Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

DİNCİLİK VE MİLLİYETÇİLİK KOMPLO TEORİSİNİ DESTEKLİYOR

 

Geçen hafta bu sütunda Türkiye'nin dörde bölünmesini öngören bir komplo teorisinden söz etmiş ve Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarı'nın ulus-devlet konusundaki uyarılarının bu teoriden etkilenip etkilenmediğini sorgulamıştım.

Doğrusu bu teorinin somut sonuçların bir hafta içinde ortaya çıkacağını düşünmemiştim.

* * *

Pek çok kişi, bu teorinin uluslararası temelinin çok geçerli olduğunu, Sovyetlerin çökmesinden sonra Balkanlar, Kafkaslar ve Ortadoğu bölgelerinde olup bitenlerin bunu açıkça gösterdiğini söyledi.

Peki ama, uluslararası temeller geçerli de olsa bu komplo teorisi Türkiye'ye nasıl uygulanabilirdi ki?

Türkiye'nin etrafı "ateş çemberi" ile çevrili de olsa, ABD komşu Irak'a yerleşmiş de bulunsa, Doğu'da ve Güneydoğu'da etnik bir ayrılıkçı ayaklanmanın kıvılcımları Amerikan işgali altındaki Kuzey Irak'tan desteklenerek devam etse de, dünya devletleri birbiri ardından Ermeni Soykırımı'nı kabul eden yasa tasarılarını kabul etseler de, Lozan'dan beri (Kıbrıs'taki hukuksal dayanakları geçerli olan ve oradaki Türklerin canlarını kurtaran yerel harekat hariç) barış içinde yaşayan Türkiye Cumhuriyeti nasıl bölünecekti?

* * *

Siyasal bölünmenin temelleri kültürel (farklılıklarda değil) ayrılıkçılıkta yatar:

Dili, dini, mezhebi, ırkı, milliyeti, farklılıkları vurgulayarak ayrılıkçılık amacıyla gündeme getirdiniz mi, Küresel Yeni Dünya Düzeni'nde bunun gideceği yer siyasal özerklik, yani ulus devletin sonudur.

Bunu ister çoğunluk adına "birlik beraberlik" için yapınız, isterse azınlık adına "haklar" için yapınız, dinci ve milliyetçi ideolojiler son tahlilde ayrılıkçı işlev görür.

* * *

Türkiye'de dini, mezhebi, ırkı, milliyeti politikada kullanmanın sonu kaçınılmaz olarak kamplaşmalar, ayrılıkçı eğilimlerin güçlenmesi ve Türkiye Cumhuriyeti'nin bölünmesi olacaktır.

* * *

Hrant Dink'in katili, tetiği çeken kim olursa olsun, dinci, mezhepçi, ırkçı, milliyetçi, yani Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını kimlik bağlamında birbirine düşüren politikalardır.

Nitekim yakalanan zanlının kimliği ve ilişkileri (şimdilik de olsa) dinci-milliyetçi çizgiyi işaret etmektedir.

* * *

Dışardan da önemli bir siyasal, kültürel ve parasal destek alan ayrılıkçı akımlar ve suçlamalar ülkemizde gün geçtikçe güçlenmektedir:

Alevi-Sünni ayrılığı sürekli gündemde tutulmakta, Alevi kardeşlerimiz Sünni baskısı altına alınmaya çalışılmaktadır.

Türk-Kürt farklılığı ayrılıkçı etnik terör bağlamında vurgulanmaktadır.

Toplum din ekseninde örgütlendikçe, Müslüman olmayan vatandaşlarımız üzerindeki baskı artmaktadır.

Anti-semitik bağlamda Yahudi düşmanlığı körüklenmekte, örneğin artık hiçbir toplumsal gerçekliği ve geçerliliği kalmamış olan Sabetayistlik (Selaniklilik veya dönmelik) üzerinde, içi yalanlarla dolu ciltlerce kitap yayınlanmaktadır.

Bütün bunların üzerinde, AKP iktidarı sırasında artık rejimi iyice tehdit eder hale gelen dinci siyasal örgütlenme ve eğitim, kendi içinde ve kendi başına bölücü bir işlev sahibi olmuş görünmektedir.

* * *

İşte Hrant Dink'in öldürülmesi, Türkiye Cumhuriyeti'nin karşı karşıya olduğu bütün bu bölünme eksenlerini içte ve dışta güçlendiren, derinleştiren bir etkiye sahiptir.

Cinayet zanlısının aşırı dinci-milliyetçi kimliği komplo teorisinin hangi kaynaklardan beslendiğinin bir işaretidir.

Bu cinayetle Türkiye Cumhuriyeti bölünmeye bir adım daha yaklaşmıştır.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 2 Aralık 2019

Valid HTML 4.01 Transitional