Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

BİR PAZAR FANTEZİSİ: KIRK KATIR MI, KIRK SATIR MI?


 

Sevgili okurlarım...

Demokratik bir toplumun başına gelebilecek en büyük felaket, haksızlıkları, adaletsizlikleri, baskıları, hapisleri, cinayetleri, terörü kanıksamak, bunları olağan saymaktır:

Bir yerlerde çirkin bir şeyler olduğunu bilirsiniz...

Hukuk dışı, insanlık dışı...

Ama size dokunmadığı sürece hiç istifinizi bozmazsınız.

"Nasıl olsa hukuk var, adalet var, mahkemeler var, anayasa var, yasalar var, meclis var, polis var, ordu var." diye düşünür, sıcak yuvanızdaki küçük dünyanızda mutlu yaşamınızı sürdürürsünüz.

Kulağınıza gelen, gözünüze çarpan münasebetsizlikleri duymazdan, görmezden gelirsiniz...

Nazi Almanya'sında Hitler rejiminin katliamları böyle gerçekleştirilmiştir:

Herkes neler olup bittiğini bildiği halde susarken.

* * *

Sevgili okurlarım bu Pazar size, soğuk Amerikan şakalarını anımsatan bir soru soracağım:

Aşağıdakilerden hangisini tercih edersiniz?

A) Ülkenin bölünmesi.
B) Ülkede terörün varlığı.
C) Askerlerin darbe yapması.
D) Sivillerin darbe yapması.

* * *

Tabii her aklı başında insan böyle zırva seçeneklerle karşı karşıya kaldığında, "Hiçbiri" diyecek ve "Barıştan, Demokrasiden yana olduğunu" söyleyecektir.

Peki acaba bir demokraside, birer seçenek veya birer tehdit olarak bütün bu olasılıklar tartışılabilir mi?

Yanıt pek tabii ki "Evet" olacaktır.

* * *

Şimdi dönelim ve başka bazı ciddi sorular soralım:

  1. Bir gazetecinin görevi, böyle tartışmaların olduğu bir toplumda bunları kamuoyuna yansıtmak değil midir?
     
  2. Hem terörü kullanan, hem bölünmeyi savunanların görüşlerini yansıtan gazetecileri, Başbakan'ın ve Cumhurbaşkanı'nın uçaklarında baş köşeye oturtmak, buna karşılık demokratik sistemin işleyişini sorgulayan, darbeyi tartışanların görüşlerini yansıtan gazetecileri hapse atmak adalet midir?
     
  3. Bazı aydınlar, mevcut sistem içinde çeşitli parti ve çözüm seçenekleri aramak için toplanıyorlarsa bunları darbeci diye hapse atmak demokrasi midir?
     
  4. Bir siyasal partinin lideri, sistemi, rejimi eleştirdiği için içeri atılabilir mi?

* * *

Şimdi fantezi soruları biraz daha çoğaltalım:

"Darbe olacağına ülke bölünsün" denilebilir mi?

"Ülke bölüneceğine darbe olsun" denilebilir mi?

"Askerlerin laik darbesi yerine, sivillerin İslamcı darbesini tercih ederim" denilebilir mi?

"Sivillerin İslamcı darbesi yerine askerlerin laik darbesini tercih ederim" denilebilir mi?

"Terör devam edeceğine ülke bölünsün" denilebilir mi?

"Ülke bölüneceğine, terör devam etsin" denilebilir mi?

Daha da önemlisi:

Bu seçenekler birbirlerinin alternatifi midir?

Yani birini seçtiğinizde ötekini engelleyebiliyor musunuz?

Peki insanları hapiste niçin inletiyorsunuz öyleyse?


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 2 Aralık 2019

Valid HTML 4.01 Transitional