Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

İSLAM, BİR SİYASAL İDEOLOJİ OLARAK GERİLİYOR MU-I

 

Türkiye'deki kitle iletişim araçlarının düzeysizliğini en çok eleştirenlerden biri olduğumu değerli okurlarım çok iyi bilir.

Ama yine de gerek ülke sorunlarının tartışılmasında, gerekse dünyanın izlenmesinde, hem haince yönlendirici hem de düzeysiz olan bu tiksindirici niteliksizlik içinde zaman zaman çok önemli yazılar, tartışmalar ortaya çıkabiliyor.

Böyle tartışmalardan birini bir ara Meral Tamer Milliyet'te, "İslam ülkeleri niçin geri" başlığıyla başlatmış ve bir hayli ilginç yanıtlar da almıştı.

Son günlerde benzer bir tartışmayı, dinci eğilimli Kanal 7 televizyonunun başarılı ve sempatik "anchorman"i Ahmet Hakan başlattı.

Ahmet Hakan, değişen dünya koşulları çerçevesinde siyasal İslam'ın bireylerin kimliklerini ve dünyaya bakış açısındaki konumlarını belirlemekte artık yetersiz kaldığını ve bunun dinle yani İslam'la değil, son zamanlarda ortaya çıkan olayların getirdiği sonuçlarla ilgili olduğunu söyledi.

Oral Çalışlar arkadaşımız aynı konuyu Türkiye koşullarında irdeleyen çok güzel bir yazı yazdı Cumhuriyet'te.

Ben de bu olayın evrensel ve uluslar arası boyutunu biraz irdelemek istiyorum.

Önce evrensel açıdan başlayalım:

Tek tanrılı dinler, Tarım Devrimi'nin getirdiği bir ideolojik şemsiye olarak ortaya çıkmıştı.

Bu söylediğimin dinsel inanca aykırı hiç bir tarafı da yok:

İnananlar için, Allah, kulları yerleşik kültüre geçip, tarımla meşgul olmaya başlayınca onlara bir arada yaşamanın kurallarını öğreten (kitap sahibi) peygamberlerini yollamaya başlamıştı.

Bu dönemin en önemli özelliği, toprağın artık bir üretim aracı haline gelmiş olmasıdır.

Toprak artık bir üretim aracı haline dönüştüğü için, toprağa dayalı olarak ortaya çıkan din-tarım imparatorlukları, onu elde etmek ve elde ettikleri toprağı ellerinde tutmak için savaşlar yapmaya başlamışlardır.

Tabii bu savaşlar genel olarak din ve mezhep savaşları olmuştur, çünkü dönemin kimlik belirleyici ideolojisi yalnız birey düzeyinde değil devlet düzeyinde de dinler ve mezheplerdir.

Tarım Devrimini izleyen Endüstri Devrimi bir yandan fabrikalardaki üretimi devreye sokarken, öte yandan dönemin şemsiye ideolojisi olarak milliyetçiliği üretmişti.

Savaşlar artık topraktan çok ham madde ve pazar için yapılmaya başlanmış, ideolojik olarak da milliyetler arası çatışmalar ön plana çıkmıştı.

Ama endüstri devrimi ve milliyetçilik, dinlerin ve mezheplerin arkasından gelmekle birlikte, onların kimlik belirlemekteki binlerce yıldır devam eden gücünü yok etmemiş, sadece ikinci bir kimlik olarak onların üstüne oturmuştur.

O güne kadar sadece dinleri ya da mezhepleri ile birbirlerinden ayrılan insanlar ve devletler, endüstri devriminden sonra ayrıca (siyasal ve ideolojik açıdan) milliyetleri (ırkları) itibarıyla da birbirlerinden farklılaşır olmuşlardır.

Dolayısıyla, toprak savaşlarına dayalı olarak güçlenmiş olan dinsel kimlik, endüstri devriminden sonra etkisini biraz yitirmiş, ideolojik ve siyasal işlevini milliyetçilikle paylaşmak durumunda kalmıştır.

Nitekim Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra din-tarım imparatorlukları tasfiye edilmiş, yerlerine genellikle milliyetçilik ekseninde örgütlenen ulus devletler gelmiştir.

Bu durum hiç kuşkusuz Endüstriyel Devrim'de ilerlemiş olan ülkelerde dinin ideolojik ve siyasal işlevini daha azaltmış, buna karşılık Tarım Dönemi'nden çıkamayan, endüstri devrimini yaşa(ya)mayan ülkelerdeki etkisinin ise Orta Çağlardaki gibi bütün gücüyle sürmesini sağlamıştır.

Şu anda Batı ile Orta Doğu ülkeleri arasındaki temel fark buradan kaynaklanmaktadır.

Orta Doğu ülkeleri de endüstrileştikçe, yani milliyetçilik ve ayrıca demokrasi güçlendikçe, bu ülkelerde de dinin bir siyasal ideoloji olarak işlevi azalacaktır.

Siyasal İslam'ın bütün dünyadaki gücünün azalmaya başlamasının birinci nedeni bu evrensel oluşumdur.

Ama konu bu kadar basit değil. Devamı haftaya.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional