Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

İSYAN MI KİMLİK SORUNU MU?

Güneydoğu'daki olaylar gittikçe yayılıyor.

Önce Diyarbakır, sonra Batman, Siirt.

Büyük kentlerde kıpırdanmalar ve bomba olayları da başladı.

* * *
Soruları yanlış sorarsanız, doğru yanıtları alamaz, doğru teşhisleri koyamaz, sorunu çözemezsiniz.

Başlıktaki soru, bu olayın bir isyan mı, bir kimlik sorunu mu olduğu sorusu, yanlıştır.

* * *

Olayın tarafları, bir başka deyişle aktörleri çok fazla.

Devletler, kurumlar, kişiler, terör örgütleri, karışık, karmaşık, daha doğrusu karmakarışık bir oyunun içindeler.

Bir tarafta bir terör var; hedef Türkiye Cumhuriyeti.

Irak Devleti ve Irak'ın Kuzey Irak Özerk Bölgesi, sorunun tarafları arasında.

Tabii A.B.D., hem Washington, hem Bağdat hem de Kuzey Irak olarak devrede.

Avrupa Birliği, oyunun aktörleri arasında önemli bir yere sahip.

Ayrıca AB üyesi Danimarka, hem PKK'ya hem de onun yayın organı olan ve son olaylarda önemli bir rol oynayan Roj tv'ye destek veren bir ülke olarak nerdeyse başrol oyuncuları arasında.

Sorunun etnik özelliği açsından Suriye ve İran, bölgeye duyduğu ilgi dolayısıyla Rusya Federasyonu, Türkiye'yle ilgisi bakımından Yunanistan da devrede.

Türkiye'deki siyasal partileri ve onların genel başkanlarını saymıyorum.

Oyunun bireysel aktörleri de bir hayli kalabalık.

Başta Diyarbakır'ınki olmak üzere, bölgenin belediye başkanları devrede; tabii DTP'nin yöneticileri de.

İmralı'yı da ihmal edemezsiniz.

Bir de dağdakiler ve onların liderleri var.

Irak'ın Devlet Başkanı, Irak'taki Kürt Özerk Bölgesi'nin Başkanı, ABD Başkanı, ABD Dışişleri Bakanı, AB Komisyon Başkanı ve çeşitli komiserleri, Türkiye'nin Başbakanı ve İçişleri Bakanı doğrudan ilgili kişiler.

* * *

Olayın doğrudan doğruya Filistin-İsrail anlaşmazlığı, ünlü adı ile Ortadoğu Sorunu ile ilgisi var; bu siyasal ilgiyi, Amerika'nın Irak'taki varlığı, somut ilişkiye dönüştürmüş.

Böylece olay, Amerika'nın doğrudan dünya liderliği rolünün de bir parçası haline gelmiş.

Bu niteliği ile, bir dünya sorunu.

* * *

Olayın bir de tarihsel boyutu var.

Osmanlı İmparatorluğu'na, Birinci Dünya Savaşı'na, Anadolu'nun paylaşılmasına, Sevr Antlaşması'na, Türkiye'nin Bağımsızlık Savaşı'na, İngiliz Emperyalizmi'nin (ve ona sonradan katılan Amerika'nın) Anadolu ve Ortadoğu üzerindeki oyunlarına, petrol bölgelerinin denetimine ilişkin bir boyut bu.

* * *

Şimdi, bütün bu gerçekleri bir yana bırakıp, konuyu sadece bir isyan ya da sadece bir kimlik sorununa indirgemek bence aymazlıkların en büyüğüdür.

Olayın hiç kuşkusuz bir isyan boyutu vardır; çözülmelidir.

Bir de kimlik boyutu vardır; o da çözülmelidir.

Ama olaya, hem bir isyan hem de bir kimlik sorunu teşhisini birlikte bile koysanız yine yetersiz olacaktır.

Olay, tarihsel ve uluslararası jeostratejik boyutları olan, karışık, karmaşık, karmakarışık bir sorundur.

Türkiye, soruna bütün bu ögeleri dikkate alarak eğilmek ve sorun çözme kapasitesini kendi gücünde aramak zorundadır.

Bugünkü iktidarın bu yeteneği var mı dersiniz?


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 19 Ağustos 2019

Valid HTML 4.01 Transitional