Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

BÜYÜK DEĞİŞİM VE AKP'NİN KAPATILMA DAVASI


 

Sevgili okurlarım, insanlık son dönemin üçüncü büyük değişim dalgasını yaşıyor.

Hemen tarihin üç büyük devriminden söz açacağımı sanmayın:

Önce Tarım Devrimi.

Sonra Endüstri Devrimi.

Şimdi Bilişim Devrimi.

Bunlar insanlık tarihinin üç büyük devrimi.

Bunları bilmeden, anlamadan bugün insanlığın ve tabii ülkemizin nerede durduğunu, nereye doğru gittiğini anlamaya olanak yok.

Evet ama değişim nasıl oluyor?

Göçebelikten Tarım'a, Tarım'dan Endüstri'ye, Endüstri'den Bilişim'e nasıl geçiliyor?

İşte bugün bu değişim süreci üzerinde durmak ve son olayları bu bağlamda değerlendirmek istiyorum.

* * *

İnsanlık, en uzun geçiş dönemini, Göçebelikten Tarım Devrimi'ne evrilme sırasında yaşadı.

Tarım Devrimi'nden Endüstri Devrimi'ne geçiş daha hızlı oldu.

Endüstri Devrimi'nden Bilişim Devrimi'ne geçiş ise bir insanın yaşam süresine sığacak kadar hızlanmış görünüyor.

Bu üç devrim arasındaki geçişler simgesel olarak son dönemdeki üç büyük olay çerçevesinde algılanabilir:

  1. Birinci Dünya Savaşı.
     
  2. İkinci Dünya Savaşı ve Soğuk Savaş.
     
  3. Sovyetler'in çöküşü ve Soğuk Savaş'ın bitişi.

* * *

1) Birinci Dünya Savaşı, Tarım Devrimi'nin siyasal yapısını sonlandırdı.

Din-Tarım imparatorluklarını tasfiye etti.

Endüstri Devrimi'nin devlet yapılarını, yani ulus-devleti ve sosyalist devleti doğurdu.

2) İkinci Dünya Savaşı, Endüstri Devrimi'nin iç hesaplaşmasını ve iyice yerleşmesini gündeme getirdi.

Dünyayı Batı ve Sovyetler olarak ikiye böldü, Soğuk Savaşı başlattı.

3) Sovyetler'in çöküşü ve Soğuk Savaş'ın bitişi Endüstri Devrimi'nden Bilişim Devrimi'ne geçiş noktasını simgeledi, insanlık tarihi önünde yeni bir dönem başlattı.

* * *

Bütün bu dönüşümlerin sancıları doğrudan Anadolu'ya yansıdı:

1) Birinci Dünya Savaşı, Osmanlı'yı tasfiye etti.

Mustafa Kemal Atatürk sayesinde, Anadolu'da tarih tersine çevrildi ve yeniden yazıldı:

Tasfiye edilen bir imparatorluğun yerine, o imparatorluğun evrimleşmesiyle değil, Kurtuluş Savaşı ile, bir ulus-devlet, Türkiye Cumhuriyeti kuruldu:

Bağımsız ve özgür bir Türkiye Cumhuriyeti.

2) İkinci Dünya Savaşı ve Soğuk Savaş, bağımsız ve özgür Türkiye Cumhuriyeti'ni, Batı ile bütünleştirdi, bir anlamda onun uydusu haline soktu.

3) Sovyetler'in çöküşü ve Soğuk Savaş'ın bitişi, Batı'ya bağımlı olan Türkiye Cumhuriyeti'ni, Küreselleşme süreci karşısında savunmasız bıraktı, Batı'nın oyuncağı haline getirdi.

* * *

Birinci Dünya Savaşı sonrası, devlet biçimleri değişti, sınırlar yeniden çizildi.

İkinci Dünya Savaşı sonrası da devlet biçimleri değişti ve sınırlar yeniden çizildi.

Soğuk Savaş sonrası, yine devlet biçimlerinin değişmesine ve sınırların yeniden çizilmesine tanık oluyoruz.

İşte bu süreç içinde, AKP iktidarı, iç ve dış güçlerin ittifakı ile Türkiye'nin devlet biçimini doğrudan değiştirecek, sınırlarını ise zaman içinde değiştirebilecek projeleri uygulamaya koymuş görünüyor.

Başsavcının kapatma davası, bu oluşumlar çerçevesindeki hesaplaşmanın bir aşamasıdır bence.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 24 Haziran 2019

Valid HTML 4.01 Transitional