Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

İSLAM, BİR SİYASAL İDEOLOJİ OLARAK GERİLİYOR MU-VI

 

Suudi Arabistan'daki rejimden, Afganistan'daki "İslam Mücahidi" Usame Bin Ladin'e kadar "siyasal ve askeri İslam" örnekleri, Amerikalıların "Soğuk Savaş" sırasında Sovyetler'e karşı mücadelede dinin siyasallaşmasına verdikleri desteğin ürünleridir.

Dünya, "Soğuk Savaş"tan dolayı, anakronik (tarih içinde yerini şaşırmış olan) bir süreci yaşadı: Siyasal ve ideolojik olarak gerilemesi gereken dinler 1945-1991 arasında güçlendi.

Aynı dönemde Türkiye'de de bir iktidar değişikliği oldu ve Demokrat Parti iktidara geldi.

Aslında "Soğuk Savaş"ın belirtileri daha CHP iktidarı zamanında ortaya çıkmıştı:

Bugün bile Dünya'nın en önemli eğitim atılımlarından biri olarak kabul edilen Köy Enstitüleri projesinden CHP döneminde geri dönüldü ve İlahiyat Fakültelerinin açılmasına başlandı.

Marshall yardımı yine CHP iktidarı zamanında alınmaya başlandı.

1950'de iktidara gelen Demokrat Parti, tanım gereği, Cumhuriyeti kuran partinin, CHP'nin muhalefeti olarak cumhuriyet devrimleri açısından "karşı devrimci" idi.

Nitekim iktidara gelir gelmez, laik ve demokratik ulus devlet modeline dayalı olan Cumhuriyetin en önemli simgelerinden biri olan dile saldırı başlatıldı ve ders kitaplarındaki "Genelkurmay Başkanı" yeniden "Erkan-ı Harbiye-i Umumiye Reisi" yapıldı, ezan Türkçe'den Arapça'ya çevrildi.

Tabii bu "geri dönüşün" altında yatan esas öge, "dinci" siyasal ideolojinin geniş halk kitlelerini "anti-komünizme" yönlendirecek biçimde kullanılması idi.

Türkiye, bir din-tarım imparatorluğu olan Osmanlı'nın talan edilmiş mirası üzerine, bir Kurtuluş Savaşı kazanarak laik ve demokratik bir ulus devlet kurmuş olmasına karşın, 1947-1997 yılları arasında, yarım yüzyıl, dinci ve milliyetçi ideolojilerin egemenliğinden kurtulamadı.

Çünkü Sovyet korkusundan dolayı içinde zorunlu olarak yer aldığı "Batı Dünyası" onu buna mecbur ediyordu.

Oysa bu durum, Cumhuriyet'in kuruluş ideolojisine, felsefesine aykırıydı.

Nitekim bu çelişki, Menderes'in demokrasiyi "çoğunluk diktatörlüğü" biçiminde yozlaştırmasına ve "Tahkikat Komisyonu" ile yaptığı rejim darbesine karşı, ordunun 27 Mayıs 1960 müdahalesine yol açtı.

Ama çok özgürlükçü olan 1961 Anayasası da durumu düzeltmeye yetmedi, çünkü "Soğuk Savaş" devam ediyordu.

Nitekim "Soğuk Savaş" koşulları, 1961 Anayasası'na karşı intikamını, 12 Mart 1971'de bu Anayasayı sınırlayarak, ve 12 Eylül 1980'de onu tamamiyle yok edip, yerine baskıcı 1982 Anayasası'nı koyarak acımasızca aldı.

Böylece 1945-1991 arasında Dünya'yı pençesine alan "Soğuk Savaş" Türkiye'de de 1947-1997 (28 Şubat) arasında bütünüyle egemenliğini sürdürdü.

Hem dış hem de iç dinamik ögelerinin birbirlerini desteklemesiyle ortaya çıkan büyük güç, bu dönemde, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesine karşın, İslam'ın bir siyasal ideoloji olarak da güçlenmesine yol açtı.

Eğitimde ve siyasette İslam'ın ağırlığı, bu etkinin uzun dönemli olmasını sağladı.

İşte şimdi "Soğuk Savaş" sonrası Dünya ile birlikte Türkiye'nin de yaşadığı sancılar, gerek genel olarak insanlığın, gerekse özel olarak Türkiye Cumhuriyeti'nin gelişme çizgisine ters düşen bir dönemin sona ermiş olmasına ve bütün dinlerle birlikte İslam dininin de siyasal ve ideolojik alanlarda gerileyerek, insanların vicdanlarındaki mukaddes yerini almasına karşı gösterilen tepkilerden dolayı ortaya çıkıyor.

Genel olarak insanlık tarihi, özel olarak Türkiye Cumhuriyeti tarihi, dinin siyasetteki ve kamu alanındaki egemenliğinin gerilemesiyle kendi doğal akışına döndükçe, bundan rahatsızlık duyanlar, "Soğuk Savaş" sayesinde "olmayacak duaya Amin demiş" olanlar, devletle, siyasetle ve toplumla olan ilişkilerinde tedirginlik yaşıyorlar ve toplumu da tedirgin ediyorlar.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional