Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

KÜRESEL TERÖRÜN KAYNAKLARI VE AKP

 

Günümüzde hiçbir toplum, hiç kimse küresel terör tehdidinin dışında değil.

Terör nasıl böyle küreselleşti?

Küreselleşen terörün kaynaklarına soğukkanlı bir biçimde, bakmazsak, ona karşı önlem almakta da başarılı olamayız.

Küresel terörün birinci kaynağı, dünya üzerinde süregelen yerel savaşlardır.

Yerel olarak birbirleriyle savaşan güçler, savaşlarını yaygınlaştırmak, ilkelerini, amaçlarını evrenselleştirmek için, dünya üzerinde terör eylemlerine başvurmaktadır.

Bunun küçük ve çok etkili olmayan bir örneği Hindistan ile Pakistan arasındaki "Keşmir Sorunu", terörün küreselleşmesine doğrudan katkıda bulanan örneği ise Orta Doğu Savaşı'dır.

Orta Doğu'daki Filistin-İsrail veya Arap-İsrail çatışması, günümüzde terörü küreselleştiren en önemli ögelerden biridir.

Bu çatışma sona erdirilmeden, dünyada terörün son bulacağını beklemek boşuna olacaktır.

Küresel terörün ikinci kaynağı, Yeni Dünya Düzeni bağlamında yani küreselleşme döneminde, dünya üzerindeki egemenlik savaşıdır. Bu savaş çerçevesinde Amerika Birleşik Devletleri, mevcut egemenliğini geliştirerek pekiştirmek için, yayılmacı bir politika izlemektedir.

ABD bu politikasını, "teröre karşı savaş" adı altında yürütmekte ve şimdilik, (Güney Amerika ve Afrika kıtalarındaki küçük operasyonlar dışında) Afganistan ve Irak müdahalelerini gerçekleştirmiş görünmektedir.

Küresel terörün üçüncü kaynağı, milliyetçi ve dinci ideolojilerdir.

Soğuk Savaş döneminde, Sovyetler Birliği'nin "sınıf devleti" kavramını güçsüzleştirmek için pompalanan dinci ve milliyetçi akımlar, Sovyetler çöktükten sonra, özellikle Balkanlarda ve Kafkaslarda etnik ve dinci grupların, birbirleriyle ve içlerinde bulundukları devletlerle savaşmaları sonucunu doğurmuştur.

Soğuk Savaş sonrası, Batı uygarlığı karşısında yeni bir düşman yaratmak için Huntington'un ürettiği "Uygarlıklar Savaşı" bağlamında, İslam dini de küresel terörün kuramsal kaynakları arasına sokulmuştur.

Orta Doğu Savaşı, Huntington'un kuramsal babalığını yaptığı bu teröre, işlevsel içerik sağlamıştır.

Küresel terörün dördüncü kaynağı, ilk üç nedenle ortaya çıkan terörist davranış ve eylemlerin birbirlerini desteklemeleri, birbirlerini kışkırtmaları ve birbirlerinin varlıklarından, kendi var oluşlarının gerekçelerini üretmeleridir.

ABD'nin Soğuk Savaş'ta ürettiği El Kaide, Orta Doğu Savaşı'nı gerekçe olarak kullanıp 11 Eylül 2001'de ABD'ye saldırmış, ABD, bu saldırıyı bahane ederek önce Afganistan'a, sonra "Kitle İmha Silahları var" diyerek Irak'a girmiş, Irak'a yapılan bu saldırı ise, hem Orta Doğu'da hem de dünyanın öteki bölgelerinde İslam adına yapılan yeni terörist eylemleri doğurmuştur.

Görüldüğü gibi "küresel terörün" kaynakları, çeşitli toplumlar ve devletler arasındaki yerel savaşlar, dünya üzerindeki egemenlik kavgası, dinci ve milliyetçi ideolojiler ve nihayet bütün bu ögeler arasındaki kışkırtıcı ve pekiştirici etkileşim olarak son derece karmaşık bir ilişkiler yumağı biçiminde karşımıza çıkmaktadır.

Kuzey Osetya'daki son okul katliamından sonra Rusya'nın da, kendine yönelik teröre, aynen ABD gibi "önleyici vuruş" ile karşılık vereceğini ilan etmesi, bu karmaşık küresel terör yumağının sürekli tırmandığını ve insanlığın yeni bir Dünya Savaşı'nın içine girmiş olduğunu kanıtlıyor.

AKP iktidarı, hem geçmişinden gelen özellikleri hem de güncel politikaları ile, bu karmaşık terör denkleminin iki bağımsız değişkeni olan ABD'nin hegemonyacı yayılmacılığına ve İslamcı teröre, "politik-ideolojik açıdan" "oldukça yakın bir duruş" sergilemektedir.

Tabii bu "oldukça yakın duruş" ifadesi ile AKP hükümetinin küresel teröre destek verdiğini söylemek istemiyorum.

Tam tersine, "küresel teröre" bulaşmanın kendi sonu olacağını en iyi AKP iktidarının bildiği kanısındayım.

Benim işaret etmek istediğim nokta, "küresel terörün" kaynakları açısından bu "oldukça yakın duruş" konumunun taşıdığı tehlikeler.

Pek umudum yok ama, dilerim AKP'nin kurmayları bu tehlikelerin farkındadır ve gerekli önlemleri alır.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional