Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

MİLLİLİK, MİLLİYETÇİLİK, BİLİM VE YARGI

Türkiye kendi bacağına ateş etmekten zevk alıyor galiba:

Boğaziçi ve Sabancı Üniversiteleri'nin düzenlediği ünlü "Ermeni Konferansı"nın yargı kararıyla ertelenme çabasından söz ediyorum.

Bir zamanlar "Polis üniversiteye girer mi, giremez mi?" diye saçma sapan bir tartışma yaşamıştık.

Tartışma "saçma sapandı" ama o zamanın siyasal ortamında, "Üniversite özerkliği" kavramı üzerine oturtulmak istendiği ve gündemde önemli bir yer tutan öğrenci eylemleri çerçevesinde öne sürüldüğü için, uzun süre devam etmişti.

Şimdi aynı saçmalıkta bir "Ermeni Konferansı" tartışması yaşıyoruz.

"Ermeni tezlerine yakınlık taşıyan görüşlerin egemen olduğu bir Konferans üniversite çatısı altında yapılsın mı yapılmasın mı" tartışması bu.

"Yapılsın" diyenler konuyu "Üniversitenin bilim özgürlüğü" bağlamında ele alıyorlar; "Yapılmasın" diyenler de olaya "Tek taraflı görüşlerin sunulduğu bir bilimsel konferans olmaz" diyerek tepki gösteriyorlar.

Neyse sonunda konferans yapıldı da bu yapay sorun aşıldı.

Tabii konferansın yapılması tartışmaları bitirmeyecek, tam tersine daha sert bir biçimde bir başka düzeye taşıyacak, çünkü kamuoyu daha "Katliam" ile "Soykırım" arasındaki farkın bilincinde bile değil.

Örneğin bu bağlamda Orhan Pamuk'un söylediği "Biz bir milyon Ermeni'yi ve otuz bin Kürt'ü öldürdük" sözü bile anlamlı değil, çünkü sayılar saptırılmış ve öldürülen Türkler dikkate alınmamış bile olsa, esas sorun kaç kişinin kim tarafından öldürüldüğü değil, Osmanlı döneminde ölen ve öldürülen Ermenilerin bir 'soykırım' bağlamında öldürülüp öldürülmedikleri.

Neyse, benim bugün asıl üzerinde durmak istediği nokta, "bilimsel tartışmalarda" millilik ve milliyetçilik yaklaşımıyla, yargının milli ya da milliyetçi olması.

"Milli" öz Türkçe'de, "ulusal" sözcüğü ile ifade edilir, "bir millete ait" demektir; "milliyetçilik" de "bir millete ait olandan yana tavır koymak" anlamına gelir ve öz Türkçe'de "ulusalcılık" terimi ile ifade edilir.

Bilimin millisi, ya da milliyetçisi olmaz.

Çünkü bilim evrenseldir.

Siz "Milli bir Fizik" düşünebiliyor musunuz?

Örneğin, yer çekimi yasasının yalnız Türkiye'de farklı işlediğini öne sürebilir misiniz?

Aynı şey Toplumbilim, yani Sosyoloji için de geçerlidir.

Sadece Türkler için geçerli olan, yalnızca Türkiye'ye özgü olan Toplumbilim kuralları olamaz; bütün insanlık için geçerli olan kurallar, Türkiye'nin ya da Türklerin toplumsal davranışlarını açıklamakta da kullanılır.

Burada, "bilimsel sonuçların" yani Fizik ya da Toplumbilim yasalarının, ulusal çıkarlar için kullanılmaları yani "uygulama" ile bu yasaların bulunması anlamına gelen "bilimsel üretim" birbirine karıştırılmaktadır.

Bilim evrenseldir, millisi, ya da milliyetçisi olmaz, ama vardığı sonuçlar, milli ya da milliyetçi amaçlarla kullanılabilir.

Buna karşılık yargı sürecinin de bir parçasını oluşturduğu bir hukuk sisteminin millisi de olabilir milliyetçisi de.

Bu tamamen o sistemin hangi felsefe, hangi temel ilkeler üzerine kurulduğu ile ilgili bir durumdur.

Bizim hukuk sistemimiz bugün, AB ile olan ilişkiler çerçevesinde "milliyetçi kokular da taşıyan milli hukuktan uluslararası hukuğa doğru" bir evrim geçirmektedir.

Ermeni soykırımı konusundaki tartışmalar ise tüm dünyada ne yazık ki bilimsel değil, siyasal bir yaklaşımla ele alınıyor ve hukuk platformuna oturtularak karşı görüşleri yasaklayan yasalarla yönlendirilmek isteniyor, üstelik de bu iş "uluslararası hukuk sistemleri" içinde yapılıyor.

Çeşitli parlamentoların "Ermeni soykırımı vardır" diye karar alması ve aksi görüşün savunulmasını yasaklaması o ülkeler adına bir yüz karasıdır.

Türkiye'nin tarihe, bilimin ışığında bakmaktan korkmadığını herkese göstermek, bu konuda yanlış yapanlara verilecek en iyi yanıt, izlenecek en iyi stratejidir diye düşünüyorum.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 19 Ağustos 2019

Valid HTML 4.01 Transitional