Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

KURAN KURSLARININ ÖNEMİ

 

İktidarın, Kuran kurslarını yılın her ayı ve ayın her günü için kesintisiz hale getirme, geliştirme ve derinleştirme kararı büyük tartışma yarattı.

Bu tartışmalar üzerine, devreye Cumhurbaşkanı'nın da girmesiyle iktidar, yönetmeliğin uygulanmasının şimdilik ertelendiğini ilan etti.

Hemen hemen her tartışmalı ve gerginlik yaratan olayda iktidar önce geri adım atmış gibi görünüyor.

Ortalık sakinleştikten sonra, kesin bir kararlılıkla, yeniden bildiğini okuyor.

Kuran kursları olayında da iktidar, yönetmeliğin ertelendiğini ilan etti ama bu yönetmeliğin haklı ve doğru olduğuna ilişkin inancını da vurguladı.

Bu açıdan, ortalık yatıştıktan sonra, sessiz sedasız bir biçimde bu yönetmeliğin hemen hemen aynı biçimde uygulamaya konulması artık kimseyi şaşırtmayacak.

Ben bu yazıda, iktidarın bu "bir geri iki ileri" politikasını irdeleyecek değilim.

Kamuoyunun tepki verdiği konuları, ona "yedire yedire" kabul ettirme politikası bu iktidarın kendi ideolojisini tüm topluma egemen kılma planının bir parçası olarak görülüyor.

Bunu zaten artık herkes fark etti.

O nedenle ayrıca vurgulanması gereken bir konu değil.

Bu yazıda din eğitiminin, Soğuk Savaş'ın başladığı 1945 yılından beri yavaş yavaş bütün Milli Eğitim politikasına egemen olması üzerinde de durmayacağım.

İmam eğitiminin, kız İmam-Hatip okulları ve Anadolu İmam-Hatip Liseleri örneklerinin işaret ettiği gibi, genel eğitim modelinin yerine geçecek bir eğitim sistemi olarak topluma kabul ettirilmeye çalışıldığını da vurgulamayacağım.

Bu nokta da artık herkes tarafından biliniyor.

Kuran kursları yönetmeliğinin, İslam referanslı terörün tüm dünyayı ve özellikle Türkiye'yi de vurduğu anda gündeme getirilmesinin zamanlamasına ve bu zamanlamanın vermek istediği özel mesajlara da işaret etmeyeceğim.

Bu da herkesin dikkatini çekti.

Benim burada vurgulamak ve kamuoyunun dikkatini çekmek istediğim konu çok daha başka:

İktidarın, eğitimin niteliği hakkındaki genel yaklaşımıyla ve nasıl bir gençlik yetiştirmek, dolayısıyla Türkiye'nin geleceğini nerede görmek istediğiyle ilgili.

Kuran kursları esas olarak, çocukların ve gençlerin anlamadıkları bir dilde, Arapça ile yazılmış kutsal kitabımızı ezberlemeleri üzerine kuruludur.

Yani temelinde, anlamadan ezberlemek yatar.

Şimdi soru şu:

Biz Türkiye olarak 21. Yüzyıla, tüm evlatlarımızı anlamadan ezberleme yöntemiyle eğiterek ve bu yönteme alıştırarak mı hazırlanacağız?

Türkiye çağdaş dünya ile, ezberci kafalarla mı rekabet edecek?

Bence Kuran kurslarını yaygınlaştırmak ve derinleştirmek isteyenlerin asıl yanıtlamaları gereken soru budur.

İktidarın, Kuran kursları yönetmeliği ile ortaya koyduğu tutum ve davranışı ne yazık ki, ilköğretimden yüksek öğrenime kadar bütün kademelerde aynı ezberci ve dogmatik eğitim metoduna olan inancını yansıtıyor.

TÜBİTAK'ı ele geçirme tasarısı da budur, YÖK tasarısı da.

Böylece, Türkiye'nin çağdaş dünyadaki tüm yaşama ve rekabet şansı eğitim yoluyla yok edilme tehlikesi ile karşı karşıyadır.

Yazık!

Çok yazık!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional