Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

ALTINCI DALGANIN DİYALEKTİĞİ

 

"Toplumsal Değişme Kuramları ve Türkiye Gerçeği" adlı kitabımda Türkiye deneyimini akılda tutarak azgelişmiş ülkeler için geliştirmeye çalıştığım "Değişme Modeli" çerçevesinde birbirini izleyen "ikili ideolojik dönemler" diye bir kavram oluşturmuştum.

Bu modele göre, yukardan aşağı yapılan devrimlerle değiştirilmeye çalışılan azgelişmiş ülke toplumları, diyalektik bir etkileşim içinde, birbirini izleyen "Kuruluş" ve "Değişme" dönemleriyle biçimleniyordu.

Bu ikili ideolojik dönemler sarmalında yer alan her "Değişme" dönemi, yerleşir yerleşmez, yeniden bir "Kuruluş" dönemi niteliğine kavuşuyor ve diyalektik olarak başka bir "Değişme" döneminin biçimlenmesine yol açıyordu.

Türkiye Cumhuriyeti'nin tarihsel yol haritasına baktığımızda bu "İkili ideolojik dönemler sarmalı"nın pek çok şeyi açıkladığına tanık oluruz:

Türkiye Cumhuriyeti'nin, dinci-feodal bir imparatorluktan çağdaş bir ulus-devlet ve toplum biçimine geçişini hedefleyen devrimci "Kuruluş" dönemi, feodal yapının kıskacında tutsak kalmış ve bu tutsaklığı kırma şansını yakalayamamış geniş halk kitlelerinin tepkilerine yol verildiği anlarda "Değişme" dönemlerinin ortaya çıkmasına yol açmıştır.

Devrimcilerin kendi iç hesaplaşmalarının yarattığı Terakkiperver Cumhuriyetçi Fırka'yı saymazsak, ilk "Değişme" dönemi filizleri, Cumhuriyetçi Serbest Fırka sırasında ortaya çıkar.

Atatürk'ün desteğiyle 1930'da kurulan bu "muhalefet" partisi, geniş halk kitlelerinin desteğinin irticaya yönelmesi ve Cumhuriyet ilkelerini tehlikeye düşürmesi üzerine, kurucuları tarafından kapatılmıştır.

Bu dalganın diyalektiği, CHP'nin yeni bir kimliğe kavuşturulması, devletçilik ilkesinin kabulü ve yeni ekonomik-toplumsal atılımların gündeme getirilmesi olarak ortaya çıkmıştır.

Devrimci "Kuruluş Dönemi"nin ikinci "Değişme Dönemi" dalgası, çok partili düzene geçilmesiyle Demokrat Parti iktidarında, 1950-1960 yılları arasında yaşanır.

Ne yazık ki bunun diyalektiği de 27 Mayıs askeri darbesi biçiminde ortaya çıkar.

27 Mayıs darbesi, bir yandan üç politikacıyı asarak, Türk demokrasi tarihinde kanlı bir iz bırakırken, öte yandan 1961 Anayasası'nın kabulü ile 1923'de kurulan Türkiye Cumhuriyeti'ne yepyeni bir "Sosyal Devlet" kimliği kazandırarak, onu tarihsel evrim çizgisinde bir üst aşamaya taşır.

27 Mayıs sonrasındaki devrimci "Kuruluş Dönemi"ne karşı üçüncü "Değişme Dönemi" dalgası Demirel iktidarı ile 1965 yılından itibaren Türkiye'ye egemen olur.

Bunun diyalektiği 12 Mart darbesinden çok 1973 seçimlerinde Ecevit'in "Ortanın Solu" sloganının simgelediği CHP'nin, seçimlerden birinci parti olarak çıkmasıyla yaşanır.

Ecevit'in Erbakan'ın MSP'si ile kurduğu hükümet, bu hükümetin "sosyal demokrat ideolojisi" ve Kıbrıs harekatı, yeni tepkiyi yani dördüncü dalgayı, Demirel Başbakanlığındaki Birinci ve İkinci Milliyetçi Cephe hükümetlerini üretir.

Dördüncü dalganın diyalektiği 1977 seçimleri ve 1978'de kurulan Ecevit hükümeti olarak ortaya çıktı ve sonunda beşinci dalga olarak 12 Eylül 1980 darbesinin doğurduğu Özal iktidarını yarattı.

Beşinci dalganın diyalektiği 1991 seçimleri sonunda kurulan DYP-SHP hükümeti olarak görüldü.

Çeşitli gelgitler ve bu gelgitlerin yansıması olarak kurulan koalisyonlar bu dönemi simgeledi ve sonunda DSP-ANAP-MHP koalisyonu, altıncı dalga olan AKP iktidarını yarattı.

Şimdi Erdoğan Hükümeti, bir "Değişme Dönemi" olarak ortaya çıkan AKP iktidarını bir "Kuruluş Dönemine" dönüştürmüş durumda.

Yani AKP iktidarı, aynan bundan önceki beş dalga gibi, tepeden inme devrimlerle kurulan laik ve demokratik bir rejimi, yeniden biçimlendirme çabası içinde.

Hiç kuşkusuz bu dönemin de bir diyalektiği olacak.

Şu anda muhalefet tıkanmış görünüyor; muhalefetin tıkanması ise siyasetteki seçeneksizliği oluşturuyor.

Ama bu seçeneksizlik geçicidir.

Toplumsal diyalektik, muhalefetteki tıkanmayı da siyasetteki seçeneksizliği de aşacaktır.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional