Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

LAİKLİĞİN PÜF NOKTASI

21'inci yüzyıl Türkiyesi'nde hâlâ laikliğin tanımını tartışmamız utanç verici.

Ama ülkemde insanı çok daha fazla utandıracak olaylar da oluyor.

Örneğin, Başbakan, kararnamesi olmayan bir Merkez Bankası Başkanı adayının türbanlı eşinin konumunu, kocası sanki resmen aday gösterilmiş gibi, bir hafta boyunca kamuoyunda tartıştırmakta ve kendisi de bu tartışmanın ateşli bir tarafı olmakta bir sakınca görmüyor.

Laiklik tartışması ile türban sorunu birbirine bağlı.

* * *

Başbakanın laiklik anlayışı ile, tarihsel, toplumsal ve kuramsal yani bilimsel laiklik anlayışı birbirini tutmuyor.

Başbakan "Devlet laik olabilir, birey laik olamaz" diyor.

Oysa, tarih, toplum, kuram ve dolayısıyla bilim, "Birey, hangi inançta olursa olsun, laik de olabilir" diyor.

Başbakan, "türban" ya da "sıkmabaş" denilen başörtüsü biçiminin "inancın (Müslümanlığın) gereği" olduğunu ve bir "özgürlük sorunu" niteliği taşıdığını söylüyor.

Oysa sadece Türkiye'de değil, dünyada yaşayan milyonlarca Müslüman kadın ve erkek "türban" ya da "sıkmabaş" denilen başörtüsü biçiminin "dinin (Müslümanlığın) gereği" olduğunu ve bir "özgürlük sorunu" niteliği taşıdığını düşünmüyor.

* * *

Başbakan ve onun gibi düşünenler mi haklı, yoksa onlar gibi düşünmeyen milyonlar mı?

Bu sorunun yanıtını kim verecek?

Hakem kim? Nerede?

* * *

Biliyoruz ki aynı dinden olan farklı mezheplerin ve değişik ülke halklarının dinlerini yaşama biçimleri birbirlerinden farklı.

Örneğin, Suudi Arabistan'ın, İran'ın, Libya'nın, Türkiye'nin yani bu ülkelerde yaşayan Müslümanların din uygulamaları birbirinden değişik.

Hakem kim? Nerede?

* * *

Peki, zaten bir din mensuplarının hangi kurallara uyacağı bile tartışmalıyken, bir de din ilkeleri ile devlet ilkeleri çatışırsa ne olur?

Yanıt laiklikte:

Laik ve demokratik ülkelerde, tek bir dinin ilkeleri, devlet yönetimine egemen kılınamaz.

Çünkü devlet bütün dinlere, mezheplere, inançlara ve inançsızlara aynı uzaklıktadır ve hepsini korur.

* * *

Ama laikliğin "püf noktası" burada değildir.

Laikliğin "püf noktası", devletin asıl, belli bir inancın sahiplerini, o inancın lideri olduğunu iddia edenlerin baskısından korumasıdır.

Asıl demokrasi, asıl laiklik, asıl "özgürlük sorunu", herkesin inancını, bir siyasal ya da dinsel liderin emirlerine göre değil, kendi özgür iradesine, vicdanına göre yaşayabilmesidir.

* * *

İnanç konularında hakem, inanç sahibinin vicdanıdır:

Çünkü davranışlarının hesabını o verecektir, tek başına!

İşte laikliğin "püf noktası", bireye bu özgürlüğün tanınmasıdır.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 22 Nisan 2019

Valid HTML 4.01 Transitional