Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

YEŞİL KUŞAK'TAN KARİKATÜR KRİZİNE

 

Dünyada ve Türkiye'de olup bitenleri, tarihsel bir çerçeve içine oturtmadıkça, siyasal, ekonomik, toplumsal süreçleri anlamadıkça, kavramamız olanaklı değildir.

Tarihsel çerçeveyi düşünmeden, toplumsal, siyasal ve ekonomik süreçleri dikkate almadan ne dünyadaki Bush iktidarını, ne Avrupa Birliği ülkelerinde ortaya çıkan ve Müslümanları tedirgin eden karikatür krizini ne de Türkiye'deki AKP yönetimini ve bu yönetimin yaptıklarını algılamamız olanaklıdır.

* * *

Günümüz dünyası ve Türkiyesi, "Küreselleşme" denilen bir olgunun etkisinde yönlendirilen olayların egemenliğinde yaşıyor.

"Küreselleşme" olgusunu doğuran yakın tarih süreci ise, Sovyetler Birliği'nin çökmesi, yani Soğuk Savaş'ın sona ermesidir.

Bugün "Küreselleşme" adı altında dünyayı ve Türkiye'yi pençesine almış olan olgu, doğrudan doğruya, Soğuk Savaş döneminde yapılan siyasal yatırımların, uygulanan ideolojik yönlendirmelerin, planlanan projelerin, kurulan örgütlerin ve gerçekleştirilen eğitimlerin birikimi olarak ortaya çıkmıştır.

Soğuk Savaş döneminde Batı dünyası Amerika'nın önderliğinde, Sovyetler Birliği'ne karşı dinci ve milliyetçi ideolojileri pompaladı, Müslümanlığı, Hıristiyanlığı siyasal olarak yönlendirdi, radikal İslam'a dayalı şeriatçı aşiret diktatörlüklerini destekledi, Komünist işgallerle ve iç isyanlarla mücadele için dinci ve milliyetçi çizgide gerilla örgütleri kurdu.

Sovyetler Birliği'ni kuşatmak için Batı'da NATO'yu, Güney'de CENTO ve SEATO'yu, yani İslami ağırlıklı ülkelerden oluştuğu için "Yeşil Kuşak" denilen ittifakları yarattı; dünyayı bu kuruluşlar aracılığıyla yeniden yapılandırdı.

Türkiye de 1945'ten sonra, Sovyet isteklerinin korkusuyla Batı'ya yanaşınca, bu modelin "ileri karakolu" konumunda, bütün bu oluşumlardan en çok etkilenen ülke oldu.

Sonuç itibarıyla, bugünkü dünyanın ve Türkiye'nin yüz yüze olduğu sorun ve çelişkilerin çoğunu, Soğuk Savaş döneminde Amerika'nın öncülüğünde yapılandırılan uluslar arası konjonktür yarattı.

* * *

Bizim Cumhuriyet'in Dış Haberler Servisi çok güzel bir işe imza atarak, Filistin Halk Kurtuluş Cephesi Üyesi Dr. Meryem Ebu Dakka ile Ortadoğu'daki son durumu değerlendiren bir konuşma gerçekleştirdi.

30 yıldır Ortadoğu'da fiilen belirleyici rol oynayan Amerika'yı bozguna ve şaşkınlığa uğratan, Filistin seçimlerinden Hamas'ın zaferle çıkmasını, "Kendim ettim, kendim buldum" biçiminde açıklamak gerektiği, Ebu Dakka'nın şu sözlerinden açıkça anlaşılıyor:

"Hamas 1970'lerdeki yeşil kuşak ve gerici İslam akımının desteklenmesinin bir ürünüdür."

Ebu Dakka'nın Sovyetler'in çöküşünden sonra Küreselleşen dünya konusunda söyledikleri de şöyle:

"Sovyetler Birliği ve sosyalist sistemin çöküşü, tüm dünyada solun gerilemesi, İran'da yaşananlar ve en önemlisi emperyalizmin medya aracılığıyla yaptığı yönlendirmeler, insanları ilahi güçlere yöneltti. Emperyalizmin sola karşı ideolojik saldırısı, insanların beynine yönelik tahrip yöntemleri, ki bunların en çarpıcı olanı sivil toplum örgütleridir, solun kimi kadrolarını maddi olanaklar sunarak kendi safına çekmesi gibi gelişmeler de ihmal edilmemeli."

* * *

11 Eylül 2001'de Amerika'ya yapılan El Kaide saldırılarının felsefi ve ideolojik alt yapısını, "Uygarlıklar Çatışması" adı altında yine bir Amerikalı Profesörün, Harvard'lı Samuel P. Huntington'un oluşturduğu unutulmamalı.

Benim aklımı kurcalayan, Amerika'ya göre çok daha laik ve demokratik bir yapı taşıyan AB, yine Amerika'nın etkisi ve yönlendirmesiyle, Müslümanları rencide eden Hz. Muhammed hakkındaki çizimlerin yol açtığı son karikatür krizi dolayısıyla, "Uygarlıklar Çatışması" senaryosunda kendisine biçilen İslam karşıtı ve Amerika'nın dünya egemenliği oyununa uygun olan yeni bir role mi soyunuyor kuşkusu.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 22 Nisan 2019

Valid HTML 4.01 Transitional