Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

TÜRBAN, EĞİTİM VE YENİ TOPLUM...


 

Tam bir diyalektik ilişki:

Belirleyici, belirlenen oluyor; belirlenen de, belirleyici.

Sebep sonuç oluyor, sonuç da sebep.

* * *

Türbanı eğitimle yarattık...

Şimdi eğitimi türbanlıyoruz.

* * *

Türbanı, Osmanlı'dan devralmadık...

Cumhuriyet döneminde eğitimle yarattık...

Önce imam Hatip okullarını yaygınlaştırdık...

Sonra sadece Kuran derslerinde kızlarımızı türbanladık...

Daha sonra bu uygulamayı bütün İmam Hatip okullarındaki derslere yaydık...

İmam olamayacaklarını bile bile, kızlarımız için kız İmam Hatip okulları açtık...

Yasal olan ve olmayan Kuran kurslarını da yaygınlaştırdık...

Sonuç olarak kızlarımızı eğitim yoluyla türbanladık.

* * *

Şimdi türbanı üniversitelere de egemen kılmak istiyoruz.

Böylece yüksek öğrenim de türbanlanacak.

* * *

Eğitim, insanın ve dolayısıyla toplumun yeniden üretilmesidir.

Dinci politikacılar eğitim yoluyla, toplumu yeniden üretiyor.

Dinci simgelerle donatılmış, dinci çizgide düşünen, davranan, yaşayan bir gençlik, bir halk, bir seçmen kitlesi, bir toplum yaratılıyor.

1940'ların ikinci yarısında başlayan süreç, 1950'de Demokrat Parti'nin iktidara gelmesiyle ve 1975'te Demirel'in başkanlığında Birinci Milliyetçi Cephe'nin kurulmasıyla iki kez büyük ivme kazandı.

Üçüncü büyük ivme, 1980 askeri darbesiyle ortaya çıktı:

Bu darbe ile, Türkiye artık kendini tümüyle dinci toplum mühendisliğine teslim etti.

Eski Genelkurmay Başkanı ve Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay'ın 1970'lerde dile getirdiği "İmam Hatipler yoluyla milliyetçi, vatanperver gençlerin yetiştirilmesi" politikası, topluma tümüyle egemen olmuştu.

* * *

Türbanın iki özelliği vardı:

Birinci olarak, din temelinde savunulmak olanağı vermesinin yanında, erkek egemen feodal toplumun gelenekleriyle de örtüşüyordu.

Yani kadının ikinci sınıf vatandaşlığına koşullanmış olan erkek egemen toplumun çocuk yetiştirme ve kızları örtme eğilimiyle örtüşüyordu.

İkinci olarak, görünür bir simge olduğu için, "biz" ve "onlar" ayrımını güçlendiriyor, türban konusundaki dayanışma duygusunu pekiştiriyor, mücadeleyi kolaylaştırıyordu.

* * *

1970'lerdeki yaygın terörün, gençlik ve üniversite anarşisinin temelinde, üniversite yerleşkelerine egemen olmak isteyen solucu ve sağcı grupların kavgası vardı.

Şimdi dinci siyaset bu kavgayı sonuçlandırıyor:

Üniversite öncesi eğitimin siyasal iktidarlar tarafından dinci çizgide düzenlenmesiyle, türban yaygınlaştırılıyor, üniversitelere de egemen kılınıyor.

Artık eğitim yoluyla üretilen nüfus, başta kamu alanı olmak kaydıyla yaşamın her alanında egemen olacak.

* * *

Dinci siyaset, erkek egemen toplumsal geleneklerle el ele, dış desteğin de yardımıyla, eğitim yoluyla toplumu yeniden üretiyor, geleceğin Türkiyesi'ni yaratıyor:

Geleneksel-dinci çizgide, türban örtüsü altında...


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 2 Aralık 2019

Valid HTML 4.01 Transitional