Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

ZİNA, TERÖR VE AKP'NİN GERÇEK YÜZÜ

 

Geçen hafta, AKP'lilerin yeni Ceza Yasası'na eklemek istedikleri çağ gerisi "zina suçu" Türkiye'nin gündemine damgasını vurdu.

Uluslar arası alanda ise, Rusya'da bu kez ilkokul çocuklarını hedef alan Çeçen-Arap-İslam terörü gündemin başını çekti.

Çok kısa bir süre önce Türkiye'yi de vuran ve halen de Irak dolayısıyla vatandaşlarımızın canlarını alan küresel terör, dünyada egemenliğini pekiştirerek yükselirken, Türkiye'deki dinci-feodal anlayış da aynı egemenlik iddiasını, iktidar partisi olan AKP aracılığıyla sürdürüyor.

* * *

AKP iktidara geldiğinden beri "devleti küçültmekten yana" olduğu iddiasını durmadan yineliyor ve bu konuda pek çok yasayı Meclis'ten geçiriyor.

Ben, AKP'nin soyut olarak "devleti küçültmekten yana" değil, somut olarak "laik devleti küçültmekten yana" yani Anayasa'da belirtilen "laik ve demokratik sosyal hukuk devletine karşı" olduğunu düşünüyorum.

Bu düşüncemin pek çok somut gerekçesi var:

İslam ideolojisini devlete egemen kılmak isteyenlerin en yüksek bürokratik ve siyasal makamlarda oturması, bir yandan eğitim reformu şarkıları okunurken, öte yandan "kuran kurslarının" ve "İmam-Hatip okullarının" desteklenmesi, devletin kadrolarına, teknik alanlarda bile ideolojik atamaların yapılması, en son yönetim reformu yasa tasarısı ve daha bunun gibi pek çok olay, iktidarın niyetinin "devleti küçültmekten" çok, toplumu ve devleti İslamileştirme hedefine yöneldiğinin açık kanıtları.

İktidarın son "zina cezası" önerisi bu düşüncemin ne denli doğru olduğunu bir kez daha ortaya koydu:

Devleti küçültmekten yana olan bir siyasal iktidar hiç onu, vatandaşın cinsel yaşamına müdahale edecek, yatak odasına sokacak kadar genişletir mi?

* * *

Küreselleşen terör, siyasal ve ideolojik olarak hem Amerika'nın yayılmacılığıyla, hem de dincilik ve milliyetçilik anlayışlarıyla destekleniyor.

Hem küreselleşmenin başını çeken Birleşik Amerika'nın yayılmacılığı Irak'ta olduğu gibi güncel açıdan küresel terörün öteki ucunu, dinci terörü ateşliyor, hem de yıllarca Sovyetler Birliği'ne karşı yürütülen dinci ve mikro milliyetçi akımlar artık dünyaya egemen olarak, bütün ulus devletleri tehdit ediyor.

Buradaki mekanizma son derece karmaşık:

Bir yandan Amerika'nın yayılmacılığı bizzat terör üretiyor.

Öte yandan yıllarca Batı tarafından beslenen milliyetçi ve dinci akımlar, içinde bulundukları ulus devlet yapılarına ve Birleşik Amerika'ya karşı da terörist bir yaklaşım benimsiyor.

Bütün bu oluşumun temelinde kuramsal olarak Huntington'un "uygarlıklar çatışması" tezi, pratik olarak da Orta Doğu'daki Filistin-İsrail çatışması yatıyor.

Artık meşru devletlerin varlıklarına ya da yayılmacılıklarına karşı oluşturulan mikro milliyetçi ve dinci terör eylemleri kesin bir hiyerarşik bir yapıda olmasa bile, "dirsek teması" ile bütünleşiyor, küreselleşiyorlar.

Irak'taki Fransız rehineler olayının Fransa'daki "türban yasağına" bağlanması bunun en güzel örneği.

Rusya'daki son olayda da Arap teröristlerin Çeçenlerle birlikte hareket ettikleri gerçeği bu çözümlemenin ne denli gerçekçi olduğunu gösteriyor.

AKP iktidarı, Türkiye'yi de vuran bu dinci küresel terörün adını koymaktan ısrarla kaçınırken, yine gerçek yüzünü ele vermemiş miydi?

Sanıyorum, hem çağdaş uygarlığın "bizzat kendisinin uyguladığı terörü" ve hem de bu terörün yol açtığı "dinci ve milliyetçi karşı terörü" soğukkanlı bir biçimde gözlemlemeden, konuya sağlıklı bir yaklaşım olanaklı değil.

Bu "sağlıklı yaklaşım" ise "dinci bir iktidarın" ideolojik görüşleri ile sağlanamaz.

İşte "zina suçu", işte Türkiye'yi de vuran "İslamcı terör" ve işte "İktidarın, feodal-İslamcı davranışları".

Ne demiş şair:

"Ayinesi (aynası) iştir kişinin, lafa bakılmaz".


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional