Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

3 KASIM 2002 SEÇİM SONUÇLARI-VI
ŞİMDİ NE OLACAK II

 

Türkiye, demokrasi tarihinde dönüşüme umut bağladığı "sağcı tek parti iktidarını" dördüncü kez yaşıyor.

Birincisi, Demokrat Parti'nin CHP'den iktidarı devraldığı ve Türkiye'nin çok partili demokrasisinin kuralları içinde bir iktidar değişikliği yaşadığı tek parti iktidar dönemini kapatan 1950 seçimlerinden sonra ortaya çıkmıştı.

Bu döneme damgasını vuran politikacı Menderes, dönemin sloganı "Nurlu ufuklar" idi.

İkincisi, 1960 askeri darbesinden sonra yapılan 1961 Anayasa'sı çerçevesindeki seçimleri 1965 yılında Adalet Partisi'nin kazanması sonunda yaşanmıştı.

Döneme damgasını vuran politikacı Demirel, dönemin sloganı "Böyyük Türkiye" idi.

Üçüncüsü, 1980 askeri darbesinden sonra askerlerin denetiminde yapılan 1983 seçimlerinde iktidara gelen ANAP dönemi idi.

Anavatan Partisi iktidarı dönemine damgasını vuran politikacı Özal, dönemin sloganı "Transformasyon" idi.

Dördüncüsü 2002 seçimleri sonrasında tek başına iktidara gelen Adalet ve Kalkınma Partisi döneminde yaşanıyor.

Döneme damgasını vuracak politikacının, eski mahkumiyetinden dolayı dini siyasete alet etme sabıkası bulunan ve bu yüzden milletvekili seçilemediği için Başbakanlık koltuğuna henüz oturamayan Recep Tayyip Erdoğan'ın olacağı sanılıyor.

Bu dönüşümlerin en büyük umutlar yaratanı ve gerçekten de Türkiye'nin demokrasi tarihinde bid dönüm noktası oluşturanı Adnan Menderes'in Başbakanlığında kurulan Demokrat Parti hükümetinin iktidara geldiği 1950 seçimleriydi.

Bu döneme yakından bakarak, AKP'nin yarım yüzyıl sonra neler yapabileceğini irdelemek ilginç olur diye düşünüyorum.

Yeni Demokrat Parti iktidarı dört ana konuda büyük değişimler yaptı:

  1. Amerika ile yakın ilişkiler kurdu ve Kore Savaşı'na asker yolladı.

  2. Ekonomide, hem dış yardım alarak, hem de para basarak, dış borçlar ve enflasyon ile finanse ettiği bir kalınma ve yatırım dönemi başlattı.

  3. Devleti, toplumu ve eğitimi, laiklik ilkesini zorlayacak ölçüde yeniden İslama ve Arap kültürüne kaydırdı.

  4. Siyasal ve hukuksal alandaki özgürlükleri (tam tersini yapmaya söz verdiği halde) kısıtladı ve sınırladı.

Demokrat Parti'nin bütün bu yaptkları 1950'lerdeki dünya konjonktürüne ve Türkiye'nin genel gelişmişlik (yani gelişmemişlik) yapısı bakımından "demokrasi" yerine "çoğunluğun diktatörlüğü" anlayışına uygundu.

Dünya, İkinci Dünya Savaşı sonrasında artık bütünüyle Soğuk Savaş'ın pençesine düşmüştü ve bu çerçevede, Amerikan-Sovyet rekabeti bağlamında yeniden biçimlendiriliyordu.

Sovyetlerin toprak, üs ve ortak savunma istelerinden korkan Türkiye, Amerika'nın yanında saf tutmak istiyordu.

Dış politikadaki bu değişme, 1950'den önce, İsmet Paşa'nın Cumhurbaşkanlığı zamanında başlamıştı.

Celal Bayar'ın 1950 seçimlerinden sonra İsmet Paşa'ya sorduğu "Paşam, niçin NATO'ya girmediniz?" sorusuna karşılık veren İsmet Paşa'nın "Celal Bey, aldılar da mı girmedik" yanıtını vermesi, o dönemin "dış dinamik öğeleri" ile ilgili olarak Türkiye'nin durumunu çok iyi özetler.

Demokrat Parti iktidarı "Nurlu ufuklar" sloganı ile dışta Amerika'ya teslim olur ve Kore'ye asker yollarken, içte dış yardıma ve enflasyona bağlı bir kalkınma hamlesini başlatmış, bu arada, dini ve Arap kültürünü yeniden toplumun eğitiminde ve kültüründe egemen kılmış, geneldeki hukuksal ve siyasal özgürlükleri, yani demokratikleşmeyi sınırlamış ve kısıtlamıştır.

Bugün artık Soğuk Savaş bitmiş, Küreselleşme başlamıştır.

Dünya yeniden bir "biçimlendirilme" aşamasına girmiştir.

Bugün NATO'nun yerine Avrupa Birliği'ni, Kore Savaşı'nın yerine Irak Savaşı'nı, Sovyet tehditlerinin yerine ekonomik iflası koyarsanız, AKP iktidarı ile DP iktidarı arasındaki koşutlukları ve AKP'nin manevra alanını hemen görürsünüz.

Yalnız unutmayalım, Kore çok uzaktı, Irak ise çok yakın!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional