Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

TÜRKİYE "KIRK KATIR MI KIRK SATIR MI?" TUZAĞINA DÜŞMEMELİDİR.

Ünlü masalı bilirsiniz:

Sultan büyük bir suç işlemiş olarak karşısına getirilen kişiye sormuş "Kırk katır mı istersin kırk satır mı?"

Kırk satır ile idam edileceğini düşünen ve seçenek olarak kendisine kırk katır sunulduğunu sanan adam "Kırk katır!" demiş.

Bedeninin her bir parçası bir katıra bağlanan adam, ayrı yönlere giden katırların kırbaçlanmasıyla büyük acılar içinde parça parça olarak ölmüş.

* * *

Bush Yönetimi'nin Ortadoğu'da, İsrail ile birlikte giriştiği geniş harekat, radikal siyasal İslam'ı bir direniş çerçevesinde örgütledi.

Amerikan ve İsrail saldırılarına karşı, şeriatçı yönetim biçimlerini benimsemiş olan İslamcı örgütlerin direnişi ortaya çıktı.

Bir çok kişi Ortadoğu'daki bu savaşı "Emperyalizm mi Şeriat mı" biçiminde ifade etmek eğiliminde.

* * *

Tabii çelişki bu biçimde ifade edilince, İslam Şeriatçılarının kendi aralarında ortaya çıkan ve Irak'ta oluk oluk kan dökülmesine yol açan Sünni-Şii çatışması gölgeleniyor.

Hem Amerika'daki hem İsrail'deki hem de İslam Dünyası'ndaki aşırı dincilerin, yani hem Hıristiyan, hem Musevi hem de Müslüman köktendincilerin kendi varlıklarını ve tezlerini güçlendirdiği için körükledikleri bu ifade biçimi aslında sadece, Irak'ta hergün onlarca kişinin katledilmesine yol açan Sünni-Şii çatışmasını değil pek çok başka gerçeği de gizlemekte kullanılıyor:

Örneğin Amerikan yayılmacılığının, dünya stratejisi ve Ortadoğu petrolleri açısından izlediği saldırgan politikayı, din savaşları ekseninde ört bas etmeye yarıyor.

Örneğin Bush Yönetimi'nin ABD'deki iç politikada izlediği aşırı muhafazakar (ve hatta dinci) çizgiyi bile, "İslamcı faşistlerin saldırısı altındayız" sloganıyla gizlemeye hizmet ediyor.

Örneğin İsrail'in güttüğü aşırı saldırgan politikayı, İslamcı faşistlerin saldırısı var gerekçesiyle haklı göstermeye yarıyor.

Örneğin, direnişçi İslamcı güçlerin, başta kadın hakları olmak kaydıyla, tüm insan haklarına karşı bir biçimde, toplum yaşamında koyu bir İslam şeriatı uygulamasına başladıklarını gözlerden gizliyor. (Afganistan'da Sovyetleri yenen Taliban'ın kurduğu koyu Şeriatçı düzeni anımsayalım.)

* * *

Türkiye'nin bugün iki önemli ulusal sorunu var:

Biri sınırlarını ve güvenliğini tehdit eden etnik bölücülük.

Öteki rejimini ve yaşam biçimini tehdit eden şeriatçılık.

Türkiye bütün dünya sorunlarına ve Ortadoğu sorununa da bu iki önemli tehdit açısından bakmak zorunda.

Ortadoğu'daki savaş ne yazık ki bu iki büyük tehlike açısından da Türkiye'nin sorunlarına sorun katıyor:

Irak'taki Amerikan işgali, Türkiye'deki etnik bölücü terörün siyasal ve lojistik desteğini arttırmış görünüyor.

Amerikan işgaline karşı direnenlerin şeriatçı uygulamaları ve özellikle Sünni-Şii çatışması ise Türkiye'nin laik ve demokratik düzenine karşı olan tehditleri arttırıyor.

Dolayısıyla Ortadoğu'daki çelişkinin, savaşan karşıt güçler tarafından "Emperyalizm mi Şeriat mı" biçiminde formüle edilmeye çalışılması, Türkiye açısından "Kırk katır mı istersin kırk satır mı?" sorusuna dönüşüyor.

* * *

Sorunun çarpıtılmasının temelinde, Amerikalıların "Uygarlıklar Çatışması" adı altında pompaladığı "Dinler Savaşı" kavramı yatmakta. (Huntington'un kuramlarını ve Danimarka'dan başlayan karikatür krizini anımsayalım.)

Şeriatçılar da, işlerine geldiği için, bu çarpıtmayı pekiştiriyor.

Dünyayı yeniden Ortaçağ'a geriletecek olan böyle bir kavramlaştırma, herkesten önce Türkiye'yi zarara uğratacaktır.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 15 Nisan 2019

Valid HTML 4.01 Transitional