Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

YANLIŞ SORU VE ÖNERMELERE DOĞRU YANITLAR-II

 

Geçen hafta "Yanlış Soru ve Önermelere Doğru Yanıtlar" başlığıyla yazdığım yazı okurlardan çok övgü aldı ve konuya bu hafta da devam etmem istendi.

Ben de okurlarımın isteğine uyuyorum:

Yanlış önerme: İslam dini demokrasiye uygun değildir; insan hem demokrat hem Müslüman olamaz.

Doğrusu: Bütün dinler, dünyaya nizam vermek istediklerinden, ülkelerin siyasal sistemlerini de belirlemişlerdir; bütün semavi dinler egemenlik kaynağı olarak kullanılmışlardır. Aydınlanma, Endüstri devrimi ve demokrasinin gelişmesiyle birlikte Musevilik ve Hıristiyanlık, demokratik siyasal sisteme uyum sağlamış, siyasal meşruiyetin kaynağı olmaktan çıkıp, birey ile Allah'ın arasındaki bağın aracı haline dönüşmüşlerdir. Osmanlı'nın geri kalmış olmasından kaynaklanan bir biçimde, İslam bu değişmeyi ancak Türkiye Cumhuriyeti bağlamında yaşamış, öteki ülkeler demokrasiye geçememişlerdir. İnsan tabii ki hem Müslüman hem de demokrat olabilir.

Yanlış önerme: Ulus devlet ölmüştür; bugün Türkiye'nin ulusal çıkarlarını savunmak olanaklı değildir.

Doğrusu: Küreselleşme olgusu, ulus devlet kavramını laik ve demokratik devlet bağlamında değiştirmektedir ama ulus devlet ne ölmüştür, ne de ölmektedir. Tam tersine, ulus devlet kavramı, temel insan hak ve özgürlükleri bağlamında kendini yenileyerek ve daha da güçlenerek devam edecek gibi görünmektedir. Sovyetler Birliği'nin çöküşünü "Tarihin Sonu" yani kapitalizmin nihai zaferi olarak ilan eden ve bugünkü Bush iktidarına yakın olan Amerikalı düşünür Francis Fukuyama bile son kitabında bu tezi savunmaktadır. Yunanistan'ın, Ermenistan'ın, Suriye'nin ulusal çıkarlarının Türkiye'ye karşı gündemde olduğu bir coğrafyada, Almanya'nın, Fransa'nın kendi ulusal (azınlık) sorunlarına AB'yi karıştırmadığı bir Avrupa'da, ABD'nin, kendi ulusal çıkarları adına, "önleyici müdahale" doktriniyle dünyaya nizam verdiği bir ortamda tabii ki Türkiye'nin ulusal çıkarları savunulabilir ve savunulmalıdır.

Yanlış soru: Madem Çanakkale zaferini kazandık niçin hâlâ azgelişmişiz?

Doğrusu: Çanakkale zaferi ile azgelişmişliğimiz arasındaki ilişki ünlü Amerikan şakasındaki "fil ile maydanoz arasındaki benzerlik" gibidir: Her ikisi de bisiklete binemez; yani aralarında hiçbir ilişki yoktur. Çanakkale muharebesi, Osmanlı İmparatorluğu'nun yenildiği, yıkıldığı ve işgal edildiği Birinci Dünya Savaşı'nın bir muharebesidir; muharebe kazanılmış ama savaş kaybedilmiş ve İmparatorluk sona ermiştir.

Yanlış önerme: Lozan bir zafer değil bir yenilgidir, tarihteki en büyük toprak kaybını onaylayan antlaşmadır.

Doğrusu: Savaşta yenilen Osmanlı İmparatorluğu'nu tasfiye eden antlaşma Sevr'dir. Lozan ise yenilmiş, işgal edilmiş, yok edilmiş bir İmparatorluktan yeni bir devlet kuran bir antlaşmadır; toprak açısından karşılaştırılacaksa, Sevr ile Osmanlılara bırakılan Konya ve çevresindeki topraklarla karşılaştırılmalıdır.

Yanlış önerme: Mustafa Kemal Atatürk'ü Anadolu'ya kurtuluş savaşı yapması için Vahdettin yolladı.

Doğrusu: Mustafa Kemal'i Anadolu'ya Padişah Vahdettin yolladı ama, kurtuluş savaşı yapması için değil, tam tersine İngilizlerin notası üzerine, oralarda başlayan direniş hareketlerini durdurması için.

Yanlış önerme: Laiklik dinsizliktir.

Doğrusu: Laiklik, devletin bütün inançları korumasını öngördüğü için, dinsizlik değil, tam tersine din ve mezhep koruyuculuğudur.

Yanlış önerme: Laiklik de bir din gibi bir inanç sistemidir.

Doğrusu: Laiklik bir inanç sistemi değildir, bir ilkedir; bir dinin ya da bir mezhebin yerine geçemez, tam tersine, aynen demokrasi gibi bütün dinler ve mezheplerle birlikte yaşayabilir.

Yanlış önerme: Türkiye'de Sünni Müslümanların bile din özgürlükleri tam anlamıyla yoktur.

Doğrusu: Sünni Müslüman vatandaşlarımızın ibadet özgürlükleri hem tam anlamıyla vardır, hem de Diyanet İşleri Başkanlığı'na Sünni Hanefi görüş egemen olduğu için öteki İslam mezheplerini baskı altında tutma eğilimi gösterirler.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 26 Ağustos 2019

Valid HTML 4.01 Transitional