Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

OLAYLAR, PORTRELER


 

Bir Parti:

DTP.

Etnik köken üzerinden politika yapan bir parti.

Meclis'te milletvekilleri var.

Dokunulmazlık zırhlarına karşın, yargılanmak için mahkemeye çıkarılmaları gerekiyor.

Meclis'te çeşitli suçlardan yargılanmayı bekleyen ama dokunulmazlık zırhından dolayı davası görülemeyen pek çok milletvekili olduğunu biliyoruz.

Şimdi DTP milletvekillerinin de mahkemeye götürülmeleri engellenmeye çalışılıyor.

Muhtemelen de başarılacak.

Peki vatandaşın suçu ne?

Hakkındaki suçlamayı bile öğrenemeden yaka paça hapse atılan rektörlerin, profesörlerin, yazarların, sendikacıların, milletvekili olmayan politikacıların suçu ne?

Kendilerini dokunulmazlık zırhının arkasında güvenceye alanlar, vatandaşa her türlü haksızlığı reva görüyor.

Kaldırın kardeşim dokunulmazlıkları!

Üstelik buna söz verdiniz.

Siz de yaşayın bakalım vatandaşa reva gördüğünüz baskıyı, tehdidi, korkuyu.

O zaman belki aklınız başınıza gelir de Türkiye'yi herkesin izlendiği, herkesin dinlendiği, herkesin her an içeri alınma korkusuyla yaşadığı bir "Korku İmparatorluğu" olmaktan çıkarırsınız.

Bir Vali:

Erzurum Valisi.

Otomobilde bir hanımla "uygunsuz" vaziyette yakalandığı iddiasıyla haberlere konu oldu.

Polis, otomobil içindeki çifti karakola götürmüş.

Otomobilde oturan, parkta el ele dolaşan çiftlere yapılan polis tacizi valiyi de yakalamış.

Bu vesileyle belki yöneticiler akıllanır da vatandaşın taciz edilmesini de önler.

Bir sanatçı:

Deniz Seki.

Yedi aya yakın süredir uyuşturucu kullanmak ve satmak iddiasıyla gözaltına alınıp hapsedilen sanatçı.

İlk duruşmada tahliye edilmiş.

Peki Silivri'dekiler?

Peki hapishanelerde çile dolduran binlerce "gözaltındaki" kişi?

Bir Yazar:

Hasan Cemal.

DTP'lilerin mahkemeye zorla getirilmeleri konusunda "Adalet mekanizmasını" eleştiriyor.

Aynı yazıda Silivri'de tutuklu bulunanların yargılandığı davayı onaylıyor.

Bir Rektör:

Prof. Dr. Operatör Mehmet Haberal.

Dünya çapında bir organ nakli uzmanı.

Türkiye'de ve dünyada bir öncü.

Bir üniversite kurucusu.

Siyasal temaslarından dolayı suçlanıyor.

Tutuklu.

Bir gazeteci:

Mustafa Balbay.

Darbecilerle temas etmekle suçlanıyor; Silivri'de.

Yaptığı "Genç subaylar rahatsız" haberinin gerçekliği tanık ve sanık ifadeleriyle kanıtlandı.

Ama o içerde.

Başbakan'ın "Savcısıyım" dediği bir davada yargılanıyor.

Bir şair:

Ziya Paşa.

Geçen hafta şu özlü sözünü aktarmıştım:

"Kadı ola davacı ve muzır dahi şahit ol mahkemenin hükmüne derler mi adalet."

Bir okur:

Ömer Gökmen.

O sözcük "muzır" değil, "muhzır"dır diyor.

"Muhzır" "huzûr"dan gelen bir sözcük, "mübaşir" anlamında.

Yani Ziya Paşa'nın beyiti şöyle:

"Kadı ola davacı ve muhzır dahi şahit
Ol mahkemenin hükmüne derler mi adalet."

Bir daha yazdım ki iyice anlaşılsın!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 24 Haziran 2019

Valid HTML 4.01 Transitional