Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

ALMANYA'DA BİR TÜRK DERNEĞİ

 

Başbakan Tayip Erdoğan'ın Amerika Birleşik Devletlerine yaptığı ziyaret, gözleri yeniden yurt dışına çevirdi.

AKP'nin bir propaganda aracı olarak kullandığı bu ziyaretin getirdiği somut bir sonuç şimdilik yok.

Sadece "Irak tezkeresi" dolayısıyla zedelenmiş görünen ilişkilerin "onarıldığı" izlenimi, büyük bir başarı gibi yansıtılıyor kamuoyuna.

Gerek Kuzey Irak, gerek Kıbrıs ve gerekse ekonomik konularda hemen hemen hiçbir yeni kazanım yok; ABD eski sözlerini tekrarlamakla yetiniyor.

Bu arada Beyaz Saray'daki "türbanlı" görüntü Amerika'da yaşayan pek çok Türk'ü çok rahatsız etmiş.

Amerika'daki Türkler, eski büyükelçilerden Şükrü Elekdağ'ın unutulmaz çabaları sayesinde oldukça örgütlü bir yapıya kavuşmuş görünüyorlar.

Bu ülkedeki yaşam kavgalarını sürdürürken, ülkelerini tanıtmak görevini de benimsemiş olan pek çok Türk, "Bizim yıllardır yaptıklarımızı, Tayip Erdoğan ve beraberindeki türbanlı heyet, bir ziyaret ile sıfırladı" diyorlar.

Yurt dışındaki Türkler ülkeleri için pek çok olumlu işlev yapabilirler tabii.

Ama ne yazık ki, özellikle Avrupa'daki Türkler, genellikle kapalı bir "alt kültür" oluşturduklarından, içinde yaşadıkları ülkeyi yeterince etkileyemiyorlar.

Örneğin Başbakan'ın Amerika ziyareti ile aynı sıralarda Fransa'ya gitmiş olan Ertuğrul Özkök, Fransa'daki Türklerin sayısının bu ülkede yaşayan Ermenilerle eşitlendiğini, ama Ermenilerin hepsinin Fransız vatandaşı olmasına karşın, Türklerin genellikle vatandaşlığa geçmediklerini belirtti.

Böylece orada yaşayan Türklerin kamuoyunu ve siyaseti etkileme gücü çok zayıf kalıyor.

Türklerin en kalabalık oldukları ülke hiç kuşkusuz Almanya.

Ne yazık ki, buradaki vatandaşlarımızın da genel olarak, "kapalı bir alt kültür" anlayışı içinde dinci bir yapıyı sürdürdükleri ve kendi çıkarlarını da Türkiye'nin çıkarlarını da korumakta yeterince etkin olmadıkları bilinmekte.

Değerli araştırmacı Faruk Şen'in yaptığı çalışmalardan öğrendiğimize göre, Almanya'daki Türk toplumunun yapısı yıllar geçtikçe değişmekte, önceleri işçi ağırlıklı olan Türk kökenli nüfus artık öğrenci, esnaf, serbest meslek sahibi gibi grupların egemen olduğu bir nitelik kazanmakta.

Yine de benim "Türk kökenli Almanlar" ya da "Avrupalı Türkler" dediğim kesimin kendi içindeki örgütlenmelerde, ya dinci ya da etnik çizgileri esas aldığı, böylece de bırakın Alman toplumu ile sıkı bir ilişkiye girmeyi, kendi aralarında bile bütünleşemeyip, düşmanlığa varan kopmalar yaşadığı bilinen bir gerçek.

İşte bugün size bunun bir istisnasından söz etmek istiyorum:

Geçenlerde beni Münih'te bir konferansa çağıran bir Türk derneği, Türklerin arasındaki her türlü ırkçı ve dinci ayrımcılığı, meslek çizgisinde aşmış.

Derneğin adı "Münih Türk Mühendisler, Mimarlar ve Doğa Bilimcileri Derneği"; yani bir meslek örgütü.

Benden "Cumhuriyet Döneminde Türkiye'de Bilim ve Eğitim" konulu bir konferans istemişlerdi.

Dostlarım Hasan Tan ve Nahit Ertongur'un tanıştırdığı öteki dernek yöneticileri de pırıl pırıl insanlar.

Ağzı ağzına dolu bir salonda, son derece eğitimli ve kültürlü bir dinleyici kitlesiyle, tarihi, günümüzü ve Türkiye'nin bilim ve eğitim sorunlarını, bilimsel bir düzeyde ele aldık ve tartıştık.

Her biri Almanya'da kendini Alman meslektaşlarına kabul ettirmiş, Alman kuruluşlarında önemli yerlere gelmiş bu insanların tek kaygıları artık Türkiye'deki olumsuz gelişmeler.

Siyasetteki dinci akımın, Türkiye'deki bilimi ve eğitimi olumsuz etkileyeceğinden ve ülkenin 21'inci yüzyılda bilim ve eğitim açısından gerileyeceğinden, böylece az gelişmişlik kısır döngüsünü kırmak bir yana, bu kısır döngünün içinde boğulup yok olacağından korkuyorlar.

Doğrusu TÜBİTAK, YÖK ve Kuran Kursları konularındaki son gelişmelerin ışığında, onların bu korkularını giderdiğimi söyleyemem.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional