Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

BURJUVAZİ'NİN İSLAMCILAŞTIRILMASI VE ARAP SERMAYESİ

29 Ağustos tarihli Hürriyet, Türk Telekom ihalesini kazanan Saudi Oger'in Başkan Yardımcısı Muhammed Hariri'nin sözlerine yer verdi; haberin başlığı şöyleydi:

"Telekomu'u almamızda AKP'nin İslami yönünün de etkisi var."

Haberde Hariri'nin, şu sözleri aktarılıyordu:

"Yatırım kararı alırken bizim için asıl olarak politik ve ekonomik istikrar önemlidir. Ancak AKP'nin islami referansı güçlü bir parti olması yatırım kararımızı vermemize yardımcı olmuştur."

Sanıyorum, bizzat Hariri'nin ağzından verilen bu haberdeki "İslami vurgu", benimle birlikte pek çok kişinin ve haber kaynağının da dikkatini çekmiş ki, ertesi gün bu haberi "açıklayan" ikinci bir haber çıktı yine Hürriyet gazetesinde.

Bu haberde "Saudi Oger'in Başkan Yardımcısı Muhammed Hariri, Türk Telekom'a yapılan yatırımda mevcut hükümetin 'islami yönünün' değil, Türkiye'deki ekonomik ve siyasi istikrarın asıl etkiyi oluşturduğunu bildirdi. Türk Telekom yatırımına ilişkin sözlerinin maksadı aşan bir şekilde yorumlandığını belirten Hariri, Türk ekonomisine olan inançları nedeniyle yatırımlarını devam ettirmek istediklerini söyledi." deniliyordu.

Saudi Oger'in kurucusu geçen Şubat'ta, kimliği bilinmeyen kişilerce öldürülen eski Lübnan Başbakanı Refik Hariri.

Sevgili okurlarım, Refik Hariri'nin yaşam öyküsü ve ölümü filmlere ve romanlara konu olacak kadar ilginç, karmaşık ve heyecan verici, keşke yerim olsa da tüm öyküyü size aktarabilsem.

Neyse çok çok kısa bir özet yapayım:

1944 yılında Lübnan'da Sünni bir çiftçi ailesinin çocuğu olarak doğuyor, yirmibir yaşında muhasebe eğitimini yarıda keserek Suudi Arabistan'a göç ediyor; bu sırada Habaş'ın Filistin Kurtuluş Cephesi adlı örgütünün önde gelen savunucularından.

Suudi Arabistan'da, çok renkli serüvenlerden sonra zengin oluyor, 1970'lerin sonunda Fransız dev şirketi Oger'i satın alıyor.

Lübnan'da finans sektöründe, inşaatta büyük yatırımlar yapıyor, en büyük gayrimenkul sahiplerinden biri haline geliyor.

Suudi Arabistan'ın desteğiyle Lübnan'daki durumun düzeltilmesi için düzenlenen uluslar arası müzakerelere katılıyor ve bundan sonra Suriye ile birlikte hareket ederek, Lübnan üzerindeki ekonomik egemenliğine bir de büyük bir siyasal güç ekliyor; Suriye'nin 1990'da Lübnan'ı işgaline destek veriyor, 1992'de seçimleri kazanarak Başbakan oluyor, hükümetinin en önemli görevlerine şirketinin elemanlarını atıyor:

1998'de ekonomi, krize giriyor, işler bozuluyor ve Hafız Esad'ın ölümünden sonra iktidara gelen Beşar Esad artık Hariri'yi desteklemiyor, böylece birinci Başbakanlık dönemi son buluyor.

2000 yılında seçimleri kazanan Hariri yeniden Başbakan oluyor, bir yandan Suriye ile olan ilişkilerini sürdürürken öte yandan bozulmuş olan ekonomik durumu düzeltmek için IMF'nin ve Dünya Bankası'nın yardımını almaya başlıyor.

Fakat artık işler zor; İsrail'e karşı saldırılarını sürdürmekte olan Hizbullah'ı destekleyen Suriye ile bu saldırıların durdurulmasını isteyen Batı arasında sıkışıp kalıyor.

Sonunda Amerika'ya yakınlaşan Hariri'nin Suriye ile arası bozuluyor (ama tabii bu arada servetini büyütmeye devam ediyor); en sonunda da kimin sorumlu olduğu bilinmeyen bir suikastla öldürülünce fatura Suriye'ye çıkarılıyor ve Suriye Lübnan'dan askerlerini çekmek zorunda kalıyor.

İşte bu Refik Hariri, Türkiye'ye, telekomünikasyon sektörüne yatırım yapmaya karar veren kişi.

Dubai'de Oger Telecom şirketini kuruyor, önce Telsim'le ilgileniyor, sonra Türk Telekom ihalesine giriyor ve kazanıyor.

Oger Telecom'un üst şirketi olan Saudi Oger'in Başkan Yardımcısı Muhammed Hariri, Refik Hariri'nin kardeşi.

Haririler ile Başbakan Tayyip Erdoğan'ın ilişkisi de ilginç:

2004 yılında Ocak ayında Cidde Ekonomik Forumu'na giden Erdoğan, Refik Hariri ile görüşüyor. Öldürülmesinden sonra da, 2005'in Haziran ayında Lübnan'ı ziyaretinde, Hariri'nin kabrine ve ailesine de giderek başsağlığı diliyor.

Öykünün buraya alamadığım ayrıntıları çok daha ilginç.

Ama böyle bir şirketin, Türkiye'ye gelmesinin ve "iletişim" alanını kontrol etmesinin sadece ekonomi değil, siyaset ve istihbarat alanlarındaki müthiş sonuçlarını siz tahmin edebilirsiniz.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 19 Ağustos 2019

Valid HTML 4.01 Transitional