Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

ERDOĞAN, BAYKAL VE GENELKURMAY'IN AÇIKLAMALARI


 

Adına ister "Kürt Açılımı" deyin, ister "Demokrasi açılımı" bu "Açılımda" hedefimiz nedir?

Tabii "Açılımın" adının konması da bir ölçüde hedefi belirler.

Ya da tam tersi:

Hedefinizi belirlediyseniz, "Açılımın" adını da ona göre koyarsınız.

Eğer "Kürt Açılımı" derseniz, hedefiniz Kürt kökenli vatandaşlarımız ve hatta belki Türkiye Cumhuriyeti'nin sınırlarının dışında da yaşayan Kürtlerdir.

Yok eğer "Demokrasi Açılımı" derseniz o zaman hedefiniz demokratik rejimidir.

Dolayısıyla ilk soru şu:

"Açılımın" hedefi Kürtler veya Kürt kökenli vatandaşlarımız mıdır, yoksa demokratik rejim mi?

* * *

Siyasal sorunlar birbirinden bu denli soyut da değildir.

Örneğin, "Türkiye'de 'Kürt sorunu' denilen sorun aslında bir 'Demokrasi sorundur' ve bir 'Demokratik Açılımla' 'Kürt sorununu' da çözmeyi hedefliyoruz" denilebilir; ki CHP'nin tutumu budur.

Bu yaklaşımı son basın toplantısında Baykal dile getirmiştir.

Belki iktidar ile muhalefet arasındaki uzlaşma, (tabii eğer böyle bir uzlaşma gerçekleşebilirse) Kürt kökenli vatandaşlarımızın da sorunlarını çözecek bir "Demokrasi Açılımı" üzerinde olacaktır.

* * *

Ama tabii açılımın adını "Kürt Açılımı" diye koyarsanız ve bu isimde ısrar ederseniz o zaman gündeme çok daha farklı tartışma konuları gelecektir:

Örneğin devlet biçiminin federasyona dönüşmesi...

Veya bazı sınır değişikliklerini de içeren ayrılıkçı modeller...

* * *

Tabii bütün bu tartışmaların altında siyaset olduğu kadar sosyolojik gerçekler ve süreçler de yatar:

"Demokratik Açılım" adı altında federatif yapının, ya da ayrılıkçı bir modelin savunulması da olanaklıdır.

Örneğin "yerel yönetimde özerklik" modelleri...

Veya "anadilde resmi öğretim" uygulaması...

Ayrılmaya, bölünmeye giden süreçlerdir.

Baykal'ın dikkat çektiği olasılıklar bunlardır.

* * *

Genel Kurmay Başkanı'nın son açıklaması, MGK bildirisiyle birlikte düşünüldüğünde, "Açılımın" devlet katında Anayasa'nın üniter devlet temeli çerçevesinde ele alınacağı anlaşılıyor.

Siyaseten, federasyon dahil her fikir açıklanabilir, ayrılıkçılık dahil her hedef gündeme getirilebilir.

Bütün bunların tartışılma yeri de TBMM'dir.

Bu nedenle, Meclis'teki adil temsili engelleyen yüzde 10 barajının kaldırılması zorunludur.

AKP'nin "Açılımdaki" samimiyeti bu barajı kaldırma girişimleri ile doğru orantılıdır.

* * *

"Açılımı" ortaya atan AKP iktidarıdır.

Bütün olasılıkların soğukkanlı bir biçimde ve demokratik kurallar çerçevesinde tartışılmasını sağlamak da onun görevidir.

Ama Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın tartışma üslubu ne soğukkanlı, ne de demokratik görünüyor...

Acaba nereye gittiğini ve hedefin ne olduğunu bilmiyor da onun için mi böyle öfkeli?

Yoksa tam tersine çok iyi biliyor da onun için mi?

Dilerim, bundan sonra bu üslup değişir...

* * *

Genelkurmay Başkanı'nın açıklamasından sonra Baykal'ın yaklaşımı daha da gerçekçi görünüyor:

Açılıma "Evet!"

Üniter devlete "Dikkat!"


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 10 Haziran 2019

Valid HTML 4.01 Transitional