Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

CHP YENİDEN BARAJA GİDİYOR

 

Önümüzdeki hafta CHP'de yine kurultay var.

En ufak bir eleştiriye bile tahammül edemeyen CHP liderliğinin, muhalifleri ezme kurultayı olacak bu.

CHP liderliği, gittikçe toplumdan soyutlanıyor, toplumdan soyutlandıkça gücünü yitiriyor, gücünü yitirdikçe eleştiriye kapanıyor, eleştiriye kapandıkça gücünü yitiriyor, gücünü yitirdikçe toplumdan daha çok soyutlanıyor ve bu kısır döngü içinde yok olmaya doğru süratle yol alıyor.

Lider, koltuğunu bırakmadığı, yasalar ve tüzükler, bir kez koltuğa oturan kişinin ömür boyu aynı yerde kalmasına olanak sağladığı için, kendi yok oluşuyla birlikte partiyi de çöküntüye sürüklüyor.

Oysa CHP köklü parti, büyük parti; her zaman belirtildiği gibi Atatürk'ün partisi, Cumhuriyeti kuran parti.

CHP her zaman Türkiye'nin yazgısında önemli roller üstlenmiş bir parti; ister iktidarda olsun, ister muhalefette, daima değişmeye ve gelişmeye katkıda bulunmuş bir parti.

Üstelik bugünlerdeki konjonktür, CHP'nin yeniden şahlanması için bütün özel koşullara sahip.

CHP'nin bu genel durumu ve nitelikleri ile bugünkü CHP liderliği arasında tam bir çelişki var:

Lider, toplumun bütün güvenini yitirmiş bir biçimde, kulaklarını bütün gelişme ve değişmelere kapamış, partiyi tarihin karanlıklarına gömmek için elinden geleni yapıyor.

Halkla birlikte, halk için var olmuş bir parti, uygulanan yanlış politikalar sonucunda ve halkın güvenini tümüyle yitirmiş olan bir liderden dolayı, gittikçe halktan kopuyor, kendi içine kapanıyor, küçülüyor, adeta büzülüyor ve yok oluyor.

Üstelik bu süreç, herkesin gözünün önünde, uzun bir zaman dilimi içine yayılmış olarak ve aynı hataların tekrarlanmasıyla yaşanıyor.

Lider, önce seçmenin güvenini yitiriyor. Sonra partisini baraja takıyor ve Meclis dışında bırakıyor.

Bu başarısızlığının bedelini, istifaya zorlanarak ödüyor ama, militanları yoluyla yeniden liderlik koltuğuna, "sanki hiçbir şey olmamış gibi" dönüyor.

Bundan sonraki uygulamaları ise, partiyi baraja taktığı dönemdeki uygulamalarından daha sert ve daha acımasız.

Dolayısıyla hem kendisinin hem de partinin yok oluş sürecini daha da hızlandırıyor.

* * *

Yirmibirinci Yüzyıl'ın sihirli sözcüğü katılım.

Siyasal partiler, özellikle de sosyal demokrat çizgide olanlar, sadece kendi üyelerinin ya da seçmenlerinin değil, tüm halkın kararlara katılımını destekledikleri oranda güçleniyor.

CHP ise, bırakın halkı, bırakın kendi seçmenini, bırakın kayıtlı üyelerini, kendi milletvekillerinin bile eleştirilerine kapalı bir liderlik modeli uyguladığı için yok oluyor.

Lider hem sürekli yanlış yapıyor, hem de eleştiriye kapalı.

Zaten eleştiriye kapalı olduğu için sürekli yanlış yapıyor, sürekli yanlış yaptığı için de eleştiriye kapanıyor.

Üstelik CHP'de bugün bile, gerek yerel düzeyde öne çıkmış belediye başkanları arasında, gerekse parlamentoda, dürüstlükleri, çalışkanlıkları ve uzmanlıkları ile dikkati çeken milletvekilleri içinde pek çok lider adayı var.

Kendi koltuğunu korumak uğruna bütün bir partiyi ve bu parti ana muhalefet partisi olduğu için, bütün bir rejimi tehlikeye atan lider, bir de muhalifleri için "kişisel sorunları var" demiş.

Kendisi herhalde "ülke çıkarları" adına, bütün bir seçmen kitlesi ile zıtlaşarak koltuğunu bırakmıyor ve bir partiyi mezara götürüyor.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional