Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

İDEOLOJİ VE TERÖR KONUSUNDA İKİ ÖNEMLİ NOKTA

Küreselleşmenin kuramını iki Amerikalı yazar yaptı:

Francis Fukuyama önce, Sovyetler Birliği'nin çökmesiyle artık insanlık tarihinin evriminin sona erdiğini belirterek, "tarihin bittiğini" ilan etti.

Daha sonra "Devlet İnşası" adlı son kitabında ulus devletlerin "Küreselleşme" süreci sonunda yok olmayacaklarını, yok olmamaları gerektiğini, çünkü ulus devletler olmazsa, dünyanın, terör, yoksulluk, insan ve uyuştururcu ticareti olarak üç önemli sorunla baş edemeyeceğini iddia etti.

Samuel P. Huntington ise, Batı uygarlığının, çöken Sovyetler Birliği yerine önce İslam uygarlığı sonra da Çin uygarlığı tarafından tehdit edileceğini belirtti.

Bu iddiasının altında, her uygarlığın ancak bir tehditle karşılaştığında gelişeceği, tehditsiz yaşayan uygarlıkların laçkalaşacağı ve rehavete kapılıp, güçsüzleşecekleri konusunda Toynbee'nin geliştirdiği tarih tezi yatıyordu.

Nitekim "Biz Kimiz" adlı son kitabında, 11 Eylül 2001 saldırısının, Batı uygarlığının lideri olan Amerika'daki "ulusal bilinci" geliştirmek gibi bir işlev yaptığını vurgulayarak tezini kanıtlamaya çalıştı.

Aslında insanlık, binlerce yıllık tarihinde Tarım ve Endüstri Devrimlerinden sonra üçüncü büyük devrimi, "Bilişim Devrimini" yaşadığı için büyük sancılar içindeydi; "Küreselleşme" süreci bu devrimin başlangıç aşamasındaki evreyi simgeliyordu. "Küreselleşme" süreci, sermayeyi küreselleştirirken, kaçınılmaz olarak, terörü de küreselleştirmişti:

Artık terör her yerde, her an, herkesi vurabilirdi; terör hepimizin günlük yaşamımızın da bir parçası olmuştu.

Tabii bu olgu, insanlığın derhal terör, terörün kaynakları, teröristlerin kimliği, terör nasıl önlenebilir gibi konular üzerinde odaklaşmasına yol açtı.

Bu bağlamda, dikkatler, teröristlerin kullandığı ideolojiler olarak dincilik ve milliyetçilik üzerinde odaklaştı.

Kolaycılığa kaçan bazı çözümlemeler, derhal (evrensel olarak) Müslümanları ve (Türkiye'deki terör kaynakları açısından) Kürt kardeşlerimizi suçlayarak soruna çözüm aramaya başladılar.

Dinciliğin ve milliyetçiliğin başka bazı ideolojiler gibi zaman zaman terörizme de kaynaklık ettiği doğrudur.

Ama burada gözden kaçan çok önemli bir nokta var:

Terörün ideolojik sorumlusu herhangi bir ideoloji değil, o ideolojiyi "ölümüne" benimseyen bir davranış biçimidir.

Bu "bağnaz" davranış biçimi ise, sadece ideolojiden kaynaklanan bir özellik değil, bir "grup normudur"; yani bireyi bir inancı ölümüne benimsemeye yönelten güç, grup baskısıdır.

Böyle bir grup baskısı ise hem bireyin aldığı eğitimle hem de kendisinin ait olduğunu hissettiği grupla ilgilidir.

Yani terörizmin kaynağı her ideoloji olabilir, çünkü her ideoloji kendisine "ölümüne bağlı" bireyler yaratabilir.

Demek ki sorun, dinde ya da milliyette değil, bir din veya bir milliyet adına bir grup tarafından geliştirilen ve bireye empoze edilen "ölümüne davranış" biçimindedir.

Bu noktada bireyin aldığı eğitim de çok önemlidir: Sorgulayıcı, araştırıcı bir eğitim alanlarla, dogmatik, ezberci, sadece inanca dayalı eğitim alanlar arasında büyük farklar vardır.

Bu konuda Güngör Mengi'nin 25 Temmuz tarihli Vatan gazetesinde yazdığı şu satırlar herkes için bir uyarı olmalıdır:

"İzinsiz Kur'an kurslarına son tecrübeler ardından hâlâ hoşgörü ile yaklaşmak gafletten daha ağır bir vebaldir,

'Kaçak da olsa bu kurslarda silahlı eğitim verilmiyor' denebilir. İşte bu aldatmacadır.

O karanlıkta zehirlenecek olan gençler sonra ne yapacak?

Ya Cumhuriyet düşmanı akımların siyasi kanadına hizmet edecek veya daha aşırılığa sapanlar şiddet örgütlerinin hazır fedaileri olacaktır.

Kaçak Kur'an kurslarıyla ilgili düzenlemeden vazgeçmedikçe iktidarın kökten dinci terör karşısındaki tavrını samimi bulmak mümkün değildir. "


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 19 Ağustos 2019

Valid HTML 4.01 Transitional