Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

DİN, SİYASET VE TERÖR

 

Sevgili okurlarım, zaman değişiyor, olaylar ve olgular değişime uğruyor, kavramlar içerik değiştiriyor ama bazı kafalar hâlâ geçmişte yaşayarak, bu değişimin dışında kalıyor.

Kimi zaman bu kafalar "yönetici kadro" içine bile sızıyor, hatta ona egemen dahi olabiliyor.

İç ve dış dinamik ögeleri de çeşitli nedenlerle bu çağ gerisi kalmış düşüncelere sahip olan yöneticilere destek verince, toplumların ilerleme ve gelişmesi aksıyor.

Hatta bazı toplumlar kimi zaman geri bile gidebiliyor.

Çağımızın en önemli kimlik kavramları hâlâ din ve milliyet.

Yani insanlar kendilerine "kimsin" diye sorulunca genellikle ya dinleri ya da milliyetleri ile yanıt veriyorlar.

Din ve milliyet eskiden siyaseti de belirleyen esas ögelerdi.

Ortaçağ'da, din-tarım imparatorluklarında, dinler ve mezhepler bugünkü siyasal partilerin işlevlerini de yüklenmişlerdi.

Bütün kitaplı dinler yani tek tanrılı semavi dinler, bireyleri sadece "öbür dünya"ya değil, "bu dünyada kurdukları düzene" (yani oluşturdukları devlete) de kazanmak uğruna savaş verirlerdi.

Tek tanrılı herhangi bir dinin temsilcileri arasında çıkan yönetim anlaşmazlıkları, siyasal farklılıklar, bu dinlerin içindeki mezhep ayrımlarını doğurdu.

Yani semavi dinler nasıl tüm insanlık bakımından farklı siyasal partilerin işlevlerini yerine getirdiyse, aynı dine mensup insanlar arasındaki egemenlik kavgaları, siyasal farklılıklar da tek tanrılı dinlerin içinde mezhepler aracılığıyla temsil edildi.

Endüstri devrimi ile ortaya çıkan milliyetçilik, gerek bireyin kimliği, gerekse yönetim farklılıklarını ve farklı çıkarları temsil eden siyasal parti işlevi açısından, dinleri yok etmedi, onların üzerine ikinci bir öge olarak eklendi.

Bu süreç bütün tek tanrılı dinler açısından aynı biçimde gelişti.

İnsanlar Tarım Devrimi'nin egemen olduğu Ortaçağ'da birbirlerini dinlerine ve mezheplerine göre öldürürken, Endüstri Devrimi'nden sonra savaşların ideolojik ve siyasal şemsiyesi olarak milliyetçilik de kullanılmaya başlandı.

Bu açıdan Hıristiyanlık ile Müslümanlık arasında, gerek birbirleriyle yaptıkları savaşlar, gerekse kendi dinleri içinde farklı mezheplerin birbirlerine uyguladıkları katliamlar bakımından pek büyük bir fark yoktur.

Osmanlı İmparatorluğu'nun Endüstri Devrimi'ni kaçırması, İslam Dünyası'nın, Amerika'nın keşfi ile bu devrimi başlatan Hıristiyan Dünyası'nın gerisinde kalmasına yol açtı.

Osmanlı İmparatorluğu'nun Endüstri Devrimi'nin dışında kalmasının nedeni Müslümanlık değildi.

Avrupalıların Endüstri Devrimini başlatmalarının nedeni de Hıristiyanlık değildi.

Ama sonunda Hıristiyanların içinde yaşadığı toplumlar değişti ve gelişti.

Müslümanların içinde yaşadığı toplumlar değişemedi ve gelişemedi.

Bu nedenle Hıristiyanların çoğunlukta olduğu toplumlar, siyaset ile din ayrımını yaptılar, Müslümanların çoğunlukta olduğu toplumlar yapamadılar.

Gerek dünyada küresel terörü sürdürenlerin, gerekse Türkiye'de bu teröre taşeronluk yapanların "İslam dinini bir referans olarak kullanmaları", İslam dininin Hıristiyanlıktan daha geri veya daha şiddete dönük olmasından değil, "Müslümanların büyük bir çoğunluğunun geri kalmış toplumlarda" yaşamalarından kaynaklanıyor.

Sorun İslam dininde değil, kendisine Müslüman diyenlerin bir bölümünde.

Bu sorun da din ile siyasetin, toplum ve devlet yapısı içinde yeterince ayrıştırılamamış olmasından kaynaklanıyor.

Din ile siyaset ayrıştırılamayınca da, aynen savaş gibi, siyasetin bir başka biçimde devamı olan terör de İslam adına gelişip serpiliveriyor.

Değerli okurlarım, biliyorsunuz, ben savaş ile terörü ayırmam, her ikisinin de "bir egemenlik ilişkisinin şiddet yoluyla sorgulanması" olarak tanımlarım.

Dini siyasetten ayırmayınca, siyasetin uzantıları olan savaştan ve terörden farklılaştırmanın da olanağı kalmıyor.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional