Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

İKTİDAR MEDYAYI VE SERMAYEYİ KÖLELEŞTİRİYOR


 

Değerli okurlarım, AKP iktidarı kendine bağımlı bir sermaye ve medya yaratmak için her yolu deniyor...

Yasaları eğip büküyor...

Adaleti kullanıyor...

Maliye bürokrasisini alet ediyor...

Kimseyi dinlemiyor:

Ne kendine her açılımda destek veren TÜSİAD'ın bu konudaki çığlıkları...

Ne muhalefetin eleştirileri...

Ne de Avrupa Birliği'nin uyarıları.

* * *

Bu duruma nasıl geldik?

Birdenbire mi oldu bu?

Kamuoyu, özel teşebbüs medya patronları, hazırlıksız mı yakalandı bu saldırıya?

Hiç sanmıyorum.

Çünkü AKP iktidara gelir gelmez neler yapacağını pek çok yazarla birlikte ben de irdelemiş ve herkesi uyarmıştım.

Değerli yazar Melih Aşık, 1 Ekim tarihli Milliyet'te hem benim yazdıklarımı anımsatıyor, hem de bu "köleleştirme" sürecinin nasıl geliştiğini anlatıyor.

* * *
"Profesör Emre Kongar, 2002 yılının aralık ayında, yani seçimlerden bir ay sonra Cumhuriyet'te yazdığı dizi yazıda AKP'nin muhtemel icraatını şu şekilde özetlemişti:

1 - Adalet ve üniversite dahil, tüm devlette 'kadrolaşacak';

2 - 'Kendine bağımlı bir sermaye' yaratmaya çalışacak, bu bağlamda hem yeşil sermayeye hem de Anadolu sermayesinin bazı gruplarına destek verecek, bunları güçlendirmeye çalışacak;

3 - Milli Eğitim'de ve medyada 'dinci çizgi'yi egemen kılacak ve bu yolla Türkiye'nin geleceğini etkilemeye çalışacak...

Bu öngörü aynen gerçekleşti...

Gerçekleşmeyebilirdi de... Eğer basın (ve vatandaş) AKP'yi ciddiyetle sorgulasa ve bu görevini aksatmadan yürütse AKP bu kadar güçlenmeyebilirdi...

Ne var ki, Türkiye'de mevcut düzen için kalem oynatanlar her gelen iktidarı şirin göstermeyi, karşılığında bir şeyler koparmayı, zamanı gelince de tekmeyi vurmayı siyaset bellemişlerdi...

AKP iktidarını da yağlayıp balladılar... Tayyip Erdoğan değiştim demediği halde 'değişti, dönüştü' diye allayıp pulladılar... Koltukladılar. Yolunu açtılar. Ne var ki, bu defa iktidar koltuğunda bambaşka bir kültür ve siyasetin oturduğunu hesap edemediler...

O kültür 'Ya bendensin ya karşımdasın' ilkesi güdüyordu...

O kültürün kitabında ne demokrasi, ne kendisinden başkasıyla uzlaşma yazıyor. O kültür Cumhuriyet sermayesi ile birlikte yaşamak da istemiyor. Laik sermayeyi silecek yerine kendi sermayesini koyacak...

2002 seçimlerinden 7 yıl sonra AKP'nin bu niyetleri nihayet anlaşılmış görünüyor... Biraz geç ama... Net...

* * *

Melih Aşık AKP iktidarını bu noktaya taşıyan sürece bizzat medyanın ve sermayenin katkısını çok güzel özetlemiş.

İnsanın aklına şu atasözleri geliyor:

"Besle kargayı oysun gözünü."

"Son pişmanlık fayda vermez."

Bir tür Frankenştayn öyküsü gibi.

Peki bu yanlışlarından dolayı sermayeyi ve medyayı AKP saldırısı karşısında yalnız mı bırakacağız?

"Oh olsun" deyip, yapılan haksızlığa, adaletsizliğe, demokrasi ihlallerine alkış mu tutacağız?

Tabii ki "Hayır!"

Bugün Doğan Grubunu savunmak bir demokrasi görevidir.

Aynen dün Ciner Gurubu'nu savunduğumuz gibi!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 17 Haziran 2019

Valid HTML 4.01 Transitional