Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

AKP ATEŞLE OYNUYOR!

Sevgili okurlarım, başlığa bakıp da, AKP'nin "yargıya karşı giriştiği son operasyondan" söz edeceğimi sanmayım.

Henüz ilkokul çağına gelmemiş çocukların beyinlerini dogmatik düşüncelerle dolduracak olan bir "dinci eğitim seferberliğinden" de söz etmeyeceğim.

Hatta iktidarın hem ulusal hem uluslar arası bütün içtihatlara karşı (ve karşın) yürüttüğü, artık kabak tadı vermiş olan "türban dayatmasını" da irdelemek niyetinde değilim.

Meclis içtüzüğünün değiştirilerek, demokrasinin işleyişinin zedelendiğine de değinmeyeceğim.

Bugün bütün bu olaylarla ilintili olan ama çok daha "yakın ve gerçek tehlike" oluşturan bir süreçten söz etmek istiyorum:

Bu süreç "gerici ögelerin oluşturduğu toplumsal baskı" ve bu "baskının toplumu şiddete yönelten yükselişidir".

* * *

Tehlikenin "yakınlığını ve gerçekliğini" anlatmak için önce 1980'lerin başına, "türban tartışmalarının" açık oturumlarda, panellerde ele alındığı döneme geri dönmek istiyorum:

O zamanlar bu açıkoturumlardan henüz umudumu kesmemiştim; dinci kardeşlerimizin ileri gelen yazarları ve düşünürleriyle konunun tartışılmasından yarar umuyordum.

Böyle tartışmalardan birinde, ünlü bir İslamcı yazara doğrudan doğruya "Siz iktidara gelince herkesin başını örtmesi için bir yasa çıkacak mısınız?" diye sorduğumda "Hayır biz yasa çıkarmayacağız, herkesin başını örtmesini halk zorlayacak" diye yanıt vermişti.

Bunun üzerine ben izleyicilere "Bakın bizi recmettirecek" (recm: taşlayarak öldürme) deyince de bana dönüp, "Sen merak etme, sana bir şey yapmayız" diye de şaka etmişti.

Bu sıralarda Ankara'nın göbeğinde, Kızılay semtinde, mini etekleri kızların bacaklarına kezzap atma olayları yaşanıyordu.

* * *

Aradan 25-30 yıl geçti.

Nihayet iktidara da geldiler.

Şimdi, Denizli'de, "halkın tepkisiyle" dükkanındaki kadın afişini kaldıran dükkan sahibini, İstanbul Atatürk Havaalanında "hacı adaylarının tepkisiyle" kaldırılan mayo reklamını ve Sultanbeyli'de ormanda gezen çiftlere "Dinsizler imansızlar" diyerek ateş eden ve bir kızı öldüren (Hürriyet 8 Temmuz 2005) katili akılda tutarak aşağıdaki satırları okuyun:

"İlk öfke tükürüğü grubun en önünde yürüyen genç kızın bacağına atılmış, arkasından gelen öbür kızlar da ne olduğunu anlayamadan kendilerini bir anda yoğun bir tükürük saldırısının ortasında bulmuşlardı. Çevrelerini saran çarşaflı kadınlar bir yandan tükürüyorlar, bir yandan da, ‘Bu çıplak bacaklarınızla aptesimizi bozuyorsunuz, sizi böyle gördükçe kocalarımızın da aptesleri bozuluyor!' diye bağrışıyorlardı. Tükürenler, Heybeliada'nın yeni sakinleri, bu yeni ada sakinlerinin apteslerini bozdukları için bacaklarına tükürülmeyi hak ettikleri düşünülenler ise kimi yaz kış Heybeliada'da yaşayan, kimi de adadaki yazlıklarına gelmiş adalılardı". (Deniz Kavukçuoğlu, Cumhuriyet, 6 Temmuz 2005).

* * *

Din duyguları, bu duyguları kullanan liderlerin elinde, birleştirici olduğu kadar bölücü işlev de yapabilir.

Dini inançların "bölücü işlevine" günümüz dünyasında en iyi örnek 11 Eylül 2001'de Amerika'daki saldırılarla doruk noktasına erişen, Türkiye'deki Sinagog ve banka bombalamalarıyla süren ve 7 Temmuz 2005 Londra saldırısıyla geçen haftaya damgasını vuran "küresel terör" eylemleridir.

Türkiye'de ise 1980 darbesi öncesi mezhep ayrımcılığına dayalı Kahramanmaraş ve Çorum katliamları ile, 1990'dan sonra Sivas'taki Madımak otelinde laikliği savunan aydınların dinciler tarafından diri diri yakılması hâlâ belleklerde tazeliğini korumaktadır.

21 yüzyıla dinler çatışmasının egemen olacağını belirten Amerikalı "ideologların" dünyayı etkilediği bir ortamda, halkı din gibi mukaddes duyguların ekseninde bölmek, bir bölümünü, hem de "çoğunlukta olan ve bu nedenle de güçlü olan bir bölümünü" kışkırtarak öteki bölümün veya bölümlerin üzerine saldırtmak, çağımızda işlenecek cinayetlerin en büyüğü değil midir?


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 17 Haziran 2019

Valid HTML 4.01 Transitional