Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

AZGELİŞMİŞLİĞİN AHLAKI
(AHLAKSIZLIĞI)

Üç hafta önce bu sütunda "Niçin Dışardan Yönetiliyoruz?" diye sormuştum.

İlk yazımda bu sorunun yanıtının "Çünkü içerden yönetilemiyoruz" olduğunu belirtmiştim.

İkinci yazımda içerden yönetilememizin nedenlerinin, azgelişmişlik ve emperyalizm olduğunu söylemiştim.

Azgelişmişliğimizin sonuçlarını ve biri Batı, öteki Arap emperyalizmi olarak iki emperyalizmin etkilerini irdelemeye çalışmıştım.

Bugün üçüncü yazıyı yazıyorum.

Bu yazıda azgelişmişliğin ahlakı, ya da daha doğru bir deyimle "ahlaksızlığı" üzerinde durmaya çalışacağım.

* * *

Toplumların ahlak düzenleri, içinde bulundukları üretim ilişkilerine göre biçimlenir.

Örneğin din-tarım nitelikli feodal toplumlardaki ahlak düzeni feodal ahlaktır.

Kentsel endüstri toplumlarındaki ahlaka, kentsel-endüstriyel ahlak diyoruz.

Feodal ahlak, toplumdaki yönetici sınıf olan toprak ağaları ve din adamları ile yönetilen sınıf olan köylüler arasındaki ilişkileri düzenler.

Din-tarım toplumlarındaki birlikte yaşama koşullarını belirler.

Doğal olarak din kaynaklıdır.

Kentsel-endüstriyel ahlak, yönetici sınıf olan sermayedarlar ile işçiler arasındaki ilişkileri düzenler.

Kent toplumlarındaki birlikte yaşama koşullarını belirler.

Din kökenli feodal ahlak kurallarının gelenek ve göreneklere ilişkin olanlarının bir bölümünü korumakla birlikte, laik, demokratik, hukuk kurallarını belirleyen anayasalardan güç alır, medeni hukuk, ticaret hukuku, ceza hukuku ile desteklenir ve pekiştirilir.

* * *

Her ahlak sistemi kendi içinde tutarlıdır.

Örneğin feodal ahlakta, dine, aileye, aşirete, ağaya bağlılık, vefa, sadakat, gibi kavramlar bu ahlakın temel direkleridir.

Örneğin kentsel-endüstriyel ahlakta, başkalarının zamanına, haklarına ve inançlarına saygı, ortak iş yapma ve yaşama, laiklik, demokratiklik gibi değerler bu ahlakın esaslarını oluşturur.

* * *

Henüz gelişmelerini tamamlayamamış, azgelişmişlik sürecinde kapana kısılmış ülkelerde insanlar, feodal değerlerden kopmuş ama kentsel-endüstriyel değerli yeterince benimseyememiştir.

Feodal değerlerden koptukları için, ne vefa, ne sadakat, ne din, ne iman, ne ağa, hatta ne de aile ve aşiret artık önemlidir.

Buna karşılık kentsel-endüstriyel düzenle yeterince bütünleşemediklerinden ne başkalarının hakları ve inançları, ne ortak yaşam, ne zamanın değeri, ne laiklik, ne demokratiklik, ne hukuk, ne de anayasa önemlidir.

Feodal değerlerden kopmuş, kentsel-endüstriyel değerleri benimseyememiş kişilerin bir tek değeri vardır:

Para!

* * *

Turgut Özal'ın "Ben Müslümanın zenginini severim, benim memurum işini bilir, Anayasa bir defa delinmekle bir şey olmaz" sözleriyle teşvik ve istismar ettiği, Türkiye'ye yerleştirmeye çalıştığı ahlak düzeni işte budur.

Bu ahlak düzeninde politikacılar ülke çıkarlarını değil ceplerini, entelektüeller fikir namusunu değil iç ve dış egemen güçlerle ilişkilerini, vatandaş da bu durumda vatanı ve milleti değil, (haklı olarak) geçimini düşünür.

Bugünkü iktidar partisi AKP'nin, gelir dağılımını bozan, yandaşlarına çıkar sağlayan, emperyalistlerin emrinde yürütülen ekonomik ve mali politikalar izlemesine karşın, oy avcılığı yapmak için, seçmene sadaka kabilinden yaz ortasında kömür ve erzak dağıtmasının temelinde yatan öge, bu ahlakın (ahlaksızlığın) siyasette istismarıdır.

Ona destek veren entellektüellerin tutumu da aynı ahlak (ahlaksızlık) değerlerini yansıtmaktadır.

İşte Türkiye'nin içten yönetilemeyişinin en önemli nedenlerinden biri bu toplumsal ahlak (ahlaksızlık) düzenidir.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 9 Aralık 2019

Valid HTML 4.01 Transitional