Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

ERDOĞAN AMERİKA CEMAHİR-İ MÜTTEHİDESİ REİSİ İLE KONUŞURKEN...


 

Sevgili okurlarım...

Bu "'Amerika Cemahir-i Müttehidesi Reisi' ünvanı nereden çıktı" derseniz...

Atatürk dönemi dış politikası hakkındaki belgeleri tararken dikkatimi çekti...

Türkiye Cumhuriyeti tarafından ABD Başkanı'na yazılan yazılarda kendisine böyle hitap edilmiş...

Hoşuma gitti, sizinle paylaşmak istedim.

* * *

Herkes, "Beyaz Saray" dediğimiz, aslında adı "Beyaz Ev" olan Başkanlık konutunda Amerika'nın hangi sorunları dile getireceğini, Başkan Obama'nın, Erdoğan'dan ne isteyeceğini soruyor.

Hiç kimse Türkiye'nin Amerika'dan ne talep edeceğini merak etmiyor.

İlginç bir durum değil mi!

* * *

Amerikalıların "Beyaz Ev" dediği konuta bizim "Beyaz Saray" dememiz acaba bir kompleksin ifadesi mi?

Acaba, Başbakan'ın Amerika seyahati hakkındaki haberlerin ve yorumların Türkiye'nin ihtiyaçları değil de Amerika'nın istekleri üzerinde yoğunlaşması da böyle bir kompleksin sonucu mu?

Yoksa aslında Türk medyası gerçeklere uygun davrandığı, "reel politik", ilişkilerimizi zaten böyle bir hiyerarşi içinde belirlediği için mi konu Amerika'nın istekleri bağlamında tartışılıyor?

AKP iktidarının Amerika'nın onayıyla oluştuğu ve bu desteğin bugün de devam ettiği kimsenin meçhulü değil.

Acaba şimdi bedel ödeme zamanı mı?

* * *

Gerek Başkan Obama, gerekse ABD Büyükelçisi Jeffrey açıkça, Türk askerlerinin Afganistan'da muharip olmalarını istedi.

Oysa, sayısı 700'den 1750'ye çıkarılan askerlerimizin muharip olmadığı, eğitim, sağlık ve inşaat hizmetlerinde görev yaptığı biliniyor.

Gerek Cumhurbaşkanı Gül, gerek Başbakan Erdoğan ABD'nin muharip asker isteğine Türkiye'nin olumlu bakmadığını söyledi.

* * *

Aslında Amerika'nın terörist radikal İslam'la savaşına bütün dünyayla birlikte Türkiye'nin de destek vermesi gerek.

İstanbul'daki sinagoglara, İngiltere Başkonsolosluğu'na ve HSBC binasına İslamcı teröristlerce yapılan saldırılar ve cinayetler hâlâ belleklerimizde.

Ama Türkiye'nin başında PKK terörü belası da var.

Dünyada radikal İslam terörüyle mücadele eden Amerika, Türkiye'nin PKK ile mücadelesinde de taraf:

Görünen durum, Türkiye'nin toprak bütünlüğünden ve güvenliğinden yana taraf.

Ama olayların gerisine bakıldığında gerçekler hiç de öyle değil:

Kendisi terörle mücadele adına binlerce kilometre uzaktaki ülkelere asker yollayan ve oraları işgal eden ABD, Türkiye'nin, komşusunda üslenmiş terör merkezlerine müdahalesine izin vermiyor.

* * *

Tabii ABD'nin Türkiye'den istekleri sadece Afganistan'la ilgili değil.

Aynı derecede karmaşık olan Irak'tan çekilme sorunu var:

Hem çekilmenin lojistiği hem de ABD çekildikten sonra Irak'taki düzen söz konusu.

Zaten ABD'nin Türkiye üzerindeki PKK ve Kürt ipoteği, Ortadoğu stratejisine dayanıyor.

İşte tam burada Türkiye'nin çıkarları ile ABD'nin çıkarları arasındaki optimum kesişme noktasının aranması gerek.

Asıl soru şu:

AKP iktidarı ABD'nin karşısında bu arayışa girecek vizyona ve güce sahip mi acaba?

Siyasal kadromuz, Afganistan ve Irak konularına ek olarak İran, İsrail, Ermeni, Kıbrıs sorunlarını ABD ile eşit koşullarda müzakere edebilecek mi?


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 19 Ağustos 2019

Valid HTML 4.01 Transitional