Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

"KİME OY VERELİM?"

 

Son zamanlarda nereye gitsem, kimle karşılaşsam hep aynı soruyu duyuyorum:

"Yerel seçimlerde kime oy vereceğiz?"

Çeşitli konferanslar ve son kitabımın imza günleri dolayısıyla İstanbul dışında da epey dolaştım.

Kendilerini siyasal yelpazenin demokrat ve sol kanadında gören pek çok insanla konuştum.

Hepsinin kafasında aynı soru:

"Yerel seçimlerde kime oy vermeli?"

Bu arada bir de izlenim edindim:

Kendisini solda gören pek çok seçmen, inanılmaz bir inat ve kararlılıkla, "28 Mart'ta Deniz'i gömeceğiz, CHP'yi kurtaracağız" diyor.

Yani CHP'ye ya da CHP'li adaya oy vermeyeceğini belirtiyor.

Dilim döndüğünce, siyasette inatlaşmanın bir anlamı olmadığını, insanların ülkenin sorunları bağlamında oy vermesi gerektiğini belirtmeme karşın, kimseyi etkileyebildiğimi sanmıyorum.

Benim düşüncelerimi, "inatlaşmanın" kendilerinden değil, Deniz Baykal'dan kaynaklandığını, "seçmenle inatlaşan bir genel başkana ve o genel başkanı başında tutan partiye bir ders verilmesi gerektiğini" söyleyerek yanıtlıyorlar.

Gerçekten de CHP ile Deniz Baykal arasındaki ilişki dünyanın hiçbir ülkesinde görülemez:

Her ülkede genel başkanlar partilerine oy kazandıran liderlerdir.

Sadece Türkiye'de bu süreç tersine işliyor, bir genel başkan partisinin oylarını azaltıyor.

Baykal'dan kurtulmak için CHP'ye oy vermeyeceğini söyleyenlerin bir bölümünün CHP'li olduğundan da kuşku duyuyorum.

Sanıyorum, başka partileri destekleyenler de toplumda Baykal'a karşı oluşan genel antipatiden yararlanarak CHP aleyhine propaganda yapıyorlar.

İktidar partisi AKP bu seçimlerden güçlenerek çıkacak gibi görünüyor.

Türkiye'nin asıl sorunu, üniversitelerle, TÜBİTAK'la askeri bürokrasiyle, cumhurbaşkanlığıyla ve yargıyla kavgalı bir görünüm veren, medyayı hemen hemen tümüyle denetim altına almış olan ve geçmişte, rejimin temelleri hakkında demokrasiye uygun olmayan emeller beslediklerini defalarca belirtmiş politikacılarca yönetilen AKP'nin ülkeyi bir felakete götürmesini engellemek.

Bunun için de kendisini demokratik solda gören seçmenlerin yapacağı iş, liderlerin beceremediğini gerçekleştirerek, bulundukları bölgedeki en güçlü demokratik sol adayı, partisine bakmaksızın desteklemek, onun kişiliği etrafında bütünleşmek.

Örnek vermek gerekirse, İstanbul'da Sefa Sirmen, Ankara'da Murat Karayalçın, İzmir'de Ahmet Priştina, Gaziantep'te Celal Doğan, Antalya'da Ertuğrul Dokuzoğlu, Mersin'de Fikri Sağlar, Eskişehir'de Yılmaz Büyükerşen, partilerine bakılmaksızın, kendilerine sol ve demokrat diyen seçmenlerce desteklenmeli.

Biliyorum, bu yazımın da hiçbir etkisi olmayacak.

Büyük kentleri, önce Refah'a şimdi de AKP'ye tepsi içinde sunan "soldaki bölünme", yine egemen olacak.

Benim kendilerini solda gören seçmenlere önerim, bölgedeki en güçlü sol kimlikli adaya oy vermeleri, parti ya da lider hesaplaşmaları varsa, bunu "İl Genel Meclisi" listesi için atacakları oyla belirtmeleridir.

Bu önerimin de kimsenin umurunda olacağını pek sanmıyorum.

"Peki öyleyse niye yazıyorsun?" diye sorduğunuzu duyar gibiyim.

İnsanlarımız hem "Kime oy verelim" diye sorar, hem de siz ne derseniz deyin, sonra yine kendi bildiğini okur.

Bu gerçeği çok iyi bilirim ama, "Madem soruyorlar, ben de yanıt vermek zorundayım" diye düşünüyorum.

İşe yaramasa bile.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional