Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

"LİBERALLER" İLE AKP İTTİFAKININ KIRILMA NOKTALARI


 

Türkiye bir çelişkiler ülkesi.

Farklı değerler, feodalite ile kapitalizm, dincilik ile demokrasi, otoriterlik ile özgürlükçülük, köylülük ile kentlilik birlikte yaşıyor.

Görüntüler ile gerçekler de çelişik:

"Liberallik" adına etnik bölücülük, "özgürlükçülük" adına dincilik yapılabiliyor.

* * *

Bu çelişkiler, garip toplumsal ve siyasal ittifaklar yaratıyor.

Örneğin, kendilerine "liberal" etiketini yakıştıran bir grup yazar ile dinci politika yapan ve "muhafazakâr" olduğunu açıkça ifade eden AKP arasındaki ittifak, temel çelişkileri bağrında barındıran bir birliktelikti.

* * *

Peki bu "zıt kardeşler" nasıl müttefik olmuştu?

Tarihe, felsefeye, topluma, siyasete ters olan bu ittifak nasıl gerçekleşmişti?

* * *

Her ittifak bir düşman arar.

Kendi içlerinde karşıt ve hatta düşman olan gruplar, bir "ortak düşman" karşısında ittifak eder.

Ayrıca her ittifak menfaat arar:

Birliktelikten doğan, büyüyen ve paylaşılan bir menfaat.

* * *

Önce düşman yaratıldı:

Laik ve demokratik düzen, "laikçilik", "otoriterlik", "militerlik", "ceberrutluk" adı altında karalandı.

Mustafa Kemal Atatürk, Aydınlanma Devrimleri, Tek Parti Dönemi, Türk Silahlı Kuvvetleri, bu "ceberrut düzeni" kuran ve koruyan simgeler olarak düşman ilan edildi.

Menfaat birliği ve çıkarların paylaşılması ise iktidar olma ve iktidarın nimetlerinden yararlanma ile sağlandı.

* * *
Bütün bu "ortak düşman" ve "ortak menfaat" yaratma operasyonlarının ardında ise üç büyük kuvvet vardı:
  1. Ortadoğu'da ve İslam dünyasında dünya egemenliğini pekiştirmek isteyen ve bu amaçla kendisine kayıtsız koşulsuz boyun eğecek bir Türkiye arayan ABD. 
  2. Türkiye pazarını elinde tutmak, bundan sağladığı yararları sürdürmek isteyen ama Türkiye'nin siyasal ağırlığını eşit koşullarla kendi içine sokmak istemeyen AB. 
  3. Halkının çoğunluğu Müslüman olan Türkiye'deki laik ve demokratik rejimi kendilerine tehdit olarak gören İslam devletleri ve bu devletlerin denetlediği sermaye gücü.

* * *
Bu üç büyük gücün desteğiyle, adeta olanaksız gibi görünen iki gelişme sağlandı:
  1. Antiemperyalist, Anti-Amerikan İslamcı cemaatten, iktidar yemlemesi ile, emperyalizmin emrinde, Amerikanın izinde bir İslamcı parti yaratıldı ve iktidara getirildi. 
  2. Bu operasyon sırasında, kendilerine "liberal" etiketi yapıştırmış olanlarla Amerikancı çizgideki İslamcılar yani AKP arasında "Küreselleşme" hedefine yönelik ittifak sağlandı.

Oysa bu ittifak daha baştan sakattı:

Siyasal İslam'ın Amerikancı olması çok güçtü.

AKP bunu tabanına kabul ettirmekte zorlanacaktı.

Yine Siyasal İslam'ın, "temelden karşı olduğu" Batı uygarlığını temsil eden AB'ye bağlanması daha da zordu.

AKP, muhafazakârlığın ötesinde, dinciydi.

Özgürlükçü değil, dinci düzenlemeler yapıyordu.

Nitekim AKP iktidarı uzadıkça, bu çelişkiler keskinleşti, belirginleşti, üstlerinin örtülmesi zorlaştı.

Hiç kuşkusuz kendilerine "liberal yaftası" yapıştıranların arasında da namuslu insanlar vardı.

Gerçek bazen bu kadar yalındır!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 17 Haziran 2019

Valid HTML 4.01 Transitional