Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

CUMHURİYET'İN 86'INCI YILINDA SIRA CHP'YE Mİ GELDİ


 

1923-1945:

22 yılda kurduk.

1945-2009:

64 yıldır hem geliştirmeye hem de yıkmaya çalışıyoruz.

Çünkü Çok Partili Düzen, bir yandan biçimsel açıdan demokrasiyi geliştirirken öte yandan öz bakımından demokrasi düşmanları olan aşiret yapısını, siyasal dinciliği, faşist milliyetçiliği ve askeri darbeciliği de sürece kattı.

* * *

1946, Çok Partili Rejim.

1950, Demokrat Parti iktidarı.

1960, 27 Mayıs askeri müdahalesi.

1965, AP iktidarı.

1971, 12 Mart askeri müdahalesi.

1975, Birinci Milliyetçi Cephe iktidarı.

1980, 12 Eylül askeri müdahalesi.

1983, ANAP iktidarı.

2002, AKP iktidarı.

Sürekli olarak "çoğunluk diktatörlüğü tehdidinde" yaşayan ve gelişmeye çalışan bir "Çok Partili Düzen".

Bir türlü özgürlükçü olamayan ama Anayasası'nda "Demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti" yazan bir demokrasi deneyimi.

İktidardakilerin "Milli irade" kavramını çarpıtarak, demokrasinin güvencesi olan adalete, medyaya, muhalefete, temel hak ve özgürlüklere karşı yürüttüğü, "çoğunluk diktatörlüğünü" egemen kılmak isteyen bir yaklaşım.

* * *

Bu süreç içinde edebiyatçılarımız, gazetecilerimiz, yazarlarımız, aydınlarımız hapse atıldı, öldürüldü.

Türk-Kürt, Alevi-Sünni, sivil-asker çatışmaları körüklendi.

1990'dan sonra yıkım süreci, cinayetler ve katliamlarla hızlandı:

Prof. Dr. Muammer Aksoy, Ankara 31 Ocak 1990.

Çetin Emeç, İstanbul, 7 Mart 1990.

Turan Dursun, İstanbul 4 Eylül 1990.

Doç. Dr. Bahriye Üçok, Ankara 6 Ekim 1990.

Uğur Mumcu, Ankara 24 Ocak 1993.

Ali Günday, Gümüşhane, 25 Temmuz 1995.

Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı, Ankara, 21 Ekim 1999.

Prof. Dr. Necip Hablemitoğlu, Ankara, 18 Aralık 2002.

Sivas Katliamı, 2 Temmuz 1993.

* * *

Siyasal iktidar ile demokrasinin güvencesi olan Anayasa Mahkemesi, Yüksek Yargı, adli ve idari yargı, medya, üniversiteler gibi kurumlar arasındaki sürtüşmenin AKP iktidarı döneminde doruğa ulaştığı gözleniyor.

Bu arada Anayasa Mahkemesi, 11 üyeden 10'unun katılımıyla, AKP iktidarının "Laiklik karşıtı eylem ve söylemlerin odağı olduğunu" karara bağladı.

* * *

İşte böyle bir ortamda, Silivri'deki dava çerçevesinde, Genelkurmay tarafından hazırlandığı öne sürülen, "ıslak imza" iddialarıyla yeniden tartışmaya açılan rapor ve bunu savcıya yollayan muhbirin suçlamaları yine gündemin başına oturdu.

Bu ihbar mektubunda CHP de olaya karıştırılmak isteniyor.

Silivri'deki dava sırasında, iddiaların önce medyada dile getirildiği, güvenlik güçlerinin ve savcıların sonradan harekete geçip tutuklamalar yaptığı anımsanacaktır.

Şimdi kamuoyu, "Acaba sıra CHP'ye mi geldi" sorusunu sormaya başladı.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın dün yaptığı basın toplantısını bu çerçevede okumak gerek.

Cumhuriyet Bayramınız kutlu olsun!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 22 Nisan 2019

Valid HTML 4.01 Transitional