Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

DEMOKRASİ VE LAİKLİK KAVRAMLARININ
İÇLERİ BOŞALTILIRKEN

Amerikan işgali altındaki Irak'ta katledilen üniversite profesörlerinin sayısı üç yüz dolayında.

Türkiye'de katledilen çağdaş ve demokrat aydınların, yazarların, üniversite hocalarının sayısı da bir düzineyi aşmıştı.

* * *

Bir ülkenin varlığını nasıl ortadan kaldırırsınız?

Tabii önce askeri olarak onu dize getirirsiniz:

Yenerek veya bağımlı kılarak.

Ama bu yetmez.

Ekonomik olarak da onu bağımlı hale getirmeniz gerekir:

Ticaret ve borçlanma yoluyla bunu da gerçekleştirirsiniz.

Bu da yetmez.

Bir ülkenin entellektüel birikimi var olmaya devam ettiği sürece, onu hiçbir zaman tam anlamıyla yok edemezsiniz:

Entelektüel birikim, bu birikime dayalı tarih bilinci, ulus bilinci, bağımsızlık istenci, yurtseverlik duygusu, her an yeniden parlayabilecek bir direniş kıvılcımını hazır tutar.

Son aşama olarak, askeri ve ekonomik bağımlılığa ilaveten, o ülkenin entelektüel birikimini yok etmeniz gerekir.

Ya aydınları öldürerek.

Ya aydınları bağımlı kılarak.

Ya eğitim sistemini çökerterek.

Ya kavram kargaşası yaratarak.

Ya da bütün bunları hep birlikte yaparak.

* * *

Rejimin laik niteliğine mi saldıracaksınız?

Hemen yeni bir laiklik tanımı yaparsınız; laikliğin içini boşaltan, onu anlamsız kılan bir tanım.

Örneğin, "Laiklik, kamu alanında da inançların özgürce ifade edilmesidir" der ve laikliğin içini tümüyle boşaltırsınız.

* * *

Rejimin demokratik niteliğine mi saldıracaksınız?

Yine hemen yeni bir demokrasi tanımı yapar, demokrasinin içini boşaltır onu anlamsız kılarsınız.

Örneğin, "Demokrasi sandıktan çıkanların her kararının mukaddes olduğu, sadece çoğunluk iradesine dayalı bir rejimdir" dersiniz.

Böylece demokrasiyi bütün çoğunluk diktatörlüklerinden ayıran başta muhalefet özgürlüğü olmak kaydıyla, tüm temel hak ve özgürlükleri yok sayar, rejimi tahrip edersiniz.

* * *

Yeni tanımlamalarla yeterince kavram kargaşası yaratamadıysanız, tahrip etmek istediğiniz kavramın karşıtlarını da o kavramın kapsamı ve tanımı içine alır, böylece akılları iyice karıştırırsınız.

Birlikte var olması olanaksız varlıkları birbirleriyle tanımlarsınız:

"Yaşayan ölü" gibi oksimoron cümleler kurarsınız.

Örneğin, "İran'da şeriatçı demokrasi var" dersiniz.

"Stalin'in rejimi de halk demokrasisiydi" dersiniz.

Hızınızı alamazsınız, faşizmi de demokrasi tanımı içine sokar, "İtalya'da Mussolini zamanında da korporatif demokrasi vardı" dersiniz.

* * *

Türkiye'deki demokratik ve laik rejimi kendi amaçlarına uygun olarak İslami ilkelere göre yeniden düzenlemek isteyenler ve onlara destek verenler, bir yandan aydınları öldürerek ve baskı altında tutarak, öte yandan eğitim sistemini yozlaştırarak, son olarak da temel kavram ve terimlerin içlerini boşaltarak Türkiye'nin entelektüel birikimini ortadan kaldırıyorlar.

* * *

Aslında yapılacak iş, bize demokrasi diye dayatılmak istenen, lider diktatörlüğü, temsil adaletsizliği ve kurumlaşmış yağma ile sakatlanmış ve hızla dinci eksene kaydırılan "cici rejimin" içini gerçek demokratik ve laik uygulamalarla doldurmanın tartışmasını başlatmaktır.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 9 Aralık 2019

Valid HTML 4.01 Transitional