Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

İNTERNET GAZETECİLİĞİ VII: SONA DOĞRU


 

Türk medyasında dünyayı ve özellikle dünyanın siyasal ve kültürel lideri Amerika'yı çok yakından izleyen üç köşe yazarı var:

Akşam'da Serdar Turgut ve Oray Eğin.

Cumhuriyet'te Zülal Kalkandelen.

Bu üç yazar Amerika'daki siyasal ve kültürel gelişmeleri, Amerikan medyasını çok yakından izliyor; her türlü teknolojik ve ideolojik yeniliği, kendi yorumlarını ve eleştirilerini de ekleyerek okurlarına aktarıyor.

Turgut ve Kalkandelen ayrıca, dünyanın kültür başkenti New York üzerine de kitap yazanlar arasında.

Turgut'un Yusuf Tuvi tarafından fotoğraflanan kitabı gerçekten çok güzel ama Kalkandelen'inki şimdiye kadar New York üzerine yazılmış olanların en iyisi.

Tabii her iki yazarın başka kitapları da var.

Turgut daha çok deneme-inceleme alanında kalırken, Kalkandelen Amerikan politikasını ve medyasını irdeleyen "30 Saniye'de Bush" adlı bir inceleme ve bir de "Utanmış Sessizlik" adlı roman yazmış.

Oray Eğin de kitap sahibi köşe yazarlarından.

"Bunları Kimse Yazamadı" adıyla çıkan kitabı hemen "Çok Satanlar Listesi"ne girmişti.

Ben de Amerika'yı doğrudan ve yakından izlerim ama bu arkadaşların yazılarından pek çok şey öğrendiğimi belirtmeliyim.

İşte bu üç yazar da Türkiye'de İnternet'i, İnternet gazeteciliğini çok yakından izleyen, İnternet gazeteciliği ile klasik gazetecilik ilişkileri üzerine kafa yoranlar arasında.

Bugünkü yazımda hem okur mektuplarından aldığım izlenimleri hem de bu üç yazarın görüşlerini özetleyerek bir sonuca doğru gitmek istiyorum.

Aslında okur mektuplarını yayımladığım için bu üç yazarın görüşlerini de uzun alıntılarla aktarmam gerekirdi.

Ama her üçünün yazılarına da İnternet'ten ulaşmak çok kolay.

Adlarını "googlelayın", hemen önünüze gelecektir yazılara ulaşacağınız adresler.

O nedenle kusuruma bakmasınlar, (siz de kusuruma bakmayın sayın okurlar) alıntı yapmak yerine yazdıklarına değinip geçeğim.

Bu üç yazarın üçünün de vurguladıkları ortak iki nokta var:

Birinci olarak üçü de internet gazeteciliğinin klasik gazeteciliğin hem biçimini, hem de içeriğini değiştireceğini belirtiyor; bunun nasıl olacağını da anlatıyorlar.

İkinci olarak her üçü de değişime uyum sağlamazsa klasik gazeteciliğin yok olabileceği ihtimaline değiniyor.

Söyledikleri doğrudur, hepsinden çok şey öğrendim, gerçekten hepsine müteşekkirim.

Ama klasik gazeteciliğin, İnternet gazeteciliği karşısında nasıl yaşayabileceği sorusuna yanıt aradığım için bazı ipuçları vermenin dışında bana çok da yardımcı olmadılar.

Aslında bu sorumun yanıtını okur mektuplarında buldum:

Klasik gazetelerin yaşama şansı insanların yaşam biçimlerine bağlı.

Bir okurum bunu son derece veciz olarak şöyle ifade etmişti: "İnternetten gazete okumak, sevgilinizin elini eldivenli elinizle tutmaya benziyor."

Bir başka okurum ise, "deniz kenarında, dalga sesleri ve hafif bir esinti ile, bir fincan kahve veya çay eşliğinde gazete sayfası çevirmek" diye tanımlıyordu gazete tiryakiliğini.

Tabii evde güne başlarken gazete sayfalarını elinde tutmanın zevkinden veya akşam eve geldiğinde bir merasim gibi o günün gazetesini sayfa çevirerek gözden geçirmenin keyfinden söz edenler de vardı.

Öyle anlaşılıyor ki, konu sadece haber izlemek, çok sayıda habere, bilgiye ve yoruma anında ulaşmak değil.

Olayın, insanların yaşam biçimleriyle, günlük alışkanlıklarıyla, hayattan ne bekledikleriyle ve kendilerine özel olarak ayırdıkları zamanı nasıl kullandıklarıyla ilgili bir yönü de var.

Sonuç yazısı yarın...


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 19 Ağustos 2019

Valid HTML 4.01 Transitional