Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

AKLA ZİYAN SORULAR VE DEMOKRASİNİN GELECEĞİ

 

Bu satırları, Cumhuriyet'teki odamda yazmaktayım.

Gözlerimi bilgisayar ekranının üzerinden dışarı kaydırdığımda pencereden iki muhteşem binayı aynı anda görüyorum:

Önde, eskiden İttihat Terakki Partisi'nin genel merkezi, sonra da İstanbul'daki İngiliz işgal kuvvetlerinin karargâhı olan ahşap köşk ve hemen arkasında, bir zamanlar Düyun-u Umumiye İdaresi'nin merkezi olan taş bina.

Öndeki ahşap köşk, "kırmızı konak" adıyla bilinir; Cumhuriyet'in ilanından sonra Atatürk tarafından Yunus Nadi'ye tahsis edilmiştir Cumhuriyet gazetesini çıkarması için.

Arkasındaki taş bina İstanbul Lisesi tarafından kullanılmaktadır.

Osmanlı İmparatorluğu'nun en sağlam gelirlerine, Düyun-u Umumiye İdaresi'ni kurarak el koyan yabancı devletler, birisi, oturdukları binayı gelecekte, kendilerini Anadolu'dan kovacak olan güçlerin ilan ettiği yeni Cumhuriyet rejiminin çağdaş eğitim amacıyla kullanacağını söyleseydi acaba ne yaparlardı?

Ya İttihatçılar? Osmanlı Veliahdı Vahdettin, yaveri Mustafa Kemal Paşa ile Almanya seyahatinde i

İmparatorluğun yönetimine el koydukları sırada, örneğin Enver Paşa gizli anlaşmalarla Almanya'nın yanında Birinci Dünya Savaşı'na girerken, Partilerinin genel merkez binasının işgal kuvvetleri tarafından karargah olarak kullanılacağını ve odalarında yurtsever devrimcilere işkenceler yapılacağını bilselerdi ne yaparlardı?

Peki işgalci İngilizler?

Karargah olarak kullandıkları binanın, sonradan kendilerini savaş alanlarında yenecek olan Kuvay-ı Milliyeciler tarafından, yine Kuvay-ı Milliye ruhunu yaşatmak için kurulan bir gazetenin merkezi yapılacağını bilselerdi ne derlerdi acaba?

Yazımı yazarken içerden, Nadir Nadi'nin eski odasından, İlhan Selçuk'un sesini duyuyorum:

Biraz önce, Alev Coşkun, Hikmet Çetinkaya, Ali Sirmen, ve İbrahim Yıldız ile başlattığımız bir Yeni Dünya Düzeni tartışması çerçevesinde "Mustafa Kemal Atatürk'ün gerçekleştirdiği Anadolu aydınlanması Yirminci Yüzyıl'ın en büyük devrimidir, tüm dünya bunun önemini şimdi kavramaya başladı" diyor.

Kafamda "akla ziyan soruları" çoğaltıyorum:

Tarım devriminden sonra tek tanrılı dinler yaygınlaşırken, ilk Hıristiyanları arenalarda aslanlara yedirerek eğlenen Romalılar, kısa bir süre sonra hem kendi imparatorluklarının hem de tüm Avrupa'nın Hıristiyan egemenliğine gireceğini bilseler ne yaparlardı?

Ya Napolyon'un yenilgisinden sonra yeniden kırallığı kuran ve tahta çıkan Onsekizinci Louis, çok kısa bir süre sonra, Fransa'nın, tüm Avrupa için laik ve demokratik bir devlet modeli oluşturacağını bilseydi acaba ne hissederdi?

Çarlığı deviren Kerenski'ye karşı bir hükümet darbesi ile iktidara el koyan Bolşeviklerin lideri Lenin, Gorbaçov'un 1991'de Rusya, Belarusya, Ukrayna ve Bağımsız Devletler Topluluğu arasında bir anlaşma imzalayarak Sovyetler Birliği'ni dağıtacağını bilseydi ne yapardı?

Krallık rejimine karşı duydukları öfke ile Bastille hapishanesini zapteden ve içerdeki mahkumları serbest bırakan Paris halkı, yeni bir dünyanın kurulmasında "milat" olduklarının bilincinde miydiler?

Osmanlı Veliahdı Vahdettin, yaveri Mustafa Kemal Paşa ile Almanya seyahatinde imparatorluğun durumunu konuşurken, bir gün, bu Paşa'nın, hem de Cumhuriyet rejimini kurarak, kendisini tacından ve tahtından edeceğini bilseydi ne söylerdi acaba?

Sevgili okurlarım, Hitler'in Yahudi soykırımının da, Hiroşima ve Nagazaki'ye atılan atom bombalarının da, Vietnam savaşının da, bu günkü Irak saldırısının da sizi yanıltmasına izin vermeyin.

Bütün bunlara karşın, ve hatta "bütün bunlardan dolayı" Tarım ve Endüstri Devrimlerinden sonra tarihinin üçüncü büyük dönüşümü olan İletişim-Bilişim Devrimi'ni yaşayan insanlığın önündeki tek seçenek demokrasinin ve insan haklarının yaygın egemenliğidir.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional