Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

FEODALİTE, DİN, DOGMATİZM VE AKP

 

Feodal kafa dogmatiktir:

Erkek egemendir.

Yaşlı egemendir.

Tarıma bağımlıdır.

Kölelik düzenine dayalıdır.

Toprak ağasının egemenliğinde varlığını sürdürür.

Kadın bu düzende ikinci sınıf insan, gençler ise değersizdir.

Tek tanrılı dinlerden önce de sonra da inanç, ağanın ve feodal düzenin yanında yer alır.

* * *

Tek tanrılı dinler bu feodal düzenin üzerine gelmiştir.

Böylece inanç sistemleri, feodal düzenin koruyucusu, pekiştiricisi, ve geliştiricisi olmuştur.

Tek tanrılı dinlerin en sonra geleni ve en genci olan Müslümanlıkta bile kölelere ve kölelik düzenine ilişkin kuralların oluşunun nedeni budur.

Tek tanrılı dinler ve tabii bu arada Müslümanlık, mevcut toplumsal yapının üzerine geldiğinden bu yapının pek çok ögesini benimsemek ve kurala bağlamak durumunda kalmıştır.

Bugün Türkiye'de ve dünyada karşımıza çıkan "türban" sorununun kökü olan "örtünme" dahil pek çok bireysel ve toplumsal eylem, aslında tek tanrılı dinlerin feodal yapıdan devir aldıkları geleneklere dayanır.

Örneğin, "türban" sorunu, değerli araştırmacı Muazzez İlmiye Çığ'ın açıkça gösterdiği gibi kökü Sümerlere kadar geriye giden ve sonradan bütün tek tanrılı dinlerin benimsediği, esas olarak pagan kültürüne ve feodaliteye dayanan bir gelenektir.

İşte Tarım Devrimi ile dünyaya egemen olan tek tanrılı dinler, feodal yapıyı ve bu yapının içindeki ilişkileri evrenselleştiren inanç sistemleridir.

Bu sistemler kaçınılmaz olarak "dogmatiktir".

"Dogmatizm", yani "sorgusuz sualsiz inanç" sadece tek tanrılı dinlerin niteliklerinden değil aynı zamanda feodal yapının gereklerinden de kaynaklandığı için, "sorgulamak", "kuşkuculuk", "gerçeği aramak" gibi eylemler hem dinsel açıdan hem de toplumsal ve siyasal sistem açısından en büyük suç ve günah sayılmış, cezası da ya yakılarak ya da kazığa çakılarak öldürülmek gibi en ağır biçimde verilmiştir.

* * *

Tek tanrılı dinlerle desteklenen feodal yapının dogmatizmi, Aydınlanma Hareketi ve Endüstri Devrimi ile yıkılmış, insanlık bilimin ışığında hem uzayın hem de kendi genlerinin sonsuz bilinmezliğindeki önemli keşif yolculuğuna çıkabilmiştir.

Türkiye, Osmanlı'nın kaçırdığı Aydınlanma Hareketi ve Endüstri Devrimi'ni Cumhuriyet dönemi ile Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde yakalamaya çalışmış ama 1923-1945 arasında, 22 yılda gerçekleştirdiği atılımları, "Soğuk Savaş" başlayınca, 60 yıl boyunca yozlaştırmıştır.

Bugünkü AKP iktidarı, hem Osmanlı'dan gelen feodal kalıntıları hem de İslam'ın "Soğuk Savaş" döneminden günümüze aktarılan radikal siyasal yönelimlerini içinde barındıran bir nitelik taşımaktadır.

Çocuklarımıza "dogmatik eğitim veren" Kuran kurslarını destekleyen bu iktidar, bugün Milli Eğitim'de "çağdaş ve sorgulayıcı" bir müfredatın öncülüğünü yaptığını öne sürmektedir.

Böyle bir çelişki olanaklı mıdır?

Aynen Ceza Yasası'nda en büyük devrimi yaptığını öne sürerken çağ gerisi "zina suçunu" yeniden yürürlüğe koyma çabasıyla maskesinin düşmesi gibi, Milli Eğitimde de gerçek yüzü ortaya çıkmayacak mıdır?

Sorun, feodal yapının dinle desteklediği "dogmatik kafadadır".

Bu kafa değişmedikçe, AKP'nin çağdaşlaşması da zor görünüyor.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional