Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

CHP'YE VE BAYKAL'A SALDIRMANIN DAYANILMAZ UCUZLUĞU


 

İnsanlar son ekonomik krizden önce de ucuzlamışlardı.

Devlet baskısı, işkenceler, siyasal cinayetler, terör, askeri darbeler, kamuoyunun duyarsızlığı, seçmenin ilgisizliği, solcusuyla, sağcısıyla, okuruyla, yazarıyla insanı ucuzlatan toplumsal cezalardı...

İktidarın ulufeleri, ABD'nin ve AB'nin pohpohu, Gülen Cemaati'nin ekonomik desteği, medyada görünmenin getirdiği şan ve şöhret de insanı ucuzlatan toplumsal ödüller...

Sonuçta Türkiye'de insan ucuzladı.

Hem de çok ucuzladı...

Çünkü artık aklının ve vicdanının ağırlıklarından da kurtuldu.

İşaret edileni öv...

İşaret edilene saldır, iftira et, tutuklat...

* * *

Maşallah AKP iktidarı artık her şeye egemen...

Hükümet, devlet, medya...

Her şey ellerinde, denetimlerinde.

Gülen Cemaati'nin desteğini de alan siyasal iktidar, dışarıyla de ittifak edince o denli büyük bir güç çıktı ki ortaya, artık kimseye tahammülleri kalmadı...

İnsanları, kurumları, şirketleri satın aldıkları, muhalifleri içeri attıkları yetmiyormuş gibi, yarı bağımsız medyada bile tasfiye listeleri hazırlıyorlar...

Ne diyelim...

Hep rahmetli annemin iki sözü geliyor aklıma:

"Allah ıslah etsin!"

"Allah sonumuzu hayretsin!"

* * *

Tabii bu büyük güç iktidarı iyice çığrından çıkardı:

"Kürt Açılımı" diye içi boş bir kavram attılar ortaya, herkesin peşlerine takılmasını bekliyorlar...

Haksız da değillermiş...

Ucuz dalkavuklar bu beklentilerini de boşa çıkarmadı...

Bir koro halinde "destek" çığlıkları kapladı ortalığı...

Bu da yetmiyor...

"Nedir bu açılım, gelin konuşalım, içini dolduralım" diyenleri de suçluyorlar.

Tabii en başta da demokrasinin güvencesi niteliği taşıyan ana muhalefet kurumunun temsilcisi olan partiyi ve onun genel başkanını.

Çünkü muhalefetin ne anasına ne babasına, ne büyüğüne ne küçüğüne, ne kurumsalına ne kişiseline tahammülleri var...

* * *

SHP-CHP çizgisinin "Kürt Realitesi", "Kürt Sorunu" ya da "Kürt Açılımı" konusunda kimseden ders almaya ihtiyacı yoktur.

SHP Genel Başkanı rahmetli Erdal İnönü'nün, Kürt kökenli politikacıları kendi partisinin listelerinden seçtirip Meclise soktuğu hâlâ belleklerde tazeliğini koruyan bir "Siyasal Açılım", en etkilisinden bir "Kürt Açılımı" değil midir?

Dün Cumhuriyet'in manşetten verdiği SHP'nin 1989'da, daha yirmi yıl önce kamuoyuna açıkladığı, çözümü demokratikleşmede arayan "Doğu ve Güneydoğu Raporu", "Kürt Açılımının" en güzel örneği değil midir?

Yirmi yıldır sorunu uyutan, sonra da "Kürt Açılımı" için gözlerini açıklanacağı ilan edilen ve ertelendiği belirtilen "İmralı Bildirisine" dikenler, o zamanki Genel Sekreter, şimdiki Genel Başkan Deniz Baykal'ın bu rapora yazdığı sunuşu okusalar, "yol haritasının" ne denli sağlam ve ayrıntılı bir biçimde belirlendiğini göreceklerdir.

Ama hayır...

Kimse bunlara bakmıyor, bunları görmüyor, konuşmuyor...

Amaç üzüm yemek mi, bağcı dövmek mi?

Vurun CHP'ye...

Vurun Baykal'a...

Belki "Kürt Sorununu" böyle çözersiniz!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 19 Ağustos 2019

Valid HTML 4.01 Transitional