Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

İSLAM DEVLETİNE DOĞRU EMİN ADIMLARLA...

 

Bir toplum esas olarak iki araç ile biçimlendirilir:

Adalet ve eğitim.

Adalet mekanizmasıyla hukuk düzenini, eğitim mekanizmasıyla da kültürü biçimlendirirsiniz.

Nitekim Osmanlı'dan devralınan din-tarım toplumu, Atatürk Devrimlerinin temelinde yatan adalet ve eğitim reformlarıyla çağdaş bir kimliğe kavuşturulmak istenmiştir.

Dinci kardeşlerimizin Atatürk Devrimleri'ni eleştirmek için kullandıkları "toplumsal mühendislik" denilen olay budur.

Türkiye Cumhuriyeti'nin Osmanlı'dan devraldığı din-tarım toplumunu çağdaşlaştırma çizgisinde değiştirmek isteyen bu çabalar, dünyada Soğuk Savaş'ın, Türkiye'de Çok Partili Rejim'in başladığı 1945-i946 yıllarına kadar devam etmiştir.

1945-1946 yıllarından sonra, dünyaya egemen olan Soğuk Savaş'ın ve Türkiye'ye egemen olan Çok Partili Düzenadalet ve eğitim mekanizmaları, tersine işlemeye başlamış, Türkiye yavaş fakat emin adımlarla bir din devletine doğru yola çıkmıştır.

Özet olarak, adalet ve eğitim mekanizmalarının kullanılmasıyla gerçekleştirilen "toplumsal mühendislik" çabaları, 1945-1946 yıllarından sonra Cumhuriyetçilerin denetiminden çıkmış, dincilerin denetimine girmiştir.

Bu "geriye dönüşün" tohumları 1945-1946 yıllarından sonra "Tek Parti Yönetiminde" de gözlenmiş, örneğin Cumhuriyetçi kuşaklar yetiştirmek üzere girişilen Köy Enstitüleri projesinden vaz geçilmiş, 18 yıldır Türkçe okunan Ezan'ın, seçimlerden sonra kendileri tarafından yeniden Arapça'ya çevrileceği, o dönem CHP'sinin ileri gelenleri (örneğin Nihat Erim) tarafından ifade edilmiştir.

1950 yılındaki Demokrat Parti iktidarı "geriye dönük toplumsal mühendisliğin" ivmesini arttırmış, eğitimde ve yasalarda yapılan değişikliklerle, rejimin laik ve demokratik özellikleri ciddi biçimde törpülenmiştir.

27 Mayıs 1960 askeri darbesiyle bir süre durdurulan bu "geriye dönük toplumsal mühendislik" çabaları, bir sonraki dönem için ciddi sonuçlar vermiş, 1965 yılında Demokrat Parti'nin devamı olan Adalet Partisi tek başına iktidara gelmiştir.

Adalet Partisi iktidarı döneminde geriye dönük toplumsal mühendislik çabaları, İmam Hatip okullarının yaygınlaştırılmasıyla, yepyeni bir ivme kazanmıştır.

Bu dönemdeki "toplumsal mühendislik çalışmaları", meyvelerini 1975'ten sonra kurulan Birinci ve İkinci Milliyetçi Cephe hükümetleriyle vermiş, bu hükümetler döneminde ise gerek adalet sistemi, gerekse eğitim sistemi, dine destek veren bir yapının önünü iyice açarak yeni geriye dönüşleri tohumlamıştır.

12 Eylül 1980 askeri darbesi, yukarda sözü edilen "geriye dönük mühendislik çabalarının", Amerikan desteğiyle Türkiye'ye egemen olan Soğuk Savaş bağlamındaki ürünüdür:

Bu dönemde İmam Hatip okullarından üniversiteye doğrudan geçişin önü açılmış, Anayasa'ya zorunlu din dersleri konmuş, YÖK düzeni ile tüm üniversiteler dinci-milliyetçi kadrolara teslim edilmiştir; 1980 darbesi, ilk ve orta öğrenimde başarıya ulaşmış bulunan eğitimdeki toplumsal mühendislik çabalarının artık Yüksek Öğrenim kurumlarına da egemen olması aşamasıdır.

1980 darbesi 1983'te Özal'ı yaratmış, ANAP iktidarı ile Türkiye Cumhuriyeti'nin din devletine doğru dönüşümü yeni bir ivme kazanmıştır.

Bugünkü AKP iktidarı, 1945-1946 yıllarından beri Türkiye'de bilinçli olarak adalet ve eğitim sistemleri aracılığıyla uygulanan bir "toplumsal mühendislik" projesinin ürünüdür.

Bugün aynı proje büyük bir başarıyla uygulanıyor:

Eğitim ve adalet mekanizmaları, türban, İmam Hatip eğitimi, dini eğitim gibi sorunlarla sürekli baskı altında tutulurken, bu mekanizmaların uygulayıcı personeli, din eğitimli kişilerden oluşturularak, sistemin ekseni dine doğru hızla kaydırılıyor.

Geriye dönük bu bilinçli "toplumsal mühendislik" çabaları günümüzde artık ciddi bir düzeye erişmiş görünmektedir:

Uygulamaları hızla sürdürülen "geriye dönük bu toplumsal mühendislik" çabalarıyla Türkiye'nin bir sonraki aşamada hangi düzene geçeceğini görmemek olanaksızdır.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 19 Ağustos 2019

Valid HTML 4.01 Transitional