Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

SOYSAL VE KALKANDELEN: ÇÜRÜME VE ŞOK


 

Sevgili okurlarım, ortalığın tam anlamıyla toz duman olduğu, kimsenin olup bitene tam teşhis koyamadığı, büyük bir bilgi ve haber eksikliği ve kirlenmesi yaşanan bugünlerde...

Cumhuriyet'in iki köşe yazarına gönderme yaparak bir çözümleme ortaya koymaya çalışacağım.

* * *

Dün, ünlü Anayasa Profesörü, değerli köşe yazarımız Mümtaz Sosyal "Çürüyüş" başlığıyla son derece önemli bir yazı kaleme almıştı.

Bu yazının bazı bölümlerini aşağıya alıyorum:

"Öyle haller vardır ki, bir devlette görülmüşse dikkatli olmak gerekir; tehlikeli gidiş başlamış demektir.

Herhangi bir devletin temel organları ya da bölümleri arasında iletişimsizlik, kopukluk, çekişme, husumet, birbirine tuzak kurma, birbiri aleyhinde düşünce yayma, başkalarını kışkırtma gibi durumlar ve tutumlar ortaya çıkınca çürüyüş belirtileri oluşmuş sayılır.

Çünkü çürüme, bir organizmanın, yani yaşayan bir varlığın organları arasındaki bütünlüğün bozulmasıdır.

...Kompozisyonun tersi, "dekompozisyon"dur ki, canlı hücreler arasındaki bağların kopmasından ötürü tam anlamıyla çürüme demektir.

...Pis kokunun izini sürerek çürüyen yeri ya da yerleri bulmak kolaydır da, organizmayı çürüten bakterinin nereden geldiğini kestirmek her zaman kolay olmaz.

Bazen çok uzaklara, okyanus ötelerine falan bakmak ve ona göre önlem almak gerekebilir."

* * *

Şimdi ikinci yazara bakalım:

Zülal Kalkandelen dünyayı ve ABD'yi, medya ve siyaset açısından çok iyi izleyen bir başka Cumhuriyet yazarıdır. 6 Nisan 2008'de Pazar Dergi'de, Soysal'ın dün sözünü ettiği bu "çürümenin" altında yatan temel mekanizmaya ışık tutabilecek bir yazı kaleme almıştı.

"Şok 'Terapiye' Şok Tepki" başlıklı yazısının bazı bölümleri şöyle:

'Donald Ewen Cameron kimdir?' diye sorulsa kaç kişi doğru yanıt verir bilinmez. Oysa insanlık tarihinde utançla anılacak bir psikiyatristin adıdır bu.

Cameron, 1950'li ve 60'lı yıllarda, insan hafızasının kontrolü üzerine yürütülen CIA projesi MKULTRA kapsamındaki deneyleri yapmış. Depresyon, anksiyete gibi şikayetleri olan hastalarına kendilerinden habersiz ilaç vererek elektrik şok tedavisi uygulamış.

Amaç, hafızadakileri silip yeni bir insan yaratmak.

Naomi Klein, 'The Shock Doctrine: The Rise of Disaster Capitalism (Şok Doktrini: Felaket Kapitalizminin Yükselişi)' adlı yeni kitabında, kapitalizmin de aynı şok yöntemiyle yayıldığını söylüyor.

...Klein, Cameron'un şok terapisinden yola çıkarak, savaşlar, terör saldırıları, darbeler ve doğal afetler yoluyla toplumlarda şok yaratıldığını söylüyor.

Sonra da, bu ilk şokun yarattığı korku ve düzensizlik ortamını kullanan politikacılar ve şirketler aracılığıyla, ekonomik olarak ikinci şok gerçekleştiriliyor.

Bunlara direnenlere, gerekirse, polis ve hapishane sorgularında üçüncü şok uygulanıyor.

Amaç, toplumu kapitalizmin vahşi uygulamalarına hazır hale getirmek."

(Yazının tamamı Kalkandelen'in kendi resmi internet sitesinden okunabilir.)

* * *

Soysal'ın ve Kalkandelen'in yazılarını birlikte ele aldığımız zaman bir model ortaya çıkıyor:

"Şoklayarak çürüt ve yeni yapıyı kur!"

Tabii buradaki esas soru "Yeni yapı" nedir sorunu.

Biryerlere doğru hızla gittiğimiz kesin:

Ama "nereye?"


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 22 Nisan 2019

Valid HTML 4.01 Transitional