Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

CEMAATLEŞME SÜRECİ VE CUMHURBAŞKANLIĞI

Türkiye toplumdan topluluğa, cemiyetten cemaate, ulusaldan yerele, vatandaşlıktan müritliğe doğru, tarihin akışına, insanoğlunun uygarlaşmasına ve özgürleşmesine ters bir süreç yaşıyor.

* * *

Bu garip oluşumun ardındaki belirleyici ögeleri soğukkanlı bir biçimde çözümlemezsek, olayı anlamamız ve tabii sorunu çözmemiz olanaklı olmaz.

Tarihsel ve evrensel planda baktığımızda bu sürecin ardındaki ögeleri beş ana grupta toplamamız olanaklı görünüyor:

  1. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş döneminden gelen, Atatürk Devrimlerinin yeterince özümlenmemiş olmasından kaynaklanan özel ögeler.
     
  2. Çok partili dönemin plansız değişme ve gelişmelerinin yol açtığı düzensiz kentleşme. (kentlileşme değil.)
     
  3. Soğuk Savaş'ın bitmesinden sonra başlayan Küreselleşme döneminde Batı Dünyası'nın Sosyal Refah Devleti anlayışını terk etmesi ve Türkiye'nin de bu akımdan etkilenmesi.
     
  4. Çok partili düzenin, sahte bir demokrasi şemsiyesi altında dinci akımların güçlenmesine ortam hazırlaması.
     
  5. ABD ve AB'nin Türkiye'deki bu oluşumu desteklemesi.

* * *

1) Türkiye Cumhuriyeti, endüstrileşmeyi kaçıran Osmanlı İmparatorluğu'nun işgal edilmesi üzerine verilen bir Kurtuluş Savaşı ile kurulduğu için, bireyi özgürleştiren, toplumu çağdaşlaştıran süreçleri doğal biçimde yaşamadı; Atatürk Devrimleri ile bu süreçleri hızlı bir biçimde özümlemeye çalıştı.

Toplum, endüstrileşmenin meyvelerini toplayamadan, Atatürk Devrimleri tam anlamıyla özümlenemeden geçilen çok partili rejim, bu kültürel, hukuksal ve siyasal atılımın toplumsal ve ekonomik sonuçlarının feodal toplumu tam anlamıyla tasfiye etmesini engelledi.

Dolayısıyla ortam, geriye gidişe uygun niteliğini sürdürdü.

* * *
2) 1950 yılından sonra ivme kazanan, kırsal alanlardan kentlere göç, gecekondulaşma olgusunu yarattı.

Kentlerde yaşayan, feodal kültürden tam anlamıyla kopamamış ama kentlileşmeyi de gerçekleştirememiş, endüstri kültürüne eklemlenememiş büyük bir nüfus ortaya çıktı.

* * *

3) Kentle, endüstri kültürüyle bütünleşememiş gecekondu nüfusunun sorunlarını çözecek olan, bu nüfusu ulusal bütünlük içinde ele alarak onlara sosyal güvenlik, eğitim, sağlık, konut gibi hizmetleri sağlaması gereken ve fırsat eşitliğini gerçekleştirmesi beklenen Sosyal Refah Devleti, Küreselleşme aşamasında tüm dünyada terk edilirken, Türkiye'de de zayıflatıldı.

İnsanlar "gayri resmi örgütlerin" (günümüzde cemaatlerin ve tarikatların) eline bırakıldı.

* * *

4) Çok Partili düzende, demokrasinin altını oyan dinci akımlar, laiklik karşıtı oluşumlar, (kısacası tarikatlar ve cemaatler) demagojik nitelikli, popülizme dayalı, halk dalkavukluğu yapan bir oy avcılığı anlayışı içinde desteklendi, güçlendirildi.

Günümüzde iktidara da getirildi.

* * *

5) ABD, Büyük Orta Doğu projesi bağlamındaki "Ilımlı İslam Devleti" modeli ile, AB, kendisine ve çıkarlarına karşı oluşan ulusal direnişi kırmak için, din eksenindeki bu cemaatleşmeyi destekledi.

* * *

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bu sürecin bir temsilcisi ve bugünkü siyasal lideri olduğu için, kendisi veya işaret edeceği bir kişi Cumhurbaşkanı olmamalıdır; yoksa bu süreç Cumhuriyetin, demokratik, laik, sosyal hukuk devleti özelliklerini çökertecektir.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 19 Ağustos 2019

Valid HTML 4.01 Transitional