Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar
  Green BulletAydınlanma
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum

Yazılar
  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

RUDYARD KİPLİNG OKUMAK: "EĞER"


 

İçerdeki sevgili dostlarım...

Adlarınızı tek tek yazamıyorum çünkü yerim sınırlı...

Ama siz kendinizi bilirsiniz:

Sizi unutmadık...

Unutmayacağız.

* * *

Sevgili dostlarım, bugün size bir şiirle, Rudyard Kipling'in o unutulmaz "Eğer" şiiriyle seslenmek istiyorum.

Biliyorsunuz şiirin aslı İngilizce.

Bugüne dek, Bülent Ecevit dahil pek çok kişi tarafından Türkçeye çevrilmiş.

Şiir çevirisinin çok zor olduğunu bilirsiniz.

Aslına sadık olursa güzel olmaz, güzel olursa aslına sadık kalmaz.

Örneğin Ecevit'in çevirisi çok güzel; ama aslına sadık değil.

Aslına sadık çeviriler de bana pek güzel gelmedi doğrusu.

Oturdum şiiri sizin için bir de ben çevirdim.

Herhangi bir uyarlama yapmadan dümdüz çevirdim; daha doğrusu çevirmeye çalıştım.

Hem aslına sadık olsun hem de güzel Türkçe ile ifade edilsin istedim.

* * *

Eğer herkes çıldırmış seni suçlarken...
Sen başını dik tutabilirsen,
Eğer herkes senden kuşkulanırken...
Sen kendine güvenebilirsen,
Ama bu kuşkulara da hoşgörülü davranırsan,

Eğer bekleyebilir ve beklemekten bıkmazsan,
Veya hakkında yalan söylenirken...
Sen yalan söylemezsen,
Ya da senden nefret edilirken...
Sen nefret etmezsen,
Ve yine de insanlara tepeden bakmaz...
Ukalalık etmezsen:

Eğer düş kurabilir...
Ve düşlerinin tutsağı olmazsan,
Eğer düşünebilir...
Ve düşünceleri ihtirasın haline getirmezsen;

Eğer hem Zaferi hem de Felaketi göğüsleyebilir
Ve bu iki sahtekâra da eşit davranabilirsen;

Eğer söylediğin gerçeklerin...
Üçkağıtçılar tarafından...
Aptalları tuzağa düşürmek için çarpıtıldığını...
Duymaya dayanabilirsen,
Ya da yaşamını adadığın eserler yıkıldığında...
İşe koyulup yıpranmış araç gereçlerinle,
Onları yeniden yaratabilirsen:

Bütün kazanımlarından bir yığın oluşturabilsen
Ve hepsini bir yazı-turayla riske atabilsen,
Ve kaybettiğinde yeniden baştan başlayabilsen
Ve kayıpların hakkında tek bir söz bile etmesen;

Eğer yüreğini, beynini ve kaslarını...
Bütün yıpranmışlıklarından sonra bile
Yeniden dönüş için zorlayabiliyorsan,
Ve içinde, onlara "Dayan!" diyen...
İradenden başka hiçbir şey kalmamışken...
Dayanabiliyorsan

Eğer erdemlerini koruyarak kalabalıklarla konuşabiliyorsan,
Ya da insanlığını unutmadan krallarla birlikte yürüyebiliyorsan,
Eğer ne düşmanların ne de sevgili dostların seni incitebiliyorsa;
Eğer herkes sana güvenebiliyor ama yapamayacağın şeyleri beklemiyorsa,
Eğer sen acımasızca geçen her dakikanın her saniyesini...
Uzun bir maratonda gibi koşabilirsen,
İşte o zaman Dünya ve içindeki her şey senindir,
Ve daha önemlisi-sen artık Adam olmuşsundur oğlum!

* * *

Önemli not: Çevirime katkıda bulunmak isteyen okurların eleştirilerini esirgemeyeceklerini umut ediyorum.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 24 Nisan 2017

Valid HTML 4.01 Transitional