Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

DIŞ DİNAMİK TÜRKİYE'YE NASIL EGEMEN OLDU

 

Bugün Türkiye, hemen hemen tümüyle dış dinamik ögelerine teslim olmuş durumda.

Ekonomisi IMF tarafından yönetiliyor.

Mali ve ekonomik yapı, Uluslar arası Para Fonu, IMF'nin isteklerine göre biçimlendiriliyor, örneğin vergi sistemi, sosyal sigorta düzeni, bankacılık sistemi, devlet bütçesi IMF'nin direktifleri doğrultusunda yeniden biçimlendiriliyor.

Hukuk yapısı Avrupa Birliği tarafından düzenleniyor.

Anayasasından Medeni Yasasına, Ceza Yasasına kadar tüm hukuk düzeni temelden değiştiriliyor.

Dış politikası Amerika Birleşik Devletleri tarafından belirleniyor.

Türkiye'nin, bırakın dünyayı, kendi içinde yaşadığı bölge olan Balkanlarda, Kafkaslarda ve Orta Doğu'da bile ne yapıp ne yapamayacağını A.B.D. söylüyor.

Kültürü (ve tabii medyası) Amerikan kültürüne teslim olmuş durumda.

Türkçemiz bile, yarı İngilizce yarı Türkçe garip bir dil haline geldi.

* * *

Bir toplum, hukuk yoluyla biçimlendirilir, ekonomi yoluyla yaşar ve güçlenir, kültür yoluyla kimliğini korur, dış politika yoluyla da dünyada varlığını sürdürür. Nitekim Mustafa Kemal Atatürk, çökmüş ve işgal edilmiş bir din tarım imparatorluğu olan Osmanlı'dan Cumhuriyet'e geçiş mucizesini hem hukuk, hem ekonomi, hem kültür hem de dış politika konularındaki "devrimler" ile gerçekleştirdi.

Bir ülkenin temel özelliklerini belirleyen, varlığının sürdürülmesinde işlevsel olan bu hukuk, ekonomi, kültür ve dış politika alanlarındaki düzenlemeleri, demokratik ülkelerde o ülkenin politikacıları yapar.

Bizim politikacılarımız başarısız oldukları, ülkeyi çağdaş dünyanın gereklerine uygun bir yapıda geliştiremedikleri için, Türkiye bugün tümüyle dış dinamiklere teslim olmuştur.

* * *
  1. Orta sağ yolsuzluklarla çöktü.
     
  2. Orta solu liderler tıkadı.
     
  3. Siyasal seçenek olarak kala kala, 1945'ten beri uluslar arası ve ulusal resmi güçlerce desteklenen ve sürekli güçlenen dinci sağ kaldı.
     
  4. Oysa dinci sağın, şeriattan başka bir kültürel, ekonomik ve hukuksal projesi yoktu ve bu proje ne bugünkü Türkiye'nin gereksinmelerine ne de dünya koşullarına tek başına yanıt verebiliyordu.
     
  5. Üstelik de laik ve demokratik yapısını her şeye karşın hala korumaya çalışan Türkiye'de şeriatçılığın çok ciddi bir meşruiyet sorunu vardı.
     
  6. Dinci sağ kendi içinde ayrıştı; bir bölüm, içerdeki meşruiyet sorununu da dışardan alacağı destekle aşma kararını verdi.
     
  7. Böylece AKP, ABD desteğiyle iktidara geldi.
     
  8. ABD desteği tek başına yetersiz kalacağı için, AKP, çağgerisi şeriat projesini, gelecek hayaline dayalı Avrupa Birliği projesi bağlamında yeniden düzenledi; Amerikalıların ve Avrupalıların bir bölümünün destekledikleri "Ilımlı İslam" projesi gündeme geldi.
     
  9. Sonunda Türkiye iyice dış dinamik ögelerine mahkum oldu.

* * *

Türkiye, sorunlarını kendi politikacıları eliyle çözemedi, çözemiyor.

Tam tersine politikacılar, siyaset-medya-ticaret-tarikat ilişkileri ile bir soygun ve istismar düzeni oluşturarak sorunları daha ağırlaştırdılar, sonunda da ülkeyi dış güçlere teslim ettiler.

Ne demiş büyüklerimiz:

Yemeyenin malını yerler.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 19 Ağustos 2019

Valid HTML 4.01 Transitional