Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

MURAT KARAYALÇIN'IN UFKU

 

Sevgili okurlarım, geçen hafta SHP lideri Murat Karayalçın ve arkadaşları ile, Cumhuriyet yazarları olarak bir yemek yedik.

Çok samimi geçen ve uzun süren yemekte pek çok siyasal, toplumsal ve ekonomik sorun konusunda düşünce alış-verişinde bulunduk.

Bugün bu yemekte edindiğim izlenimleri sizlere aktarmak istiyorum.

Murat Karayalçın tam bir demokrat.

Hangi sorunu gündeme getirirseniz getirin, ilk sözü "Katılımcı çözüm" oluyor.

Partisini de, parti içi demokrasi kurallarına göre düzenlemiş.

Ayıca kamuoyu açısından da çok fazla öne çıkmamaya, daha çok arkadaşlarını konuşturmaya çalışıyor.

Hemen hemen her ülke sorunu hakkında "atelye" adını verdiği özel çalışma grupları kurmuş; bu sorunlar üzerinde uzun uzun çalışılmış akılcı ve bilimsel çözümler üretilmiş.

En büyük yakınması, ülke politikasının AKP-CHP parantezinin ipoteğine alınmış olması.

Örneğin TÜPRAŞ gibi TELECOM gibi, ERDEMİR gibi şirketlerin özelleştirilmelerine karşı.

CHP'nin bu konularda "Müşteri kızıştırarak fiyat arttırmaya çalışması" dışında hiçbir şey yapmadığını düşünüyor.

İktidar ve ana muhalefet partilerinin işbirliğiyle, kendi partisine devlet yardımı yapılmasını engelleyen yasanın Meclis'ten hemencecik geçirilmesini bir türlü hazmedemiyor; "Bir otobüsümüz bile yok" diyor.

Genel anlamda Türkiye'de siyasetin "din ve dil" üzerine yapıldığını belirterek buna karşı çıkıyor.

Dinci ve ayrılıkçı etnik çizgide siyaset yapılmasını ülke çıkarlarına aykırı görüyor.

İçerikleri boş genel sloganlar yerine somut çözüm önerilerinin tartışılmasını istiyor. "Biz örneğin yoksulluk gibi, özelleştirme gibi, tarımda reform gibi özel sorun alanlarına ilişkin çözüm projeleri ürettik, bunları tartışmak istiyoruz" diyor.

Tarihsel olarak 1980 askeri darbesinin ve bu darbenin ürünü olan 1982 Anayasası'nın Türkiye Cumhuriyeti'nin temel uzlaşma alanlarını zedelediği kanısında.

"1982 Anayasası, dinci ve ırkçı ayrımcılık yapılmaması konusundaki Cumhuriyet'in temel mutabakatını zedelemiştir; Cumhuriyetimizi dinci ve ırkçı çizgide geriye götüren hükümler getirmiş, sorunlar da bundan sonra tırmanışa geçmiştir" diyor.

SHP'nin, Kürtçü olmayan Kürtleri ve Türkçü olmayan Türkleri, yani ırkçılık ve ayrılıkçılık yapmayan tüm vatandaşları bir araya getirebileceğine inanıyor.

Dincilik sapmalarının laik düzenin korunmasıyla, ayrılıkçı etnik eğilimlerin ise "birlikte yaşamak isteyen vatandaşların uzlaşmasının (o 'mutabakatının' diyor) aktif politikaya katılımcı bir biçimde yansıtılmasıyla" çözüleceğini düşünüyor.

* * *

Karayalçın'ı dinlerken, üniversitede bir siyaset bilimi hocasının dersinde zannediyor insan kendini:

Her sözcüğü özenle seçilmiş sloganlar, her önerisi dikkatle hazırlanmış projeler...

Çevresinde, bir bölümü yeni, bir bölümü eski, ama hepsi demokrasiye, katılımcılığın tılsımına inanmış siyasetçiler var.

Peki bütün bunlar SHP'nin yükselmesine, solda yeni bir umut olmasına yetecek mi?

Bunu şimdiden kestirmek olanaksız.

İdeolojisi, örgütsel yapısı, programı, liderliği özenle hazırlanmış, heyecanlı ve inanmış yöneticilere sahip bir parti ile karşı karşıya olduğumuz kesin.

Ama bu özellikler bir partinin seçmen gözünde "umut" olmasına yetmiyor.

"Umut" olmak için iktidara (hiç olmazsa koalisyon ortağı olarak) yürümek gerek.

Ayrıca, gerek Türkiye'de gerekse dünyada, "Kitlelerle diyalog kurma", "Karizmatik liderliğe bağlı" bir işlev.

Karayalçın'ın bu işlevi yerine getirip getiremeyeceğini ve SHP'nin iktidar adayı olup olamayacağını zaman gösterecek.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 9 Aralık 2019

Valid HTML 4.01 Transitional