Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

BİR AMERİKALI SEÇMENİN PORTRESİ


 

31 yaşında.

Erkek.

Siyah.

İki çocuğu var; biri dokuz yaşında, biri yedi aylık.

Yedi aylık bebek, ikinci eşinden.

Mesleği, ağır vasıta şoförlüğü.

Yaptığı iş, hamallık.

Liseden terk.

* * *

Beyaz eşya satan bir büyük mağazanın mallarını teslim eden şoförün yanında çalışan bir Amerikalı seçmen ile sohbet ediyoruz:

"Başkanlık seçimlerini kim kazanacak?" diye soruyorum.

"Obama" diyor.

"Ama bazı araştırmalara göre McCain bir-iki puan öne geçmiş" diye uyarıyorum.

"Obama kazanmalı" diye yanıt veriyor.

* * *

Başlıyor hayat hikayesini anlatmaya.

Öyle bir öykü anlatıyor ki bizim Yeşilçam'ın acıklı filmleri bunun yanında hiç kalır.

"Sigara, içki içmem, uyuşturucu kullanmam. Kiliseye giderim" diyor.

Hemen ardından ekliyor:

"Karım beni evden attı."

"Niye?" diye soruyorum.

İnanılmaz bir yanıt veriyor:

"Kiliseye gittiğim için."

"Peki o Allah'a inanmıyor mu?"

"Kiliseye gitmemi istemiyor!"

"Sigara, içki içiyor mu?"

"Her ikisini de kullanıyor."

"Peki iyi bir anne mi?"

"Çocuğa çok iyi bakıyor."

Derken iş hayatından söz etmeye başlıyor:

"Ben aslında şoförüm. B tipi ehliyetim vardı. Çalıştığım şirketten, A tipi ehliyet alırsam bana daha büyük bir kamyon ve daha sorumlu bir iş vereceklerini söylediler.

Ben de cebimden 400 dolar harcadım, kursa gittim. Çalıştım. Sınava girdim. Kazandım. A tipi ehliyet aldım.

Daha büyük bir kamyon verdiler ve sorumluluğumu da arttırdılar ama ücretime zam yapmadılar.

Zam yapmazlarsa daha çok sorumluluk kabul etmeyeceğimi söyledim.

Olmaz dediler.

O sırada bebek doğdu. Üç gün izne ayrıldım. Döndüğümde işten attılar."

"Şimdi nerde oturuyorsun?"

"Annemin yanına taşındım. Ama o da çok zor durumda. Çünkü bu arada onun çalıştığı çamaşırhane de kapandı. O da işsiz kaldı."

"Ama bir işin var şimdi" diyorum.

"Evet. Bu kuzenimin işi. İşten atılınca bana iş verdi. Ama günde yüz dolara anlaşmıştık, sadece 75 dolar ödüyor, 25 dolarımı kesiyor."

"Günde 75 dolar fena para değil" diye itiraz ediyorum.

"Günde sekiz saat, haftada yedi gün, aralıksız çalışıyorum. Ne sosyal güvenliğim var, ne sağlık sigortam, ne de iş güvenliğim. Üstelik bana yalan söyledi." diye yakınmaya devam ediyor.

* * *

Ayrılırken, "Dilerim ailedeki ve işteki sorunlarını çözersin" diyorum.

"Obama kazanmalı" diye yanıt veriyor.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 19 Ağustos 2019

Valid HTML 4.01 Transitional