat galerileri ve parklar da yasaklanmalıdır!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 2 Aralık 2019

Valid HTML 4.01 Transitional