Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

NEOFAŞİZM III: ULUSLARARASI İLİŞKİLER


 

Salı günkü yazımda klasik faşizmle neofaşizm arasındaki farkları şöyle özetlemiştim:

  1. Dinci ideoloji, milliyetçi ideolojinin yerini aldı.
     
  2. Küresel sermaye, ulusal sermayenin yerine geçti.
     
  3. Dinci ideolojiler, tam karşıtı oldukları demokrasi ve insan hakları bağlamında savunulmaya başlandı; zaman zaman kaba milliyetçilikle de desteklendi.
     
  4. Uluslararası sermaye küreselleşme adına desteklenmeye başlandı.
     
  5. Sonuç olarak neofaşizm, küreselleşme süreci içinde, demokrasi ve insan hakları bağlamında savunulur hale getirildi.
     
  6. Bu "örtülü" ve "maskeli" niteliği nedeniyle de neofaşizmle mücadele klasik faşizmle mücadeleden çok daha zorlaştı.

* * *

Daha sonra da bu farklardan dolayı Türkiye'deki "liberal faşistler"in yani İkinci Cumhuriyetçi olan (bazı) eski solcuların ve dincilerin güya demokrasi ve insan hakları adına ama aslında bunları ortadan kaldıracak bir biçimde Türkiye'yi neofaşistik bir yapıya doğru hızla sürüklediğini belirtmiştim.

Buna karşı direnenleri de ya "Jakoben Kemalist" ya "askerci" veya "darbeci" olmakla suçladıklarını da eklemiş ve "'Ergenekon'a bir de bu açıdan bakılmalıdır" diyerek yazıyı bitirmiştim.

* * *

Neofaşistlerin milli kimlik açısından, klasik faşistlerin tam tersine bir yol izlediklerini de vurgulamalıyım:

Klasik faşistler milli kimliği yüceltmek ve kutsamak üzerine siyaset yaparlardı.

Neofaşistler ise milli kimliğin altını oymak, onu güçsüzleştirmek, olanaklı ise yok etmek üzerine siyaset üretiyorlar.

Bu zıtlığın nedeni açık:

Klasik faşistler milli sermayeye dayanırlardı.

Neofaşistler uluslararası sermayeye dayanıyorlar.

* * *

Sakın uluslararası sermayeye karşı olduğum sanılmasın.

Tam tersine bu sütunun okurları, özellikle ülkemize yatırım yapan, ileri teknoloji getiren, istihdamı arttıran, vergisini ödeyen uluslararası sermayeden yana olduğumu bilirler.

Beni rahatsız eden, uluslararası sermaye değil, onun diktatörlük eğilimleri ve neofaşistlerin Türkiye'nin her uluslararası sorununda "karşı görüş" lehine ağırlık koymaları.

Bu tavırlarını haklı, adil ve gerçekçi bulmuyorum.

Dahası, kamuoyunu çeşitli yollarla baskı altına aldıkları için demokrasimiz için de tehlikeli görüyorum.

Çünkü bu tarafgirliklerini eleştirenleri ve yanlışlıklarını vurgulayanları susturmak için her türlü yola başvuruyor, iftiralarla insanları hapse bile attırabiliyorlar.

* * *

Türkiye'nin tek başına küreselleşmeye kafa tutabileceğini, örneğin ABD'nin dünya stratejisine yalnız başına karşı çıkabileceğini düşündüğüm de sanılmasın.

Ben sadece sırtlarını uluslararası örgütlere ve sermayeye dayayan neofaşistlerin ülkedeki demokrasiyi, temel insan hak ve özgürlüklerini (üstelik de koruyor görüntüsü altında) yozlaştırmalarını ve milli sorunlarımızda, karşı tarafların kendi milli menfaatlerini kolladıkları kadar bile milli bilinçle hareket etmemize karşı çıkmalarını kabul edemiyorum, o kadar.

Örneğin, Kıbrıs sorununda sadece Yunanistan kadar koruyalım milli menfaatlerimizi, daha fazla değil.

Örneğin, soykırım iddiaları karşısında Ermenistan kadar milliyetçi davranalım, daha fazla değil.

Örneğin Kuzey Irak'taki Kürt oluşumu konusunda sadece ABD ve Iraklı Kürt liderler kadar milli bilinçle hareket edelim, daha fazla değil.

Örneğin terörle mücadelede de aynı ilkeye uyalım.

Bu örnekler daha da çoğaltılabilir ama ne demek istediğimi bu kadarla da anlatabilmişimdir sanıyorum.

Neofaşistler her milli konuda sadece "karşı görüşlerden" yana tavır koymakla kalmıyor, eleştirileri susturmak için, demokrasiyi, insan hak ve özgürlüklerini de sınırlayıcı ve kısıtlayıcı bir yaklaşım sergiliyorlar.

Bunu kavramları eğip bükerek, sözde küreselleşme ve sözde demokrasi adına yapıyorlar.

Üstelik kamuoyunu baskı altında tutmak için meşru ve ahlaki olan ya da olmayan her yolu deniyorlar.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 9 Aralık 2019

Valid HTML 4.01 Transitional