Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

HSYK YENİDEN OLUŞTURULURKEN: HANEFİ AVCI NE DİYOR?
 

Sevgili okurlarım, Anayasa Değişiklik Paketi kabul edildi.

Şimdi HSYK ve Anayasa Mahkemesi yeniden oluşturulacak.

Bildiğiniz gibi, HSYK yargıç ve savcıların atamalarını yapıyor.

Başkanı da Adalet Bakanı.

Üstelik Adalet Bakanı, Teftiş Heyetini de kontrol ediyor, müfettişleri sadece istediği konularda kullanma yetkisi var.

Şu anda, hepimizin can ve mal güvenliğini, özgürlüğünü koruyacak olan Türkiye'nin adalet mekanizması yeniden düzenleniyor.

Bu aşamada Hanefi Avcı'nın Cemaat ve Türkiye'nin adalet mekanizması hakkındaki görüş ve eleştirilerini anımsamak çok yararlı olabilir.

* * *

Hanefi Avcı'nın Angora yayınevi tarafından 2010 Ağustos'unda yayınlanan ve derhal "En Çok Satanlar" listesinin başına oturan "Haliç'te Yaşayan Simonlar" adlı kitabı Fethullah Gülen Cemaati'nin başta emniyet ve yargı olmak kaydıyla devleti nasıl ele geçirdiğini anlatıyordu.

Avcı kitabının sonunda devletin Cemaat tarafından ele geçirilmesine karşı ne gibi önlemler alınabileceğini 580-586'ıncı sayfalarda tartışıyor.

Bu önerilerin savcı ve yargıçlara ilişkin bölümleri çok çarpıcı.

Bu nedenle ben de doğrudan yaptığım alıntılarda bu bölümleri siyah ile vurguladım:

"1) Öncelikle istihbari dinlemeler ciddi olarak araştırılmalı, kişileri tehdit ve şantaj amaçlı kanunsuz olarak dinleyenler tespit edilmeli. Bunun için sahte isimle, kimliği bilindiği halde IMEI numarası ile yapılan dinlemeler belirlenerek kimi takip etmek için yapıldığı ortaya çıkarılmalı, böylece kimlere tuzak kurulduğu veya kurulmak istendiği belirlenmelidir...

Böylece bugün başta Ergenekon, Balyoz, Erzincan davası, vb. ile Emniyet Genel Müdür Yardımcıları aleyhinde açılan şaibe altındaki benzeri bütün davalar ve delilleri hem şaibeden arınarak ortaya çıkar, hem de uydurma olanlar ayıklanır, doğru olanlar da netlik kazanır.

Diğer yandan da hukuksuz dinleme yapanlar, iftira atanlar, insanların özel hayatlarına nüfuz edenler, gizli çekilen fotoğraf ve videoları, telefon konuşmalarını internette yayanlar ortaya çıkarılarak hesap sorulabilir... (ss.580-581)

2) Polis, Jandarma ve MİT teşkilatının vatandaşlara yönelik dinleme işlemleri mutlaka denetlenmelidir, bir defaya mahsus denetim değil, sürekli bir denetim mekanizması kurulmalıdır.... (ss.581-582)

3) Özel yetkili mahkemelerin tüm hâkim ve savcıları emsali hâkim ve savcılarla değiştirilmelidir, bu sağlanmadan cemaate muhalif olan hiç kimsenin özgürlüğü ve hayatı güvencede olamaz.

Uzun süreden beri cemaat, sistemin hassasiyetini kullanıp son 5-6 yıl içerisinde tavassutla her hâkim ve savcı kararnamesinde özel yetkili mahkemelere belli oranda cemaate mensup hakim ve savcıları yerleştirmiştir.

Bugün bu mahkemelerin savcı ve hâkimleri her olayda görüldüğü gibi hukuku hiçe sayarak insanların hürriyetlerini tehdit ediyor...

Özel yetkili mahkemelere son 6-7 yıl içinde atanan tüm savcı ve yargıçlar hemen değiştirilmelidir, mevcut kadro ile adalet mümkün değildir... (ss.582-583)

4) Adalet bakanlığında cemaat taraftarı olduğu herkesçe bilinen Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı ve başta il savcılarını ve diğer savcı ve hâkimleri hiçbir hukuki şüpheye dayanmadan dinlettiren cemaat yanlısı müfettişler bu görevlerinden uzaklaştırılmalıdır.... (s.583)

5) Basına el altından sızdırılan bilgelerle ve fısıltı halinde yayılan dedikodularla bir kamuoyu oluşmaktadır. Cemaatin dört koldan başlattığı propaganda karşısında hedef olan hâkim savcı, polis müdürü, muvazzaf veya emekli askerlerin tek tek kendilerini koruma ve savunma imkânları yoktur. Devlet bu kişileri korumalı, kendilerini savunmaları için imkân vermelidir... (s.585)"

* * *

Sevgili okurlarım, Avcı'nın satırları dehşet verici.

Şimdi adalet mekanizması böyle bir durumdayken, AKP iktidarı acaba HSYK'nın yeniden oluşturulmasında nasıl bir yol izleyecek?

Bu mekanizmayı bağımsız ve tarafsız, evrensel bir adalet mekanizması haline mi getirecek yoksa Gülen Cemaati'nin doğrudan mutlak emrine mi verecek?

* * *

Avcı kitabında, "Ne Yapılabilir" başlığı altında, anlattığı önlemlerden önce şöyle diyordu:

"Maalesef bu gruba karşı çıkmak çok kolay değil.

Bir anlamda Fethullah Hoca'nın insafına kalınmıştır.

Çok abartıyorsun, bir iki cemaat mensubu kamudaki görevlerinden alınır ve sorun pek kolay halledilir diye düşünenler, cemaati tanımadıklarından, cemaatin elindeki bilgilerin mahiyetini bilmediklerinden ve en gizli yerlere kadar sızmış cemaat mensuplarının neler yapacağını anlayamadıklarından durumun ciddiyetini tahayyül edemiyorlar.

Bugün adları duyulan, cemaatin hedeflerine uygun hareket eden kamudaki polis, hâkim ve diğer yöneticilerin aslında cemaat açısından hiç önemli olmadığı, hepsinin bir anda değişmesinin hiçbir şey ifade etmeyeceği, asıl gizli kalmış, en mahrem yerlere sızmış hatta ters düşünce ve fikirde olduğu zannedilen cemaat elemanlarının ne olacağı önemlidir." (s.580)

* * *

HSYK'nın yeni yapısının oluşturulması çok ama çok kritik bir iş.

Bakalım Hanefi Avcı'nın kaygıları giderilecek mi...

Yoksa bu kaygılar yeni yapılanmada daha da artacak ve herkesin yaşamını tehdit edecek bir adalet mekanizmasının mı temelleri atılacak?


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 19 Ağustos 2019

Valid HTML 4.01 Transitional