Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

HANGİ HUKUKLA KÜRT AÇILIMI?


 

Sevgili okurlarım mutlaka dikkatinizi çekmiştir:

Cumhuriyet, Perşembe gününden beri hukukla ilgili bir iddiayı manşetten veriyor.

Başka bir ülkede olsa ya da Türkiye'nin normal zamanlarında meydana gelse gündemin başına oturacak bir iddia.

Ama kimsenin kılı kıpırdamıyor.

Sadece Vatan'da iç sayfalarda bir açıklama yer aldı.

Dün de Milliyet olaya manşetten girdi.

Bakalım, medyanın geri kalan kısmı ne zaman uyanacak?

* * *

İddiayı Perşembe gününden beri izlemek olanaklı:

Perşembe Cumhuriyet: "Cemaate dokunulamadı. Erzincen Başsavcılığı'nın başlattığı İsmailağa soruşturması, idari baskı ve Erzurum Başsavcılığına takıldı."

Habere göre İsmailağa cemaati çocuklara Medine Vakfı'na bağlı evlerde yatılı eğitim veriyormuş.

Olayı soruşturan Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturması Özel Yetkili Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sümen altı edilmiş.

Cuma Cumhuriyet: "Sümen altının öyküsü belgeli. Erzurum Başsavcılığı İsmailağa dosyasını almak için uğraşmış."

Habere göre, ulaşılan resmi belgeler Erzurum Başsavcılığı'nın, jandarma ve polisin Erzincan Başsavcılığı'nın talimatına uymamasını istediğini gösteriyor.

Bunun üzerine aralarında, tanınmış isimlerin ve cemaat liderinin de bulunduğu 69 kişinin gözaltına alınması için 16 ilde yapılacak operasyonlar gerçekleştirilememiş.

Cumartesi Cumhuriyet: "Savcı değişti şüpheli azaldı. İsmailağa soruşturmasında Topbaş'ın da aralarında bulunduğu şüpheli listesi 235'ten 13'e indi."

Cumartesi Vatan: 19 sayfa'da Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, Cumhuriyet'te haber olan belgenin İsmailağa cemaati soruşturmasıyla ilgili olmadığına ve İsmailağa için iddianame hazırlandığına ilişkin bir açıklaması yer aldı.

Pazar Cumhuriyet: "Başsavcıya 'neden dokundun' sorusu. İsmailağa cemaatinin üzerine giden başsavcı hakkında soruşturma açıldı."

Habere göre Adalet Bakanlığı, Erzincan Başsavcısı hakkında bu dava dolayısıyla soruşturma açmış.

Pazar Milliyet: "Sen misin cemaati soruşturan. İsmailağa cemaatini soruşturan başsavcıyı dinlediler."

Habere göre, İsmailağa cemaatini sorgulayan Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı hakkında Adalet Bakanlığı soruşturma açmış ve Başsavcının özel konuşmaları bile dinlenmiş.

* * *

İddialar bunlar:

Bu haberler doğruysa, olayda bir "tarikat ve cemaat hukuku" mu ortaya çıktı sorusu gündeme geliyor.

Tabii Adalet Bakanlığı tarafından takibata uğrayan Erzincan Cumhuriyet Başsavcısının neden ve nasıl soruşturulduğu da ayrı bir konu.

Bir de hepinizin bildiği malum dava var:

Türkiye'deki baroları, hukuk profesörlerini ve en sonunda Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nu da isyan ettiren, neredeyse AKP karşıtı herkesi içeri atan hukuksuzluk iddialarıyla dolu olay.

Bu olayda da bir "AKP hukuku" mu yaratıldı sorusu akla geliyor.

Tabii "Tarikat ve cemaat hukuku" ve "AKP hukuku" yanında bir de Türkiye Cumluriyeti'nin "Demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti" var.

Bu durumda "Devletimizin hukuk sistemi üç farklı hukuk doktrinine bağlı bir ayrışmaya doğru mu sürükleniyor?" sorusu ortaya çıkıyor.

* * *

Eğer durum böyleyse, şimdi asıl sorun şu:

Son derece önemli hukuki sorunlar ve sonuçlar doğuracak olan "Kürt Açılımı" hangi hukuk doktrinine göre yapılacak?

Tarikat ve cemaat hukukuna göre mi?

AKP hukukuna göre mi?

"Demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti"nin hukukuna göre mi?

Yoksa bu "açılım" için yeni bir hukuk doktrini daha mı icat edilecek?

Örneğin ayrılıkçılık için cinayet işleyen ve teröre bulaşanlar affedilecek, ama ülkenin bütünlüğünü korumak için bunlarla mücadele edenler hapse mi atılacak?

Yoksa bu zaten yapılıyor da biz mi farkında değiliz?


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 22 Nisan 2019

Valid HTML 4.01 Transitional