Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

ANGELİKA AKBAR'I DİNLERKEN...


 

Feodal ilişkiler nedeniyle bir anda 44 kişinin katledildiği "küresel bir ülkede", "küresel bir kent"...

Üniversite rektörlerinin, profesörlerin, eğitim gönüllülerinin, politikacıların, yazarların tutuklu olduğu bu "küresel kentte" bir ev...

Evde masa başında sekiz kişi.

* * *

Dört çift...

Biri ev sahibi...

Biri biz...

İki de konuk çift:

Angelika Akbar ve eşi...

Tülin Şahin ve eşi.

İki ünlü kadın...

İki de kendine güvenen, eşlerinin arkasında duran, ama asla önlerine geçmeyen, yollarını kesmeyen, tam tersine onlara destek olmuş başarılı erkek...

Ev sahibi kadın ve eşi de aynı onlar gibi:

Başarılı profesyonel yönetici bir kadın...

Arkasında duran, başarılı bir işadamı.

* * *

Angelika Akbar bir sanatçı...

Bir besteci...

Bir piyanist...

Müziğin felsefesini de yapan bir kompozitör.

* * *

Tülin Şahin moda deyimle bir "top model"...

Türkiye'nin dünyadaki imajı...

İspanya'daki çekimleri bir gün önce bitirip bu yemeğe yetişmek için alel acele gelmiş.

* * *

Erkekler egolarını aşmış...

Kadınlar kendilerini tutsak eden feodal zincirleri kırmış...

Başarının, kendi ayakları üzerinde durarak gerçekleştirilen o bireysel zaferin kutsal ışıltısı, kadın erkek herkesin yüzüne yansımış.

* * *

Konuk erkeklerden biri ünlü bir şef...

Yemekleri yapmak için öğleden beri mutfakta ter dökmüş...

Babası babamın öğrencisi.

Mutfakta yardımcılığını yapan çırağı, ev sahibimizin eşi olan başarılı işadamı...

Çıraklığı ile övünüyor.

* * *

Ne siyaset...

Ne ideoloji...

Ne iktidar...

Ne muhalefet...

Sadece bütün bunları çapraz kesen insanlık sorunları, sanat, edebiyat, felsefe ve özellikle de müzik...

* * *

Angelika Akbar "Size bitmemiş bir bestemi yarı doğaçlama çalayım" diyor, piyanonun başına geçiyor...

Diyarbakır'da okumak için ailesine karşı mücadele veren, işi intihar girişimine kadar vardıran Meryem için yazdığı, henüz bitmemiş bir parçayı doğaçlama ile tamamlayarak seslendiriyor...

* * *

Angelika Akbar'ın bestesini dinlerken göz yaşlarımı tutamıyorum...

Önce öteki konuklardan utanıyorum...

Ama sonra birdenbire fark ediyorum ki beni ağlatan sadece duyduğum olağanüstü müzik değil...

Beni ağlatan aynı zamanda o küçük kızın dramı...

Mardin'de 44 can alan katliamın trajedisi...

Bu "küresel dünyada", bu "güzel ülkemin yalnızlığı"...

Nuri Bilge Ceylan'ın sözleriyle bu "yalnız ve güzel ülkedeki" kendi yalnızlığımız, trajedilerimiz...

İçerdekiler...

Dışardakiler...

* * *

Kulağımda Angelika Akbar'ın melodileri...

Yalnızlık duygumu, içerdeki ve dışarıdaki okurlarımla paylaşarak aşmak için yazıya oturuyorum...

Hissediyorum ki yalnız değilim...

Biliyorum ki yalnız değilsiniz!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 9 Aralık 2019

Valid HTML 4.01 Transitional