Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

AKP'DEN DEVLET ÜNİVERSİTELERİNE BİR DARBE DAHA

 

Genellikle siyasal iktidarlar üniversiteleri pek sevmezler.

Çünkü üniversiteler gerçeği arayan, bilimin ışığına yönelmiş kurumlardır.

Bu nitelikleri ile, yaptıklarını parlatmak ve seçmen kitlesini kendi hedeflerine uygun olarak yoğurmak isteyen iktidarların önünde engel olarak görülürler.

Sert ideoloji taraftarı olan siyasal iktidarlar ise üniversiteleri hiç sevmezler.

Onlar için tek ve biricik gerçek kendi ideolojileri olduğu için, gerçeğin ve bilimin temsilcisi olan üniversiteleri sadece bir engel değil, bir düşman olarak da görürler.

Tabii refereansı din olan bir siyasal partinin iktidarı, hiç kuşkusuz sert ideoloji yanlısı nitelikleriyle, üniversitelere olumsuz biçimde bakacak ve onları kendi denetimi altına almak için elinden geleni yapacaktır.

Bu açıdan AKP iktidarının üniversitelere olumsuz yaklaşımında şaşırtıcı bir yan yoktur.

Üstelik yukarıda genel çizgileri ile aktardığım yaklaşıma bir de "türban sorununu" ekler ve iktidarın sadece bu sorun yüzünden bile üniversitelere ne biçimde baktığını anımsarsanız, durumun ne denli vahim olduğu iyice ortaya çıkar.

Nitekim siyasal iktidar, üniversite konusundaki tutumunu hiç bir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde, hem uygulamalarıyla hem de yöneticilerinin verdiği demeçlerle, defalarca vurgulamıştır.

Şimdi, bu konudaki tutumunun son bir örneğini 2005 yılı bütçe tasarısında da görüyoruz.

20 Kasım 2004 tarihli Hürriyet gazetesinde Şükrü Kızılot'un "220 milletvekili, 2 milyar emekli aylığı peşine düştü" başlığıyla yazdığı yazının altındaki habere göre, AKP iktidarı, devlet üniversitelerine bir darbe daha vuruyor.

Aslında Kızılot'un üzerinde durduğu milletvekili emekliliği, insanın adalet duygularını milletvekillerinin dokunulmazlığı kadar sızlatan bir ayrıcalık.

Ama bugün bir başka vahim olay üzerinde durmak istiyorum.

Kızılot'un haberine göre, 2005 Bütçe Tasarısı'nın 25/f maddesi, emekli olanların, emekli aylıkları kesilmeksizin, devlet bütçesi ile ilgili kurumlarda "herhangi bir kadro, pozisyon veya görevde" çalıştırılmasını veya görev yapmasını önlüyor.

Kızılot, bu hükmün milletvekillerini kapsamadığını da ayrıca belirtiyor.

Milletvekillerini kapsamayan bu hüküm ne yazık ki, emekli olmuş ama bir taksi ücretini bile karşılamayacak kadar düşük ücretlerle saat başına görevlendirme yoluyla devlet üniversitelerinde ders vermeyi sürdüren öğretim üyelerini kapsıyor.

Bütçeden yardım almayan vakıf üniversiteleri, tabii bu hükmün dışında.

Böylece iktidar (milletvekillerinin emeklilik ayrıcalıklarını koruyan iktidar), emekli olduktan sonra da devlet devlet üniversitelerinde çok az bir ücret karşılığında ders vermeyi sürdüren öğretim üyelerinin işine son veriyor.

Üstelik de bunu, kimse farkına varmadan, 2005 Bütçe Tasarısı'na eklediği bir madde ile yapıyor.

Hadi diyelim ki muhalefet uyuyor, peki ya YÖK ve devlet üniversitelerinin yöneticileri ne yapıyor?


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional